Cami temizlik görevlisinin merdiven düşmesi sonucu meydana gelen olayın iş kazası olarak tespiti davasında eksik araştırma ve tanık dinlenmesi gereğiyle verilen bozma kararı.
Özet: Davacı, 03.08.2017 tarihinde çalıştığı camide temizlik yaparken düşerek yaralanmasını iş kazası olarak tescil ettirmek istemiş, ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf tarafından reddedilince, yüksek mahkeme davacının iddiasının yeterince araştırılmadığı, olayın şahitlerinin dinlenmediği ve ilk tıbbi kayıtların tam olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle kararı bozmuş ve mahkemeyi bu eksikliklerin giderilmesi yönünde talimatlandırmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/13098 E.  ,  2025/15278 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/56 E., 2025/62 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili ve davalı Diyanet İşleri Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 03.08.2017 tarihinde ... İl Müftülüğüne bağlı olarak ... ilçesi ... Caminde temizlik görevlisi olarak çalıştığı sırada caminin merdivenlerini yıkarken ayağının kayması sonucu sırt üstü düşerek yaralandığını, yaralanmasının neticesinin hemen anlaşılamadığını, ayakta tedavi edilip evine yollandığını, vücudunun sağ tarafındaki uyuşma nedeniyle ...Tıp Merkezine götürüldüğünü travma nedeniyle beyin kanaması geçirdiğini, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının 28,2 olarak tespit edildiğini, bu nedenle davacıya iş göremezlik maaşı bağlandığını, ancak gelir bağlandıktan sonra yeniden araştırma yapıldığını ve kazanın iş kazası olarak sayılamayacağının belirtildiğini ileri sürerek 03.08.2017 tarihinde meydana gelen iş kazası olarak tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Diyanet İşleri Başkanlığı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin11.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"...Mahkemece, “... cami imamı ..., cami cemaati olarak tutanağa imza atan tanıkların davacının cami merdivenleri yıkadığı esnada düştüğüne ilişkin görgülerinin olmadığı, ...Tıp Fakültesi Hastanesince kaydedilen ve provizyon tipinin iş kazası olarak belirtildiği kayıt dışında başkaca bilgi, belge ve kayıt bulunmadığı, söz konusu hastanece düzenlenen kaydın da davacının beyanına göre düzenlendiği, davacı tarafın iddiasını her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmise de, dosyadaki bilgiler ışığında olayın iş kazası olup olmadığı tam aydınlatılamamış olup eksik araştırma ile sonuca gidilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, 08.05.20 19... 8/6/İR/ sayılı inceleme raporunda davacının “olay günü “sabah saat 7.00-7.30 sularında caminin merdivenlerini sabunlu su ile yıkarken ayağının kaydığı, sırt üstü merdivenlere düştüğü, cematte bulunan kişilerce yerden kaldırıldığı” beyanı karşısında hangi kişilerce, hangi cemaat tarafından yerden kaldırıldığı hususu davacıya açıklattırılarak, davacıyı yerden kaldırdığı bildirilen kişileri dinlemek, davacının 03.08.2017 tarihinde camide düştüğüne dair beyanda bulunduğuna yönelik ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.08.2017 tarihli muayene eden doktor tarafından imzalı hasta muayene kağıdı bulunduğu dikkate alınarak deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut uyuşmazlıkta; davacının 25.04.2017-30.10.2017 tarihleri arasında...Cami'nde temizlik görevlisi olarak çalıştığı, davacının 03.08.2017 tarihinde görevli olduğu camide yerleri yıkarken sırt üstü düşerek yaralandığını iddia ederek iş kazası kolundan gelir bağlanması için... İl Müdürlüğüne müracaat ettiği, davacının SGK'ya müracaatı sırasında dosya içerisinde bulunan ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'un imzalarının bulunduğu ''Tutanaktır'' başlıklı belgeyi ibraz ettiği, tutanağa imza atan ...'un davacının oğlu, ...'ın ...Cami imamı, diğer tutanak mümzilerinin ise.... Cami cemaatinden oldukları, ''Tutanaktır'' başlıklı belgede davacının 03.08.2017 tarihinde sabah saatlerinde cami merdivenlerini yıkarken düşerek yaralandığı, sonrasında akşam saatlerinde çocukları tarafından Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, 03.10.20 17... .10.2017 tarihlerinde rahatsızlıklarının artması nedeniyle çocukları tarafından ... Hastanesine götürüldüğü, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezince tanzim olunan 26.06.20 18... sayılı sağlık raporu ile davacının sürekli iş göremezlik oranının % 28,2 olarak belirlenmesi üzerine davalı Kurum tarafından davacıya iş kazası kolundan gelir bağlandığı, olaya ilişkin SGK müfettişi tarafından tahkikat başlatıldığı, tahkikat sırasında ''Tutanaktır'' başlıklı belgede imzası bulunan ... ..., ..., ..., ... ve ...'un ifadelerinin alındığı, ifadesi alınan tanıkların davacıyı camide çalıştığı sırada kaza yaptığını görmediklerini, davacının oğlu ...'un düzenlediği tutanağa okumadan imza attıklarını beyan ettikleri, SGK müfettişi tarafından tanzim olunan 08.05.2018 tarihli inceleme raporunda davacının maruz kaldığını iddia ettiği kaza olayının yaşandığına dair bir tespit yapılamadığının bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafça, davacının 03.08.2017 tarihinde geçirdiğini iddia ettiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti bakımından işbu davanın açıldığı, Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından eksik inceleme sebebiyle bozulduğu, Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda davacı asilin beyanı alınmış olup, beyan doğrultusunda yeniden tanık olarak dinlenen ...'ın Mahkememizdeki beyanında; davacının bir dönem evlerine yakın olan camiinin temizliğini yaptığını, hatırlamadığı bir tarihte yaklaşık 10 yıl önce Kuran okumak üzere sabah saat 09:00-10:00 gibi camiye giderken camiye ait lavaboların bulunduğu kısımda davacının yüzü ve kolu yaralı vaziyette ayakta durduğunu gördüğünü, davacının kendisine düştüğünü söylediğini, davacıyı gördüğü süre içinde yanında eşinin olmadığını, camiden çıktığında davacının artık orada bulunmadığını, davacının yüzünün ve kolunun yaralı vaziyette olduğunu, üstünün ıslak olup olmadığını hatırlamadığını; ancak yanında temizlik malzemeleri bulunduğunu belirttiği, tanığın Türkçe olarak kendisini yeterince ifade edemediği anlaşılmakla, beyanının tercüman vasıtasıyla alındığı, dosya kapsamında bulunan SGK müfettiş raporuna dayanak olan bu tanığın beyanının tercüman vasıtasıyla alınmamış olduğu, tanığın ayrıca okuma yazmasının çok iyi olmadığını da belirttiği, müfettiş raporuna esas beyanındaki çelişkilerin sebebinin bu olabileceği; kaldı ki dosya kapsamında davacının 03.08.2017 tarihinde camide düştüğüne dair beyanda bulunduğuna yönelik ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.08.2017 tarihli muayene eden doktor tarafından imzalı hasta muayene kağıdının da bulunduğu hususu dikkate alındığında, cami imamı olan ve Mahkememizce tanık olarak dinlenen ...'ın, davacının ve yakınlarının, davacının camide düştüğüne dair hiç beyanda bulunmadıkları yönündeki beyanının kendisini sorumluluktan kurtarmaya yönelik olabileceği; zira kendisinin Yargıtay bozma ilamından sonra alınan beyanında aynen "Zaten bana merdivenlerden düştüğü söylenseydi Diyanete o an bildirmem gerekmekteydi. Aksi takdirde benim sorumluluğum doğardı." dediği, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkında ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezince tanzim olunan 26.06.20 18... sayılı sağlık raporu ile davacıda oluştuğu belirlenen maluliyetin, davacının görev yaptığı ...Camini temizlediği sırada düşmesi neticesinde meydana geldiği kanaati Mahkememizde oluşmuş olmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile davacının 03.08.2017 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Diyanet İşleri Başkanlığı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
A. Davacının bu olatdan sonra iki ay daha görevini yapmaya devam ettiğini, tutanak tanıklarının müteveffanın oğlunun telkini ile imza attıklarını beyan ettikleri, dosyada iş kazası kabul edilmesini gerektirir bir delil bulunmadığını, davacının beyin kanaması geçirmesinin geçmişten gelen hastalıklarından kaynaklanmış olabileceğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
A. Tutanakta yer alan tanıklardan sadece ...’in beyanı esas alınarak karar verildiğini, müteveffanın beyanları ile ... ve müteveffanın eşi ...’ın beyanlarının çeliştiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.