Şirketin, başkası adına kayıtlı taşınmaza güvenerek yaptığı inşaatın tapu iptali, tescili veya tazminat talebinin inanç sözleşmesi ispatlanamadığından reddine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Davacı şirketin, bedelini ödediğini ve üzerine yapı inşa ettiğini ileri sürdüğü taşınmazın tapu iptali ve tescili yahut tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesince iddianın yeterli yazılı delille ispatlanamaması gerekçesiyle davanın reddedilmesi üzerine, davacı vekilinin sunduğu temyiz dilekçesi, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunması ve ileri sürülen temyiz nedenlerinin bozulmayı gerektirmemesi sebebiyle Yargıtay tarafından reddedilmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/1165 E.  ,  2025/5238 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2799 E., 2024/2000 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/167 E., 2022/146 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu tarla vasfındaki taşınmazın 17.06.2013 tarihinde davalı ... adına satış işlemi ile tescil edildiğini, taşınmazın bedelinin satıcı ...'un hissedarı olduğu ... Tarımsal ürün. San. ve .... Ltd. Şti. namına tanzim edilen 3 adet çek ve 10.000,00 TL nakit olarak ödenmek suertiyle davacı şirket tarafından ödendiğini, taşınmaz üzerine davacı müvekkili tarafından, davalının bilgisi dahilinde 2013-2014 yılları arasında üç katlı tripleks mesken ve tüm eklentilerinin yaptırıldığını, bu yapının müvekkili tarafından tarlanın (zeminin) tapusunun kendisine verileceği düşüncesiyle iyiniyetli ve güvene dayalı olarak yapıldığını, inşaata ilişkin çok sayıda faturanın dosyaya ibraz edildiğini ileri sürerek, müvekkilince yapılan bina ve tüm eklentilerinin taşınmazın zemin değerinden fazla olması hâlinde ifrazın da araştırılarak müvekkil adına kısmen veya tamamen temliken tesciline, mümkün olmaması halinde davacı müvekkili tarafından başta ödenen güncel tapu bedelinin, bina ve eklentilerinin dava tarihi itibari ile değerinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesi gereği senetle ispat etmesi gerektiğini, ödeme iddiasına dayanak çek ve senetlerin illetten mücerret olduğunu, müvekkilinin taşınmazı yapıyla birlikte satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2020/167 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararı ile "...yasanın aradığı şartların oluşmadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli ve 2022/2799 Esas, 2024/200 Karar sayılı kararı ile "...mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verildiği...inanç sözleşmesinin yazılı delil ya da delil başlangıcı niteliğinde belgelerle kanıtlanabileceği...yapının davacı ... Gıda Ltd. Şti. tarafından inşaa edildiğine veya yapıldığına dair her hangi bir kayıt ve belgenin sunulmadığı, davacı şirket yetkilisi olan ...'un beyanına göre ... adına alınırken parayı kendisinin ödediğini beyan ettiği, ancak taşınmazın eski malik ... tarafından davalıya satıldığı, davalının taşınmazı üzerindeki muhdesatla birlikte aldığı şirket tarafından yapılan ödeme ve imalat bedellerini şahsilik ilkesi ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödeme yaptığı kişiden talep edebileceği, dosyada iddianın kanıtlanamadığı..." gerekçesiyle "...istinaf bavurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Yemin teklif etme haklarının Mahkemece hatırlatılmadan hüküm kurulduğunu,
b. Mahkemece tarafların sıfatlarının araştırılmadığını,
c. Müvekkil şirket tarafından sunulan faturaların incelenmediğini,
d. Davalının taşınmazı satın alırken bedel ödediğine dair hiç bir belge sunmadığını,
e. Önemli tanıkarından olan ...'un mahkemece dinlenilmediğini, davayı ispat imkanlarının bu nedenle kısıtlandığını,
f. Kararlara ait gerekçelerin hatalı olduğunu ve gerekçelerde çelişkilerin bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, TMK'nın 724. ve devamı maddelerinde yer alan temliken tescile dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı şirket vekilinin temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.