7. Hukuk Dairesinin, taşınmazın haksız kullanımından doğan ecrimisil alacağı davasında beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanarak davanın reddi kararını onaması.
Özet: Davacı tarafından mülkiyeti kendisine ait taşınmazın davalı şirket tarafından haksız kullanımı nedeniyle ecrimisil alacağı talebiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, talep edilen alacağın dava tarihi itibarıyla beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; davacı vekilinin, ecrimisil alacaklarında 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve davalının sebepsiz zenginleştiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunarak bozulmayı gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle reddedilerek, beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması yönündeki kararlar onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/1150 E.  ,  2025/5221 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2864 E., 2025/134 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/219 E., 2024/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait taşınmazın davalı Şirket tarafından herhangi bir hakka dayanmaksızın kullanıldığını ileri sürerek, 31.10.2015 – 31.12.2016 dönemi için toplam 557.444,64 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; isteğin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazdan gelir elde etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından 01.01.2008 - 31.12.2016 dönemine ilişkin alacağın talep edildiği, talep edilen alacak ... alacağı olup dava tarihi olan 28.07.2022 tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve esas yönünden kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "... ve Tahliye" başlıklı 75. maddesinde "... şagilden, bu Kanun'un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ... istenir." denilmekle birlikte buradaki beş yıllık zamanaşımının tespit işlemine yönelik olduğu, alacağın talebi ve dava zamanaşımına yönelik herhangi bir açık kanun kuralı bulunmadığından genel zamanaşımı olan on yıllık sürenin esas alınması gerektiğini, ayrıca davalı Şirket sebepsiz zenginleşen konumunda bulunduğundan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 10 yıllık zamanaşımı dolmadan davanın açıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.