Davacının tescilli markalarıyla iltibas iddiasıyla YIDK kararının iptali talepli marka davasında, istinaf mahkemesince ayırt ediciliği düşük ibare gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi.
Özet: Davacı, kendi markalarıyla davalıların marka başvurusunun iltibas oluşturduğunu ve davalıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiş, ilk derece mahkemesi emtia benzerliği ve karıştırılma ihtimali gerekçeleriyle davayı kabul ederek YİDK kararını iptal etmişken, bölge adliye mahkemesi davacı markasının ana unsuru olan ibarenin gıda ürünleri için ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve davalı markasındaki insan figürü kullanımıyla görsel olarak yeterince farklılaştığını belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp davayı reddetmiş ve davacı bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1710 Esas, 2024/1908 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2019/153 E., 2020/75 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili; müvekilinin "..." ibareli markalarının bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şahısların "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ...'in 2019-M-7086 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarıyla iltibas oluşturduğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin de düşük olmadığını, bu hususta birçok emsal yargı kararı bulunduğunu, davalıların müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak dava konusu başvuruyu yaptıklarını, davalı şahısların marka başvurusunda kötüniyetli olduklarını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-7086 sayılı kararının 30. sınıf emtialar bakımından iptali ile davalıların 2018/... sayılı marka başvurusunun tescili halinde 30. sınıfa ait emtialar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Diğer davalı şahıslar, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru kapsamındaki 30. sınıf mallar yönünden taraf markaları arasında emtia benzerliğinin oluştuğu, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerliğin bulunduğu, makul derecede ihtiyatlı, tedbirli ve dikkatli, markaların detaylarını analiz etmeyen, markaları bir bütün olarak algılayan ortalama tüketicinin davalı şahıslara ait marka ile karşılaştığında, bu markayı "...-..." olarak algılayacağı, "..." ve "..." ibarelerinin farklı renklerle oluşturulmuş olmasının böyle bir algıya yol açacağı, "..." ibaresinin kırmızı renk ile oluşturulmuş olmasının kırmızı rengin vurucu keskin renk tonu nedeni ile bu ibareyi markanın esas unsurlarından biri haline getirdiği, "..." içerisinde bulunan insan figürünün tüketici nezdinde "..." harfi olarak algılanacağı, bu nedenle ortalama tüketicinin davacıya ait önceki tarihli "..." esas unsurlu seri markalardan bir uzantısı olarak davalı markasını düşünebileceği, her iki markanın aynı işletmeye ait olduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, bir kısım tüketicinin farklı iki ayrı marka arasında bulunduğunu algılasa bile, her iki marka arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda yanılsamaya düşebileceği, davaya konu 30. sınıf emtiaların çocuklara da hitap eden ürünler barındırmasının dikkat seviyesinde azalmaya yol açabileceği, bu nedenle karşılaştırılan davaya konu markalar arasında, ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2019-M-7086 sayılı YİDK kararının 30. sınıfa ait mallar bakımından iptaline, dava konusu marka karar tarihinde tescilli olmadığından hükümsüzlük istemi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza mesnet markasının dava konusu marka içerisinde aynen yer aldığı, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.09.2022 tarih ve 2021/1685 E., 2022/6319 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği, gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, ayırt ediciliği düşük ibareyi içeren markaların koruma kapsamları dar tutulması gerektiği, dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi öne çıkartılmadığı gibi, marka kompozisyonunda "...." harfi yerine insan figürünün kullanılması taraf markalarını görsel olarak da yeterince uzaklaştırdığı, bu hali ile, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu hemen ve ilk bakışta algılayabileceği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve Gerekçe1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Uyuşmazlık, başvuru markası ile itiraza mesnet markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü kapsamında nispi ret nedeni oluşturacak şekilde benzer olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. SMK'nın 6/1 hükmü, "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmüne havidir. Somut olayda başvuru markası "..." ibaresini oluşturan harfler kırmızı, mavi, yeşil renklerden ibarettir. "..." ibaresinin oluşturulmasında, "..." ve "..." ibareleri ise kendi anlamlarını muhafaza etmekte olup ayırt edici unsur "..." ibaresidir. İtiraza mesnet markalarda ise "..." ibaresi ile birlikte yanına gelen "...." gibi kelimelerle seri marka oluşturulma amacı güdülmüş olup, kırmızı rengi içeren harflerden oluşan kelimelerin bazı markalarda yer aldığı da görülmüştür. Bu markaların da ayırt edici unsuru "..." ibaresidir. Bu durumda taraf markaları benzer olup, başvuru markası itiraza mesnet markalar serisi olarak algılanabilecek niteliktedir. Seriye girme de karıştırılma ihtimalinden sayılmaktadır. Bu açıklamalar kapsamında markalar bir bütün olarak karşılaştırıldığında başvuru markası ile itiraza mesnet marka arasında yukarıda belirtilen kanun maddesi kapsamında ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimali olabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.