Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmündeki TCK 43, 52, 53 ve vekalet ücreti hatalarını düzelterek onadı.
Özet: Sanık hakkında kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, alt mahkemenin uyarlama yargılaması yapılmasına gerek olmadığına ve sanığın eylemlerini gerçekleştirdiğine dair tespitlerinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilmiş; ancak verilen cezanın önceki kesinleşen dosyayla mahsubu, adlî para cezasının paraya çevrilmesi, hapis cezasının kanuni sonucu olan hak yoksunluklarının uygulanması ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gibi hususlardaki eksiklik ve hatalar, Yargıtay tarafından düzeltilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/2436 E., 2024/891 K.SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında değerlendirilen 29.06.2014 tarihli eylemi yönünden yapılan yargılamada; Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/141 Esas, 2016/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.05.2020 tarihli yazısı ile dosyanın 7242 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi amacıyla Mahkemesine iade edildiği, iade sonrasında yürütülen yargılamada sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. ve 5/2. maddelerinde yapılan ve sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin uygulandığı, yapılan etkin pişmanlık ihtaratında sanığın ödeme gücü olmadığından bahisle ödeme yapamayacağını söylediği anlaşılmakla, anılan dosya yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması yönündeki, Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak,Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 1. Sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra belirlenen cezadan, daha önce kesinleşen dosyada verilen cezanın mahsubu ile yetinilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,2. Temel gün adlî para ceza tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra belirlenen 1 gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi,3 .Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,4. Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Gümrük İdaresi lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince,1.Hükmün sanığın 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kesinleşen dosyası yönünden mahsup işlemi yapılmasının öngörüldüğü paragrafında yer alan "......mahsubu ile EK CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" ibaresi çıkartılarak yerine "..... mahsubuna" ibaresinin eklenmesi,2. Sanık hakkında doğrudan tayin olunan "1 gün" adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilmesi suretiyle sanığın 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi,3. Hükme 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1,2,3 madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,4. Hükme ''Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.12.2025 tarihinde karar verildi.