İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, tanınmış bir markanın kafe işletmecisi tarafından izinsiz kullanımına ve itibar zedeleyici eylemlerine karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemli marka tecavüzü davasını ele alıyor.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, kültür-sanat ve yeme-içme sektörlerinde tanınmış bir markanın sahibinin, benzer isimle kafe ve nargile salonu işleten bir davalıya karşı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açtığı tazminat davasını konu almakta; davacı, davalının markasının izinsiz kullanımının marka imajını zedelediğini, kamuoyunda karışıklık yarattığını ileri sürerek faaliyetlerin durdurulmasını ve maddi/manevi tazminat ödenmesini talep ederken, davalı ise ismin lisans sözleşmesiyle yasal olarak kullanıldığını, davacı markasıyla benzerlik olmadığını, kullanılan ibarenin jenerik nitelikte olduğunu ve coğrafi faaliyet alanlarının farklı olması nedeniyle karışıklık ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/214 KARAR NO : 2026/21DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ : 09/10/2024KARAR TARİHİ : 10/02/2026Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacının Türkiye çapında tanınan, kültür-sanat ve yeme içme sektörlerinde faaliyet gösteren, ---- markalarının sahibi olduğunu, "-----" markası davacı adına tescilli olduğunu, müvekkilinin ------- nedeniyle de son derece yüksek bir tanınırlık seviyesine sahip olduğunu, Davalının tacir olup kafe işletmeciliği yapmakta olduğunu, Kendisi 2024 yılının başında ----- bir AVM'nin içinde kafe açmış ve ismini de---- koymuş olduğunu, ------ismiyle kafe ve nargile salonu işletmekte olduğunu, Davalının faaliyete geçirdiği '----- en gözde bölgesi olan -----girişinde olup restoran ve nargile kafe olarak çalışmakta olduğunu, Bahse konu bu faaliyet müvekkili ile aynı mal ve hizmet sınıfında olup marka hakkına tecavüz söz konusu olduğunu, davacının, markasının izinsiz kullanımını müşterilerinden gelen bildirimlerle öğrenmiş, davalıyı uyarmış olduğunu, ancak davalının tabela değişikliğini sürüncemede bıraktığını ve arabuluculuk toplantısına da katılmamış olduğunu, davalının işletmesi ile davacının markasının aynı mal/hizmet sınıfında olması nedeniyle marka hakkına açık tecavüz söz konusu olduğunu, davalı işletme isminin merkezinde “-----” ibaresini kullanmakta, “------” ibaresini yanına ekleyerek benzerliği gizlemeye çalışmakta olduğunu, tabela ve sosyal medya görselleri incelendiğinde bu benzerliğin kasten oluşturulduğu, kamuoyunda “---- ’nin şubesi” algısı yaratıldığı görülmekte olduğunu, bu nedenlerle ------ ismiyle yürütülen tüm faaliyetlerin durdurulması, Tabelanın kolluk kuvvetleri aracılığıyla kaldırılması, Kararın ticaret siciline bildirilmesi, tescilli markanın rıza dışı ve lisanssız kullanılmasından doğan zararlar nedeniyle şimdilik 25.000 TL tazminat talep edilmekte olduğunu, SMK m.151/2-c uyarınca: Tecavüz edenin lisans ödemesi gereken bedel esas alınarak hesaplama yapılması istenmekte olduğunu, davacı Mirmanın kültür-sanat imajı olan bir marka yaratmış olduğunu, Ancak nargile kafe tarzında faaliyet gösteren davalı, bu imajı zedelemekte olduğunu, Kamuda yanlış algı oluşmuş, müşteriler ----- kalitesizleşti mi?” şeklinde sorgulamalara başlamış olduğunu, 100.000 TL maddi tazminat, 100.000 TL manevi tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalının, ------ önde gelen ve katma değerli ürün üreten iş adamlarından olup bu hususta eşrafınca tanınan birisi olduğunu, Davalıya ait olan----- toplantı,organizasyon, düğün, nişan gibi konseptlerde de hizmet vermekte olup, kendine has kafe konsepti ile sevilmiş ve rağbet gördüğünü, İddia edilen bir tecavüz ve iltibaslı kullanımı bulunmadığını, Davalının akrabası olan ---- markası icin ----- başvuru numarasıyla başvuruda bulunmuş olup, itirazlara rağmen YAYIN KARARI CIKMIŞ OLDUĞUNU, Şu aşamada başvuru, TPE nezdinde YİDD kararı aşamasında olduğunu, Davalının, 2023 yılında, ----- ismine yönelik marka tescil başvurusunu akrabası olan dava dışı ---- üzerinden ---- başvuru numarasıyla yapmış ve akabinde onunla 30.10.2023 günü imzaladığı ve işbu dilekce ekinde sunulan Marka Lisans Sözleşmesi ile "-----" isminin kullanım hakkını ondan devralmış olduğunu, Dolayısıyla, davalının, -----" ismini sosyal medya hesaplarında ve işletme tabelasında kullanmasının tecavüz değil yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olduğunu, Acıklanan nedenlerle, davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini, Davalını---- markası icin ----- başvuru numarası ile Şekil+Kelime şeklinde marka başvurusunda bulunmuş olduğunu, Bu başvurunun, markanın özgünlüğünü ve farklılığını ortaya koymakta olup şekli inceleme tamamlanmış, yayın ve tescil kararının gelmesi de kuvvetle muhtemel olduğunu, Davacının tescilli markası ile kullanılan ibare arasında şekil, icerik ve sunum acısından benzerlik bulunmamakta olduğunu, Kullanılan logolar, renk tercihleri, yazı karakterleri ve genel tasarım bütünlüğü farklılık arz eder. Söz konusu ibarede “-----” kelimesi ortak olsa da, bu ifade jenerik nitelikte olmakla tekelleştirilemeyeceğini, TaraMların faaliyet gösterdiği alanlar ve coğraMi bölgelerin de farklı olduğunu, I1şletme ---- konumlanmış olduğunu, Davacının bahsettiği “ --/” işletmesinin ise ----- yer aldığı, uzun süredir kapalı olduğu, aktif bir ticari faaliyetin bulunmadığı bilinmekte olduğunu, Bu nedenle karıştırılma ihtimali bulunmamakta olduğunu, İşyeri sosyal medya hesapları, görsel icerikler ve tabela görselleri üzerinde yapılan değerlendirmelerde, özgünlük korunmuş, farklı bir görsel kimlik ortaya konmuş olduğunu, Hedef kitle, sunulan hizmet tarzı ve estetik anlayış itibarıyla davacının iddia ettiği yapıya benzerlik taşımayacağını, Davacının ileri sürdüğü manevi zarar iddialarının gerceğe dayalı bir zemini bulunmamakta olduğunu, Ticarı̂ faaliyet cercevesinde, dürüstlük kurallarına uygun şekilde ve yasal izinler dâhilinde işletmecilik yapılmakta olduğunu, Kötü niyetle hareket edildiğine dair herhangi bir somut belirti veya kast söz konusu olmadığını, Marka kullanımının acık şekilde lisansa dayalı olması, coğraMi ayrım, sektörel farklılık ve görsel sunumdaki ayrışma birlikte değerlendirildiğinde, davanın tümden reddi gerekmekte olduğunu beyan etmiştir. TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımları dolayısı ile davacı adına tescilli ----- ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı , tecavüzün varlığı halinde maddi manevi tazmatın gerekip gerekmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin * olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı -----markasının 16, 35, 38 ve 41.sınıfta 06/05/2021 tarihinde, ---- tescil numaralı---- markasının 35, 41.sınıfta 17/09/2019 tarihinde, ---- tescil numaralı ---- 09, 35, 41, ve 45.sınıflarda 04/07/2022 tarihinde, ----- tescil numaralı ---- markasının 16, 35, 38 ve 41.sınıfta 04/07/2024 tarihinde, --- tescil numaralı --- markasının 35 ve 41.sınıflarda 24/07/2019 tarihinde, ------ tescil numaralı ---- markasının 36.sınıfta 15/06/2022 tarihinde, ----- tescil numaralı ---- markasının 43.sınıfta 09/06/2016 tarihinde, ------ tescil numaralı ------ markasının 16. Ve 41.sınıflarda 21/05/2015 tarihinde, ----- tescil numaralı ------ markasının 03, 09, 18, 24, 25, 26, ve 35,sınıflarda davacı adına tescil edildiği, ---- tescil numaralı ----- markasının 43.sınıfta ----- adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Marka hakkına tecavüz talepleri hususunda marka hukuku uzmanı, gıda mühendisi ve iletişim sektörü uzmanı üyeden oluşan heyet raporunda özetle; Davacı tarafın “-----” markasını;----- gibi alt markalarla kültür-sanat, yayıncılık ve yeme-içme sektörlerinde yoğun şekilde kullandığı, ----kanalı ve aktif olarak kullanılan ------ gibi mecraların, markanın ülke çapında güçlü bir medya kimliği kazandığını gösterdiği, Davalının işletmesinin ----- ili ------ ilçesinde “ ----” adıyla yiyecek ve içecek sağlanması alanında faaliyet gösterdiği, Davalı işletmeye ait resmi web sitesind-----yer alan “Hakkımızda” bölümünde gıda hizmeti; deneyim, lezzet, damak tadı ve huzur vurgusuyla birlikte tanımlanmış, işletmenin bir “buluşma noktası” olarak Davacı taraf adına --- veya ----- ibareli 34 adet marka bulunmakla beraber dava konusu sektör olan 43. Sınıfta ---- tescil numaralı “-----” markasının tescilli olarak korunduğu, Davalı tarafın dayandığı ---başvuru numaralı ----- markasının TÜRK PATENT tarafından SMK 5. Madde uyarınca yapılan incelemede, davacı taraf adına tescilli ----- tescil numaralı ----- markasından dolayı KISMEN reddedilmiş olduğu, davalı adına başvurusu yapılan ---- başvuru numaralı ------ Markasının halen işlemde olduğu, tescile bağlanmadığı, davanın taraMlarının faaliyet alanlarının farklı olması veya davacı markasının --- davalı ile aynı alanda kullanılıp kullanılmadığının huzurdaki davanın konusu olmadığı dikkate alındığında SMK 29 anlamında davalı tarafın kullanımı davacı tarafın markasının sınırlarında kalmakta olduğundan davacı tarafın markasının ihlal edildiğine dair görüş bildirmişlerdir. Davacı tarafın tazminat talepleri yönünden 151/2 c maddesi gereği talepte bulunduğu da dikkate alınarak muhasip üyeden alınan raporda özetle; Dosya kapsamı belgeler incelendiğinde Davacı firmanın defter ve belgelerini ibraz etmediği veya yerini bildirmediği, Davalı ... ----- Vergi Dairesine vermiş olduğu 23.10.2023 tarihli işe başlama dilekçesi ile ticari faaliyetine başladığı,Faaliyet konusunun; -----çay ocakları, kıraathaneler, kahvehaneler, kafeler (ıçecek agırlıklı hızmet veren), meyve suyu salonları ve çay bahçelerınde ıçecek sunum faalıyetı, ------dıger lokanta ve restoranların (ıçkılı ve ıçkısız) faalıyetlerı (garson servısı sunanlar ıle self servıs sunanlar dahıl, ımalatçıların ve al götür tesıslerın faalıyetlerı ıle seyyar olanlar harıç), -----oturacak yerı olan fast-food (hamburger, sandvıç, tost vb.) satıs yerlerı (büfeler dahıl) tarafından saglanan yemek hazırlama ve sunum faalıyetlerı olduğu Vergi Dairesi kayıtları üzerinden tespit edildiği, Davalının 23.10.2023-09.10.2024 dönemi toplam satış cirosu : 2.118.538,27 TL. olarak gerçekleştiği,ancak defter kayıtları üzerinden elde edilen cironun detaylarının tespit edilemediği, davacının maddi tazminat tespiti talebini SMK 151/2-c maddesine göre hesaplanmasını talep ettiği,ancak dosya kapsamında Davacının ibraz etmiş olduğu herhangi bir Emsal Lisans bedeli sözleşme örneği olmadığı, ----- Ticaret Odası tarafından Emsal Lisans Bedeli yönünden; “ bir işletme veya kuruluşun; bir marka, tasarım faydalı model veya patent işlemi ile ticaretin doğası gereği kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği kar %10 civarında olabileceği; davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise, toplam cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun %10'unun lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş oluşturulmuştur.” şeklinde görüş bildirdiği,------ Ticaret Odasının Emsal Lisans Bedeli yönünden görüşler bildirdiği % 10 oranı üzerinden Emsal Lisans Bedeli aşağıdaki gibi hesaplanmıştır. 23.10.2023-09.10.2024 dönemi toplam satış cirosu : 2.118.538,27 TL ----- Emsal Lisans Bedeli Oranı : % 10 Emsal Lisans Bedeli ( 2.118.538,27 TL.X % 10) : 211.853,83 TL. olarak hesaplandığına dair görüş bildirmiştir.Davacı taraf 25.12.2025 tarihli ıslah dilekçesinde; maddi tazminat talebinin kısmi olarak 100.000 TL üzerinden harçlandırıldığını, ancak gelinen aşamada bu talebimizi bilirkişi raporuyla uyumlu olarak ıslah etmek ve miktarı 111.853,80 TL artırarak raporda tespit edilen 211.853,80 TL'ye yükseltmek gerektiğini, bu nedenle; Maddi tazminat talebinde belirtilen miktar kadar ıslah ettiği ve ıslah edilen bedele de haksız fiil tarihten itibaren ticari/avans faizi işletilerek hüküm kurulmasını talep etmiştir.UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29,149,150,151. Maddeleri. GEREKÇE: Dava. Marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı taraf--- tescil numaralı ----- markasının 25 ve 38. Sınıflarda --- tescil numaralı ---- markasının 41 ve 35. Sınıflarda, ---- tescil numaralı ------ markasının 28. sınıfta adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ----- sosyal medya hesabında ---- isimli hesap oluşturarak bu hesapta spor yayınları gerçekleştirdiğini beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu tecavüz dolayısıyla oluşan maddi ve manevi zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava konusu somut olay incelendiğinde; Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ---- tescil numaralı "-----" markasının 43 sınıfta davacı adına tescilli ve halen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın ---- adresinde kafeterya işletmesini ----ŞEKİL olarak islettiği ve -----+şekil ibaresini markasal olarak kafe işletmesi, yiyecek içecek sunumları, kahvaltı,tabakları ve içecek servisleri, vb. Hizmetler yönünden kullandığı, ---- tescil numaralı ----- markasının 43. Sınıfta , ---- tescil numaralı ------+ŞEKİL markasının 43. Sınıfta davalı adına tecilli olduğu sabittir. Bu tespitlerden sonra davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki iddiaları değerlendirilmiş, davalı tarafın ----- adresinde kafeterya işletmeside ------+ŞEKİL şeklinde markasal kullanımın bulunduğu, davacı tarafın markasının ana unsurunun ----- ibaresi olduğu, davalı kullanımlarında da ana ve ayırt edici unsurun ---- ibaresi olduğu, ------ ve şekil unsurlarının tamamlayıcı unsurlar oldukları ve davalı kullanımlarına ayırt edicilik kazandırmayacağı dikkate alındığında ve yine davalı tarafın markasal kullanımlarındaki kullanımın yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde kaldığı dikkate alındığında davalı kullanımlarının emtia sınıfı olarak da benzer olduğu dikkate alındığında, davacı markası ile davalı kullanımları arasında iltibasın oluştuğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün sabit olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar ----- tescil numaralı ---- markasının, ----- tescil numaralı -----ŞEKİL markasının davalı adına tescilli olduğu açıksa da SMK'nın 155. Maddesi kapsamında kendisinden önceki tarihli tescil yönünden bu markaları savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceğine dair hüküm dikkate alınarak bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-c Maddesi gereği lisans bedeli yönünden talepte bulunduğu dikkate alınarak davalı kayıtları üzerinde yapılan incelemede ihlalin gerçekleştiği dönemde davalı tarafın işyerinde elde gelir dikkate alınarak hesaplanan ve ----- tarafından belirtilen emsal dikkate alınarak tespit edilen lisans bedelinin 211.853,80-TL olduğu tespit edilmiş, bu kazancın işyerindeki markasal kullanımdan kaynaklandığı, işyerinin tümündeki kazancın tanıtım yönüyle davacının markası ile iltibas oluşturur şekilde kullanımın sabit olduğu dikkate alındığında kazancın tamamının ----- ibaresi altında işletmenin işletilmesinden elde edildiği dikkate alınarak 211.853,83-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davacı tarafa adına tescilli markayı marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 50.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;Davanı KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın " ------" şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ---- tescil numaralı "-------" markası yönünden tecavüz oluşturduğunun kabulü ile tecavüze son verilmesine,2-211.853,80-Tl maddi tazminat alacağının 27.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 3-50.000,00-TL Manevi tazminat alacağının 27.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Alınması gerekli 17.887,23-TL harçtan, peşin alınan 3.415,50-TL ve ıslahla alınan 1.920,00-TL olmak üzere toplam 5.335,50-TL'den mahsubu ile bakiye 12.551,73-TL harcın davalıdan hazine yararına tahsiline,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hakkına tecavüz talebine ilişkin 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre maddi tazminat davasına ilişkin 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre manevi tazminat talebine ilişkin 50.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,8-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 427,60 TL ilk dava masrafı, 1.920,00 TL ıslah harcı, 26.639,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere masrafı olmak üzere toplam 28.986,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(% 96 kabul) 27.827,13 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Bakiye avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.