Önalım Hakkına Dayalı Tapu İptali ve Tescil İstemiyle Açılan Davada, Davalının Kötüniyet ve Satıştan Haberdarlık İddialarının Reddedilerek İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarının Onanması
Özet: Davacı şirketin paydaşı olduğu taşınmazdaki diğer paydaşların hisselerinin davalıya satışına ilişkin önalım hakkını kullanarak davalının adına kayıtlı payın iptali ile kendi adına tescilini talep ettiği, davalının ise davacının satıştan haberdar olduğu ve kötü niyetli davrandığı savunmasına karşın, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının davasını kabul ederek davalının payının iptali ve davacı adına tesciline karar verdiği, temyiz başvurusu üzerine Yargıtayın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere ve hukuki değerlendirmelere göre bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve kanuna uygun bularak onadığı bir uyuşmazlıktır.
7. Hukuk Dairesi         2025/1585 E.  ,  2025/5215 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1573 E., 2024/2621 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/501 E., 2023/453 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 29... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 2 numaralı bağımsız bölümdeki dava dışı paydaşların paylarını 30.09.20 22... .10.2022 tarihlerinde davalıya sattıklarını, müvekkilinin önalım hakkının bulunduğunu ve satışlardan haberdar edilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalının payının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satıştan haberdar olmamasının iddiasının doğru olmadığını, davacının 06.10.2022 tarihli sözleşmede kendi payının da satışını vaad ederek kapora aldığını, davacının kötüniyetli olarak dava açtığını, satıştan itibaren uzun süre geçmesi nedeniyle taşınmazın değerinin arttığını, keşif sonucu alınacak bilirkişi raporuna göre belirlenen değerin esas alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 29... parselde kayıtlı nolu bağımsız bölümün 1/6 payının davacı şirket adına kayıtlı olduğu, davalının 30.09.2022 tarihinde 2/6 payı, 04.10.2022 tarihinde 1/2 payı satın aldığını ve ön alım hakkının bulunduğunu, ön alım hakkının yasal süre içinde kullanılmış olması nedeniyle davacının dayandığı 06.10.2022 tarihli sözleşmenin tarafı olan davalının keşif yapılarak ön alım bedelinin belirlenmesine yönelik talebinin yerinde bulunmadığı, davalı, 06.10.2022 tarihli yazılı belgeye delil olarak dayanarak davacı şirketin satıştan haberdar olduğunu ve bedelin daha yüksek olduğu savunmasında bulunduğu, resmi sözleşmenin tarafı olan davalının bedelde muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği, davacı şirketin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazdaki davalı adına kayıtlı 5/6 payın iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde depo edilen bedelin nemalarıyla birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davacı şirket yetkilisinin imzaladığı 06.10 2022 tarihli sözleşmenin hatalı olarak değerlendirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince itirazlarının da dikkate alınmadığını, 06.10.2022 tarihli belgenin yazılı delil başlangıcı sayılması gerektiğini, davacının satışlardan daha önce haberdar olduğunu, ön alım bedeline yaptıkları itirazların da değerlendirilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde, kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.