Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda istinaf ret kararının temyiz incelemesi sonucu sanık müdafiinin itirazlarının reddiyle hükmün onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen karara ilişkin istinaf başvurusunun reddi üzerine, sanık müdafiinin, yargılamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece etkin bir soruşturma yapılmadığını, asıl failin tespit edilmediğini, müştekinin dinlenmediğini ve sanığın zararı giderme imkanının kısıtlandığını iddia ederek yaptığı temyiz başvurusu, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememesi ve ileri sürülen temyiz nedenlerinin yerinde görülmemesi nedeniyle Yargıtay tarafından esastan reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin önceki kararının onanmasıyla sonuçlanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14685 E.  ,  2025/17457 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/256 E., 2022/1200 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin istinaf başvurularının hiç bir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğine, daha önce hiç bir sabıkası bulunmayan sanığın, fiili inkar yoluna gitmeyip, samimi beyanlarda bulunduğuna ve suçu bir başkasının işlemesine rağmen yalnızca hırsızlığa konu malı çantasına koyduğunu beyan ettiğine, mahkemece etkin bir araştırma yapılmadığına, müvekkili sanığın bahsettiği ve hırsızlık fiilinin asıl faili olan "..." isimli şahsın teşhisi yönünde hiç bir adım atılmadığına, müştekinin mahkemede dinlenmediğine, mahkeme huzurunda tartışılmayan hiç bir delilin sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağına, kararın bu yönüyle de usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın hüküm verilinceye kadar zararı giderme olanağı varken mahkemece bu durumun gerekçesiz bir şekilde belli tarihler arasında kısıtlandığına, bu hususun yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.