Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçu hükmünü zorunlu müdafi atanmaması ve savunma hakkı ihlali nedeniyle bozarken diğer suçlardan yapılan temyizleri reddetti.
Özet: Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen beş yıldan az hapis cezalarına ilişkin temyiz başvuruları, yasal olarak temyiz edilemez nitelikte olmaları nedeniyle reddedilmiş; ancak hırsızlık suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde, yüklenen suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması sebebiyle zorunlu müdafi atanmaksızın yargılamaya devam edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı tespit edildiğinden, bu hukuka aykırılık nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/225 E.  ,  2025/17439 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/193 E., 2021/1442 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeni hükümler tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümler yönünden sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/193 Esas, 2021/1442 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'in temyiz isteminin, lehe hükümlerin uygulanmadığına, TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğine; sanık ...'un temyiz isteminin, şikâyetçilerin zararlarını giderdiğine, TCK'nın 168. ve 62. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.