Tapu kaydına geçit hakkı tesis talepli davanın, yeterli yol bağlantısı olduğu gerekçesiyle reddedilmesi ve temyiz üzerine onanması.
Özet: Davacıların tarım arazileri için imar uygulaması sonrası yola bağlantısının yetersiz kaldığı iddiasıyla açtığı geçit hakkı tesisi davasında, davalı vekillerinin taşınmazın kadastral yola cephesi olduğu ve arabuluculuk şartının yerine getirilmediği savunmaları üzerine ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacıların mevcut 7 metre genişliğindeki kadastral yolunun tarımsal faaliyetler için yeterli olduğuna ve kendi arazilerindeki yapıların yola bağlantıyı kapatmasının mutlak geçit ihtiyacı doğurmadığına hükmederek davayı reddetmiş; temyiz incelemesinde de bu kararlar usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/3208 E., 2025/258 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2024/8 E., 2024/593 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1 80... parsel sayılı kayıtlı taşınmazın davacıların ortak murisi ... ... adına tapuya kayıtlı olduğunu, ... ölümü üzerine müvekkillerinin taşınmazda elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre ortak hâline geldiklerini, imar uygulaması sonucu oluşan müvekkillere ait parselde yola bağlantısının sağlanmadığını ileri sürerek, müvekkillerine ait 1 80... parsel sayılı taşınmaz lehine, davalıya ait 1 80... parsel sayılı taşınmaz aleyhine traktör ve tarım ekipmanlarının geçebileceği genişlikte geçit hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın komşuluk hukukundan kaynaklandığını ve zorunlu arabuluculuk şartına tâbi olduğunu, davacıların dava şartı olan arabuluculuk kurumuna müracaat etmeden işbu geçit hakkı davasını açtıklarını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacılara ait taşınmazın kadastral yola yaklaşık 27 metre cephesi bulunduğunu, kadastral yola cephesi olan bir taşınmaz lehine geçit hakkı davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli ve 2024/8 Esas, 2024/593 Karar sayılı kararı ile "...davacılar taşınmazının hâli hazırda kullanılmakta olan 7 mt genişliğinde kadastral yolunun bulunduğu, işbu yolun genişliğinini davacının kullanım amacı için (tarımsal nitelikteki faaliyetleri için) uygun genişlikte olduğu...davacıların taşınmazı üzerinde bulunan yapıların davacıların yola bağlantısını kapattığı anlaşılmakla bu hususun mutlak geçit ihtiyacı yahut nisbi geçit ihtiyacı kavramları içerisinde değerlendirilemeyeceği..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2025 tarihli ve 2024/3208 Esas, 2025/258 Karar sayılı kararı ile "...istinaf bavurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Her ne kadar davacı müvekkillere ait taşınmazın kadastral yola cephesi olsa da imar paftasında 7 metre olarak gözüken yolun gerçekte 5 metre olduğunu, bu konuda ek rapor alınmasına yönelik talep ve rapora itirazlarının reddedildiğini,2. İmar planında gözüken durum ile fiili durum arasındaki farklılık olduğuna dair bilirkişi raporunda bir inceleme yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.