Bağ-Kur sigortalılarının esnaf ve tarım hizmet sürelerinin birleştirilmesinde son yedi yıl kuralı uyarınca eksik bağlanan emekli aylığının yeniden tespiti talebi davası.
Özet: Tarım Bağ-Kur sigortalılığından emekli olan davacının, önceki esnaf Bağ-Kur hizmet sürelerinin emeklilik aylığı hesabına dahil edilmemesi sonucu aylığının düşük bağlandığı iddiasıyla, aylığının yeniden tespiti ve eksik ödenen farkların yasal faiziyle ödenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamış, ancak Yargıtay Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/66 E., 2024/313 K.İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.02.2004 - 01.05.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında primlerini yatırarak 01.05.2011 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığından emekli olduğu, Tarım Bağ-Kur sigortalılığına geçmeden önce 20.04.1982 - 07.03.2003 tarihleri arasında 0...6 Bağ-Kur numarası ile 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı üzerinden primlerini yatırdığı, davacının Esnaf Bağ-Kur sigortasına yatırmış olduğu 20... ay 17 günlük sürenin emeklilik aylığı hesabında dikkate alınmadığı, davacının emekli aylığının düşük bağlanması üzerine Kuruma başvurduğu, Esnaf Bağ-Kur sigortasından yatırmış olduğu primlerin dikkate alınarak emekli maaşının yeniden değerlendirilmesini, emekli maaşının yükseltilerek eksik ödenen maaş farkının belirlenek iadesi talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından basamak seyirlerinde ve bağlanan aylıkta herhangi bir hata olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği iddiasıyla davacının emeklilik aylığının tespiti ile gerçek değerine yükseltilmesine ve emeklilik aylığı bağlanması tarihten itibaren eksik ödenenen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL emekli aylığı farkının yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 06.04.2011 tarihindeki yaşlılık aylığı talebi nedeniyle 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortasının son basamağı 10... yıl 11... gün (7195 gün) hizmet süresi ile 2926 sayılı Kanun Kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak 7 yıl 2 ay 6 gün (2586) hizmet sürelerinin birleştirilerek toplam 9781 gün üzerinden 01.05.2011 tarihinde yaşlılık aylığının bağlandığı, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesinin son fıkrası gereği aylıkların birleşmesinde 2826 sayılı Kanun'un uygulanacağını iş bu kanunun "Aylıkların Bağlayacak Kurum" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının " Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgilere son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir" şeklinde düzenlendiği, davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresinin Tarım Bağ-Kur sigortalılığı içinde geçmiş olduğu için davacıya Tarım Bağ-Kur sigortasından yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde hata olmadığı, davacının basamak artış seyirlerinde ve aylığın doğru olduğu, Ek 8. madde gereği işlem yapıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından 05.11.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararla davanın kabulü ile davacının fark prim borcunu ödediği tarih olan 26.04.2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren 16. basamak karşılığında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.05.2019 tarihinden itibaren 16. basamak karşılığında oluşan ve çeşitli yasal düzenlemelerle yapılan artış oranları sonucunda kurumca hesaplanan fark yaşlılık aylıklarının, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 10.06.2020 tarihli ve 2020/630 Esas, 2020/590 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 10.06.2020 tarihli ve 2020/630 Esas, 2020/590 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 14.11.2023 tarihli ve 2022/7936 Esas, 2023/11247 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...1.Eldeki davada, 1991 yılında 1 inci basamaktan tescil edilen 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olup, 20.04.1982-31.12.19 86... .12.1987-07.04.2003 tarihleri arasında kalan dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğu anlaşılan davacının, 2011 yılında davalı Kuruma giderek, 2926 sayılı Kanun kapsamında da sigortalı olduğunu belirtmesiyle, davalı Kurumca hizmet birleştirmek için yapılan araştırma sonucunda, davacının 01.02.2004 - 06.04.2011 tarihleri arasında sigortalı olduğunun anlaşıldığı, ne var ki davcıya tüm hizmetlerinin birleştirilmesinden sonra, davalı Kurumca 2926 sayılı Kanun kapsamında ve fakat 5 inci basamaktan yaşlılık aylığının bağlandığı, aylığın miktarına itiraz edildiği anlaşılmaktadır. 2.Uyuşmazlık, 31.01.2011 tarihi itibari ile 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılan sigortalının, tescil tarihinden önce, gerçekleşen 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık sürelerinin basamak tespitinde nazara alınıp alınmayacağı noktasında toplanmakta olup, davacı hakkında intibak yapılması ve 01.02.2004 itibari ile 16 ncı basamakta olması gerektiğine ilişkin yaklaşım yerinde ise de davacı bakımından 6111 sayılı yapılandırması nedeniyle yapılandırma fark borcunun bulunup bulunmadığı hususunun da, davalı Kurumdan sorulmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, 16 ncı basamaktan davacıya aylık bağlanması ve 01.05.2019 tarihi itibari ile miktarının ne olması gerektiği öncelikle davalı Kurumdan sorularak, belirlenen tutara davacının itirazının bulunmaması halinde 01.05.2019 itibari ile aylığın yükseltilmesine, gelen tutara itirazın varlığı halinde ise aylık miktarını tespit eden denetime elverişli bir rapor sonrasında, infaza elverişli şekilde bir karar tesisi, gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, davalı Kurumdan davacının 6111 sayılı yapılandırması nedeniyle yapılandırma fark borcunun bulunup bulunmadığı ve 16. basamaktan davacıya aylık bağlanması halinde 01.05.2019 tarihi itibari ile miktarının ne olması gerektiği hususu sorulduğu, Bolu SGK Müdürlüğü'nün cevabı yazısında bilirkişi ...'e tevdi edilerek davacıya 16. basamaktan aylık bağlanması durumunda 01.05.2019 tarihi itibariyle miktarının ne olması gerektiği hususunda alınan 10.06.2024 tarihli ek raporda, davacının basamak farkı prim borcunun ödediği 26.04.2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden geçerli Ek-1 çizelgede hesaplandığı şekilde davacıya ek ödeme hariç 1.722,09 TL yaşlılık aylığı bağlanacağından davacının geçmişe yönelik fark aylık alacağı bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığının bildirildiği, davacının basamak farkı prim borcunu 26.04.2019 tarihinde Kurum hesabına yatırdığından ödeme tarihi takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden geçerli yaşlılık aylığının 16. basamak karşılığında 1.722,09 TL yaşlılık aylığı bağlanmasını ve davacı tarafın fark yaşlılık aylığı talebinin artık 01.05.2019 tarihi itibari ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının fark prim borcunu ödediği tarih olan 26.04.2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.2019 tarihinden itibaren 16. basamak karşılığında 1.722,09 TL yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.05.2019 tarihinden itibaren 16. basamak karşılığında oluşan ve çeşitli yasal düzenlemelerle yapılan artış oranları sonucunda kurumca hesaplanan fark yaşlılık aylıklarının, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.VI.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yaşlılık aylığı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsiline ilişkindir.1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.