Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf ret kararını esastan inceleyip onarken, iş yeri dokunulmazlığı ihlalinden temyizi usulden reddetti.
Özet: Sanık hakkında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesince verilen iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, beş yıl veya daha az hapis cezalarına ilişkin olması sebebiyle temyiz edilemez nitelikte bulunduğundan reddedilmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin maddi ve manevi unsurların oluşmadığı, ispat yetersizliği, çalınan mal değerinin azlığı ve gece vakti nitelikli halinin uygulanmasındaki ölçülülük eksikliği iddiaları ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka aykırılık tespit edilmediği gerekçesiyle yerinde görülmeyerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/10489 E.  ,  2025/17448 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1322 E., 2025/1211 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 29.05.2025 tarihli ve 2025/1322 Esas, 2025/1211 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2024/658 Esas, 2025/118 Karar sayılı kararı ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 62. maddesi uyarınca kurulan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a. maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkili hakkında verilmiş tutuklama kararının kaldırılarak bihakkın tahliyesine, mahkeme aksi kanaatte ise diğer adli kontrol hükümlerinin uygulanarak tahliyesine karar verilmesini talep ettiklerine, müvekkiline isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin üzerine atılı suçlamayı yargılamanın hiçbir aşamasında kabul etmediğine, dosyaya eklenen raporlarda ise fotoğraf teşhisine ilişkin kesinlikten söz edilmediğine, dosya kapsamında hırsızlanan mal miktarının katılan tarafından ispatlanamadığına, bu sebeple müvekkiline isnat edilen suçu işlediğinin varsayılması halinde bile hırsızlık malının değerinin azlığı kriterinin göz önüne alınması gerektiğine, suçun gece vakti işlenmesinin nitelikli hal olarak kabul edilmesinin nedeninin suçun işlenmesindeki kolaylık olması gerektiğine, kanun maddesinin lafzi yorumuyla hareket etmenin, gece vakti olmasının fiilin işlenişini kolaylaştırıp kolaylaştırmadığı ayrıca değerlendirme konusu yapılmadan otomatik olarak TCK'nın 143. maddesinde belirlenen nitelikli halin uygulanmasının amaca uygun olmayıp, eylemin haksızlık içeriğini aşar ölçüde ceza tayinine yol açarak hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.