Yurt dışı borçlanması sonrası yaşlılık aylığının prim gün sayısının kurumun hatalı işlemiyle eksik hesaplanması, fark aylık alacağı ve yersiz borç tahakkuku ile çakışan prim iadesi talebi.
Özet: Davacı, yurt dışı borçlanma ile bağlanan yaşlılık aylığının yurt dışında çalışması nedeniyle durdurulması, prim günlerinin iptali ve kendisine borç tahakkuku yapılması üzerine, emeklilik için ödediği 7125 prim gün sayısı üzerinden aylığının yeniden hesaplanmasını, kurumca tahakkuk ettirilen borcun iptalini, kategoriler arası fark alacaklarının ödenmesini ve ikinci emeklilik için ödenen, yurt dışı borçlanmasıyla çakışan prim bedelinin faiziyle iadesini talep ederken; davalı kurum, tüm işlemlerinin yasalara uygun olduğunu, yapılan hesaplamaların ve mahsupların yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemektedir.
10. Hukuk Dairesi         2024/7920 E.  ,  2025/16938 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/491 E., 2024/932 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/196 E., 2021/675 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yurt dışı borçlanma yapmak suretiyle 01.09.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alan davacının, yurt dışında 2006 yılında yeniden çalışmaya başlaması nedeniyle aylığının durdurulmasını talep ettiği, 2010 yılı Ağustos ayında yurda dönüş yapan davacının yeniden tahsis talebinde bulunduğu ancak Kurumun, davacının prim gün sayılarını iptal etmesi nedeniyle yaşlılık aylığını kestiği ve borç tahakkuku yaptığı, davacının yeniden borçlanmak suretiyle ikinci defa yaşlılık aylığına müracaat ettiği, 5000 gün üzerinden davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ile borçlu olmadığının tespitine yönelik davasının lehlerine sonuçlanarak kesinleştiği iddiasıyla davacının yaşlılık aylığının emeklilik için ödemiş olduğu 7125 prim gün sayısı üzerinden hesaplanması gerektiğinin, Kurum tarafından davacıya tahakkuk ettirilen 17.790,55 TL borç tahakkukunun iptali gerektiğinin, davacının yaşlılık aylığı alacağının 18.08.2010 tarihinden dava tarihine kadar olan süredeki kategori farkı olan 7125 gün üzerinden hesaplanarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ödenmesi gerektiğinin, davacının ikinci defa emekli olmak için ödediği prim ile yurt dışı borçlanması çakıştığından ödenen 9.128,90 TL'nin de hakkın doğum tarihi olan Kuruma ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 18.10.2021 havale tarihli dilekçesinde ise Kurum tarafından 18.08.2010 tarihinde 5000 prim günü üzerinden bağlanan yaşlılık aylığının iptali gerektiğinin, 7125 prim günü üzerinden 18.08.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının tespiti ile en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin, aradaki fark olan 2125 prim günü fark aylığının 18.08.2010 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğinin, Kurumun davacıya yönelik 17.790,55 TL borç tahakkuku işleminin iptali gerektiğinin, davacının ikinci kez emekli olabilmek için ödenen prim ile yurt dışı borçlanması çakıştığından ödenen 9.128,90 TL hakkın doğum tarihi olan kuruma ödeme tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 42/233016 tarih numarası ile 01.09.1992 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının Fransa'daki hizmetleri ile çakışan 01.01.1983-26.11.1993 süresindeki 21 25... /b hizmetleri, 19 95... yıllarındaki 540 gün isteğe bağlı hizmetlerinin iptal edilmesi sonucu aylık bağlama şartlarını yitirmesi sonucu aylığının durdurulduğu ve 26.645,57 TL yersiz aylık borcu çıkartıldığı, daha sonra 965 gün yurtdışı borçlanması dikkate alınarak 01.09.2012 tarihinden itibaren aylık bağlandığı, Aydın 1. İş Mahkemesinin 2014/264 Esas sayılı kararı ile sigortalının 01.09.2000 tarihinden itibaren başlayan aylığın devamı yönündeki kararı doğrultusunda 15.08.2000 tarihli tahsis talebinin geçerli sayıldığı, davacının yurtdışı borçlanması dikkate alınmadan 19.08.2000 tarihli talebine göre 6160 gün hizmeti dikkate alınarak aylıkların yeniden hesaplandığı ve tarafına 17.790,55 TL fuzuli ödeme borcu çıkartıldığı, söz konusu Mahkeme kararına istinaden tarafına ödenmeyen 01.08.2010-30.08.2012 süresi birikmiş aylıkların 2016/Eylül-Kasım aylarında tarafına ödendiği, yersiz ödeme borcuna karşılık icraya ödenen tutar ile mahkeme masrafları avukatlık ücreti toplam 16.895, 35... .11.2006 tarihinde yine yersiz ödeme borca karşılık aylığından kesilen 3.458,90 TL nin 05.09.2016 tarihinde davacıya ödendiği, davacıya iade edilecek borçlanma tutarı olan 9.128,90 TL aylıkların yeniden hesaplanması sonucu davacıya fuzulen ödenen 17.790,35 TL borca karşılık mahsup edildiği, kalan 8.661,65 TL fuzuli ödeme borcunun Kasım 2017 aylığından kesildiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davacının yaşlılık aylığı Kurumca durdurulduktan sonra Kurumun hatalı işlemi nedeniyle, 2125 gün Bağ-Kur hizmetini ve 540 gün isteğe bağlı hizmetinin geçersiz sayması sonucu, yaşlılık aylığının bağlanabilmesi için 965 gün yurtdışı borçlanması yaptığı ve bu borçlanmaya göre 1984 gün SSK hizmeti, 965 gün yurt dışı borçlanması 2051 gün Bağ-Kur hizmeti olmak üzere toplam 5000 gün prim ödemesine göre 01.10.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 16.04.2019 tarihli SGK yazı cevabına göre Aydın 1. İş Mahkemesi'nin kesinleşen kararı sonrası davacıya 01.08.2010 - 30.08.2012 tarihleri arasında 6160 güne göre birikmiş aylıkları ödenmişse de 01.09.2012 tarihi sonrasına ilişkin kesinleşen yargı kararına binaen 5000 güne göre ödenen aylıkla 6160 güne göre ödenmesi gereken aylık arasındaki farkın davacıya ödenmesi gerekirken bu durum gözetilmeksizin davacıya 17.790,55 TL borç çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu bu nedenle davacının borçtan sorumlu olmadığının tespiti gerektiği, davacı, Kurum hatası nedeniyle 965 gün borçlandığı sürenin prim ödeme gün sayısına eklenmesi sonrası 7165 gün üzerinden aylık bağlanmasını talep etmişse de kesinleşen yargı kararındaki tespitler göz önüne alındığında bunun mümkün olmadığı, kaldı ki davacının 965 gün prim ödeme günü karşılığı borçlanarak ödediği 9.128,90 TL'nin davalıdan iadesini talep ederken aynı zamanda 965 gün prim ödemesinin aylık hesabında dikkate alınmasını talep edemeyeceği, daha önce açıklandığı üzere davacının 965 gün karşılığı borçlanarak ödediği 9.128,90 TL'nin Kurumun hatalı işlemi nedeniyle davacı tarafça ödenmesi nedeniyle bu alacağın davalıdan tahsili gerektiğinin tespit edilmesi gerektiği, Aydın 1. İş Mahkemesinin kesinleşen kararı göz önüne alındığında davacının ilk aylık bağlama tarihindeki derece, gösterge ve aylık bağlama oranına göre kendisine aylık bağlanmasını talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıya 6160 gün prim ödemesine göre ve 01.09.2000 tarihinde bağlanan ve ödenmeye başlanan aylığa esas alınan gösterge ve aylık bağlama oranına göre aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline, davacıya 01.09.2012 tarihinden itibaren 6160 gün prim ödemesine göre 2/4. derece 14375 gösterge %55,60 %49.00 aylık bağlama oranına göre aylık bağlanması halinde ay be ay ödenmesi gereken aylıklar ile 29.03.2013 tarihli aylık bağlama kararı ile 14425 gösterge %51,50 %41 aylık bağlama oranına göre bağlanan ve ay be ay ödenen aylıkların mahsubu sonrası aradaki farkın her bir aya ait fark aylık yönünden ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davalı Kurumun davacının aylığını hukuka aykırı olarak iptal etmesi sonrası davacının tekrar emekli olabilmek için Kuruma ödediği 965 gün yurt dışı borçlanma bedeli olan 9.128,90 TL'nin 01.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıya iadesi gerektiğinin tespitine, davacı hakkında tahakkuk ettirilen 17.790,55 TL borçtan davacının sorumlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine sonuçlanan ve Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleşen Aydın 1. İş Mahkemesinin 2014/264 Esas, 2015/196 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davacının 18.08.2010 tarihinde Kuruma intikal eden dilekçesine istinaden yaşlılık aylığının tekrar ödenmesi gerektiği ve aylığın 7125 gün hizmet üzerinden bağlanması gerektiğinin belirtildiği, davacının 4176 gün Bağ-Kur üzerinden prim yatırdığı, 2949 gün de SSK olmak üzere toplam 7125 gün prim ödediği, ayrıca Aydın 1. İş Mahkemesinin 2014/2 64... /196 karar sayılı ilamı ile sonuçlanan dava devam ederken iptal edilen emekliliğinin yenilenmesi sırasında 965 gün borçlanması yaptırılarak toplam 8090 gün prim tahsilatının yapıldığı, Mahkeme tarafından 965 gün yurt dışı borçlanma bedeli olan 9.128,90 TL'nin 01.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya iadesine karar verildiği, ancak Aydın 1. İş Mahkemesinin 2014/2 64... /196 karar sayılı ilamı ile sonuçlanan dava devam ederken iptal edilen emekliliğinin yenilenmesi sırasında 965 gün borçlanması yaptırılarak 8090 gün prim tahsilatı yapıldığı hususunda değerlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporuna bu doğrultuda yapılan itirazlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğu, davacının emekliliğe 01.09.2000 tarihinde hak kazandığı, emeklilik kategorisinin de bu tarihe göre hesaplanması, 7125 gün üzerinden emeklilik işleminin yapılması ve 18.08.2010 tarihinden bugüne kadar prim çakışması diye kesilen 2125 günün ay be ay hesaplanarak faiziyle ödenmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum temyiz dilekçesinde özetle; resmi ve yazılı belge niteliğindeki Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikteki yazılı delillerle ispatlanabileceği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tutarının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti ile ikinci kez bağlanan aylığın, borç tahakkuk işleminin iptali ve yurtdışı borçlanma bedelinin tahsiline ilişkindir.
1.10.01.1959 doğumlu davacıya, 15.08.2000 tarihli tahsis talebine istinaden; 01.07.1975-09.01.1979 tarihleri arasındaki zorunlu ve 01.07.1995 - 30.06.2000 tarihleri arasında isteğe bağlı olmak üzere toplam 19 84... sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) kapsamında, 20.04.1982-26.11.1993 tarihleri arasından 1479 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi) kapsamında Bağ-Kur sigortalılığı olmak üzere toplam 5160 gün üzerinden, 01.09.2000 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
2.Davacı 25.05.2006 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurarak halen Fransa'da bulunduğu ve söz konusu ülke sosyal güvenlik kurallarına göre çalışabilmek için kendisine bağlanan aylığın bir daha ki müracaatına kadar kesilmesini talep etmiş ve davalı Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığı 2006 yılı Ağustos ay itibariyle kesilmiştir.
3.Kesin dönüş yaptığı belirten davacı 11.08.2010 tarihli ikinci tahsis talebiyle yaşlılık aylığı 01.09.2010 tarihinden itibaren yeniden bağlanmıştır. Ne var ki; 03.06.2011 tarihli işlemle davalı Kurum davacının 01.01.1988-31.12.1996 tarihleri arasında Fransa'da Fransız Sosyal Güvenlik Emeklilik Sigortası kapsamında çalıştığının tespit edildiği ve söz konusu sürede ile 01.01.1988-26.11.1993 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının ve 19 95... yıllarındaki 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı sürelerinin çakıştığı gerekçesiyle davacının yaşlılık aylığını iptal etmiştir. Bu bağlamda 2000 yılı Kasım ayı ile 2006 yılı Temmuz ayı arasında kendisine ödenen 26.645,57 TL aylığın 5510 sayılı Kanunun 96/a maddesi uyarınca iadesini talep etmiştir.
4. Bu süreçte davacının 04.06.2012 tarihli dilekçesi ile 965 gün yurt dışı çalışmasının 3201 sayılı Kanun uyarınca ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında borçlanması üzerine; 09.08.2012 tarihli üçüncü tahsis talebi ile kendisine 01.09.2012 tarihinden itibaren 20 51... sayılı Kanun, 19 84... sayılı Kanun kapsamında çalışma ve 9 65... borçlanması olmak üzere toplam 5000 gün üzerinden yaşlılık aylığı yeniden bağlanmıştır.
5.Davacının 15.07.2011 tarihinde açtığı delil davada; 01.09.2000 tarihinden itibaren bağlanan ve ödenen yaşlılık aylıklarının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesinin 2016/1176 Esas ve 2016/9863 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
6.Davacı, kesinleşen ilama dayalı olarak 12.07.2016 tarihinde davalı Kuruma başvurmuş, bu arada anılan ilam henüz kesinleşmeden davalı Kurum, 04.04.2016 tarihli işlemle davacıya yeniden 6160 gün üzerinden ikinci yani 11.08.2010 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2011 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığını yeniden bağlamıştır.
7.Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, "sosyal sigortalarda çokluk", bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, "yararlanmada ve yükümlülükte teklik" ilkesi egemendir. Buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz. Çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü, kanun hükümleriyle engellenmiştir. Bu nedenle sigortalı birden çok sigortalı statüsündeki sigortalı sürelerini ayrı ayrı değerlendirerek iki ayrı yaşlılık/emeklilik aylığı alamayacağı gibi aynı süreleri farklı statülerde mükerreren değerlendirerek de yaşlılık/emeklilik aylığı alamaz.
8.01.09.20 00... .09.2010 başlangıç tarihli yaşlılık aylıklarının 6160, buna karşın 01.09.2012 tarihli yaşlılık aylığının ise 5000 prim günü üzerinden tahsis edildiği görülmektedir. Tahsis işlemlerine esas alınan prim ödeme gün sayılarındaki bu bariz farklılığın yanı sıra; tahsis tarihlerinin değişmesine bağlı olarak, hesaplamanın temel parametrelerinden olan 'aylık bağlama oranına' esas yaşın da değiştiği ve bu durumun aylık miktarlarında farklılık yarattığı kuşkusuzdur. Ayrıca davacıya 01.09.2010 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğu yargı kararıyla belirlendiğine göre artık aynı sigortalılık süreleriyle ve aynı statüde 01.09.2012 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığı yersiz hale gelmiştir.
9. Bu itibarla, 5510 sayılı Kanun’un 96/1-b maddesi kapsamında davacının iyiniyeti de gözetilerek; öncelikle her iki aylık tutarının Kurumdan sorulması, Kurum cevabına itiraz edilmesi halinde ise dosyanın uzman bilirkişiye tevdi edilerek yaşlılık aylığı farklarından kaynaklanan net borç/alacak durumunun hesaplattırılması gerekmektedir. Davacıya fiilen yapılan ödemeler ile mahsup edilen tutarların bu veriler ışığında mukayese edilmesi; neticede maddi ve hukuki ilkeler uyarınca davacının halen bir alacağının bulunup bulunmadığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması zorunludur. Eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile mezkur hususlar aydınlatılmadan hüküm tesisi yoluna gidilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.