Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin, davacının Sosyal Güvenlik Kurumunca eksik bağlandığı iddia edilen yaşlılık aylığına ilişkin temyiz incelemesi sonucu verdiği karar.
Özet: Emekli davacının yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı iddiasıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf, kurumun aylığı 5510 sayılı kanuna göre cüzi miktarda eksik bağladığını tespit ederek, davacıya geçmiş aylık farklarından kaynaklanan 9,16 TL ana para ve 0,22 TL faiz olmak üzere toplam 9,38 TL ödenmesine karar vermiş, davalı kurum ise bu kararı kurum işlemlerinin kanuna uygun olduğu ve eksik miktarın çok az olduğu gerekçesiyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2034 E., 2024/878 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş MahkemesiSAYISI : 2021/173 E., 2022/151 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3...1 sigorta sicil numaralı davacının 4857 sayılı Kanun'a tabi olarak uzun yıllar hizmet akdine dayalı çalışmasını sürdürdüğü, 28.11.2017 tarihinde emeklilik nedeniyle çalıştığı işten ayrıldığı ve 29.11.2017 tarihinde tahsis talebiyle Kuruma yaşlılık aylığı başvurusunda bulunduğu, ayrıca 03.11.2016 tarihli başvurusuyla 90 gün karşılığı askerlik borçlanması yaptığı, toplam 1.211,12 TL tahsis edildiği, söz konusu tutarın gerek davacı adına ödenen primler, gerekse hizmet süresi gözönüne alındığında çok düşük bulunduğu, işbu tutara davacı tarafından asaleten itiraz edildiği, itiraz neticesinde davacının yaşlılık aylığının 1,76 TL artırılmak suretiyle 19.01.2018 onay tarihi ile güncellendiği, yapılmış olunan bu güncellemenin aylık hesabına ilişkin usullerle bağdaşmadığı, neticeten davacı adına 27.03.2018 tarihinde yeniden davalı Kuruma başvurdukları ve bu başvuru ile tahsis edilen yaşlılık aylığının yeniden incelenerek hakkaniyete uygun bir şekilde güncellenerek yükseltilmesini talep ettikleri, yapmış oldukları başvurunun ... SGM'nin 02.05.2018 tarih ve 51171429/205.05/3655631 sayılı yazısıyla reddedildiği, gerek davacının hizmet süresi, gerekse yaşlılık aylığının hesabına esas yöntemler mucibince yaşlılık aylığının eksik hesap edildiği iddiasıyla fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 02.05.2018 tarih ve 51171429/205.05/3655631 sayılı Kararının iptaline, davacının yaşlılık aylığı ve matrahının güncel yöntemlerle tespitine, geçmiş aylara dönük olarak şimdilik aylık farklarına istinaden 300 TL'nin davalıdan her bir aylığa tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaşlılık aylığının güncellenmesi için Kuruma başvurduğu, Kurumun başvuru üzerine 19.01.2018 tarihinde gerekli güncellemeleri yaptığı, Kurumun yapmış olduğu güncelleme üzerine talebinde ve yasal düzenlemelerde herhangi bir değişiklik veya farklılık olmaksızın güncelleme talebini yinelediği, davacının 27.03.2018 tarihli dilekçesi üzerine yeniden yapılan incelemede 03.01.2018 tarihli başvurusu üzerine gerekli incelemelerin ve güncellemelerin yapıldığı, bu güncelleme sonrasında başkaca herhangi bir hata tespit edilmediğinin 02.05.2018 tarihli yazı cevabıyla bildirildiği, Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata ve hukuka uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla dava dosyasında yer alan ve davacının prime esas kazancı ve prim gün sayısını gösteren belgelere göre davacının 5510 sayılı Kanun'a göre hesaplanan yaşlılık aylığının az da olsa eksik hesaplandığı, davalı Kurum tarafından davacıya 01.12.2017 tarihinde ek ödeme hariç 1.145,31 TL aylık bağlandığı, ancak daha sonra aylığın 1.145,92 TL olarak tadil edildiği, davalı Kurumun ek ödeme dahil 1,94 TL eksik aylık bağlaması nedeninin 2017 yılına ait prime esas kazanç tutarını eksik hesaplamasından kaynaklandığı, dosya kapsamında yer alan ve davacıya ödenen aylıkları gösteren kayıtlara göre Kurum tarafından davacıya ödenen aylıkların 9,16 TL eksik olduğu, bu eksik tutarlar için ödenmesi gereken faiz tutarının 0,22 TL olduğu anlaşılmakla 04.03.2022 havale tarihli bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıya 01.12.2017 tarihinde 5510 sayılı Kanun gereği bağlanması gereken aylığın ek ödeme dahil 1.193,06 TL olduğunun tespiti ile dava tarihine kadar eksik ödenen 9,16 TL maaş ve 0,22 TL faiz olmak üzere toplam 9,38 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin kanuna uygun olduğu, Mahkemece eksik aylık bedelin 1 TL faizinin 0,22 Krş olması karşısında Kurumun kusurlu atfedilmesinin yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yaşlılık aylığı yeniden hesaplanarak fark aylıkların tahsiline ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.