Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf ret kararının temyiz talebini inceleyerek hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçundan verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf başvurusu ile esastan reddedilmesinin ardından sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde dile getirdiği, müvekkilinin samimi beyanları, uzun tutukluluk hali nedeniyle zararı giderememesi, iyi halinin göz ardı edilerek cezada alt sınırdan uzaklaşılması ve tutukluluk halinin hukuka aykırılığı iddialarını incelemiş; yapılan değerlendirme sonucunda sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığına ve temyiz nedenlerinin yerinde olmadığına hükmederek, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını oy birliğiyle onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/10484 E.  ,  2025/17451 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1252 E., 2025/1350 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin yargılama boyunca samimi beyanlarda bulunduğuna, maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olduğuna, müvekkilinin uzun süren tutukluluk hali dolayısı ile zararı giderebilmesinin mümkün olmadığına, müvekkiline verilen cezada yerel mahkemece alt sınırdan uzaklaşıldığına ve yargılama boyunca devam eden iyi halinin göz ardı edildiğine, müvekkilinin hüküm ile birlikte tutuklu kalmaya devam ettiğine, iş bu durumun hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin tutuklu kaldığı süre de göz önünde bırakılarak tahliyesine karar verilmesini ve yapılacak yargılama neticesinde kararın bozulmasını talep ettiklerine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.