Miras bırakanın farklı kanunlara tabi sigortalılık süreleri nedeniyle bağlanan ölüm aylıklarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iptali, yersiz ödeme ve faiz tahsiline ilişkin ihtilafın temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, vefat eden sigortalının mirasçılarının, farklı sosyal güvenlik mevzuatlarına (506 ve 1479 sayılı kanunlar) tabi hizmet süreleri bulunması nedeniyle, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2829 sayılı kanun uyarınca son yedi yıllık hizmet kuralına dayanarak Bağ-Kur (1479 sayılı kanun) kapsamında ölüm aylığı bağlanması gerektiği tespitiyle, daha önce 506 sayılı kanun kapsamında bağlanan aylıkları iptal edip, yapılan ödemelerin faiziyle iadesini talep etmesi ve mevcut aylıklardan kesinti yapması üzerine açtıkları davayı konu almaktadır; davacılar, kurumun işlemlerinin zamanaşımı ve hukuka aykırılık gerekçeleriyle iptalini isterken, alt mahkemeler kurum işlemlerini hukuka uygun bulmuştur.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/317 E., 2024/323 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların miras bırakanı ...'ın 28.06.1994 tarihinde trafik kazası sonucunda öldüğünü, bunun sonucunda davalı Kurum tarafından hak sahiplerine iş görememezlik aylığı ve yetim aylığı bağlandığını, ödemeleri halen devam eden anne ... ve kızı ... ile şartlar gereği ödemesi kesilen Meltem Yangın ve ... adreslerine davalı Kurumun 24.02.2015 tarihli yazılar göndererek 3/321477814 tahsisli ödemenin iptal edildiği ayrıca 24.12.2014-23.05.2015 tarihleri arası her biri için yapılan ödemelerin yersiz ödeme kapsamında faizi ile birlikte takip ve tahsil edileceğini bildirdiğini, 25.03.2015 tarihinde yapılan itiraz üzerine itirazın reddine karar verildiğini, ayrıca ... ile ...'a ödenen aylıkları 1/4 oranında kesinti yapıldığını, ... tahsis no.lu ödemeler ile ... tahsis no.lu ödemelerin niteliği itibariyle birlikte değerlendirilemeyeceğini, ilkinin trafik kazası sonucu bağlanan iş görememezlik geliri, diğerinin ise sigortalı çalışmaları nedeniyle hak sahiplerine bağlanan ödemeler olduğunu, olay tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun'un 99. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, yine faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, aylıklardan kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle öncelikle anne ... ve ...'ın almakta olduğu yetim aylığından 1/4 oranında yapılan kesintilerin ihtiyati tedbiren durdurulmasına, ayrıca 3/ 3...4 no.lu tahsisin ... ve ... için devamına, hak sahiplerinden geriye doğru istenen faizlerin iptalini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Kanun'a tabi ... sigorta sicil numarası ile 1981-1987 süresi için 2219 günlük sigortalı çalışmalarının tespiti üzerine ...'ın 28.06.1994 tarihinde vefatı sonucu eşi ve çocuklarına 506 sayılı Kanun'un 68. maddesine göre ölüm aylığı bağlandığını ve aylık ödenmesine devam edilirken bu defa İzmit Sosyal Güvenlik Merkezine 25.12.2014 tarihli yazısı ile ölen sigortalının 0...9 Bağ-Kur numarası ile 1479 sayılı Kanun'a tabi çalışmalarının bulunduğu ve en son çalışmalarının Bağ-Kura tabi geçtiği ve bu çalışmalarından dolayı hak sahiplerine 01.09.1995 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı ve ödemeye devam edildiğini tespit edildiğini, farklı Sosyal Güvenlik Kurumlarına tabi olarak geçen sigortalılık sürelerini birleşmesi ile ilgili 2829 sayılı Kanun gereğince emekli aylıklarında son 7 yıllık fiili hizmet süresinde hizmet süresi fazla olan Kurumca emekli aylığının bağlanması gerektiğini, davacılara da 1479 sayılı Kanun'a göre aylık bağlanması gerektiğinden ... no.lu dosyadan bağlanan ölüm aylığının iptal edildiğini, Kurum işlemlerinin kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararı ile 506 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylıkların kesilmesi ve geriye dönük 10 yıllık ödenen aylıkların iadesinin istenmesine dair Kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli kararıyla; ... İş Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli, 2015/189 Esas - 2018/88 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Davacıların miras bırakanı ...’ın 2928 sayılı Kanun'a göre ölüm tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun'a tabi olduğu ve bu durumda 2928 sayılı Kanun'un 8/son fıkrası gereğince ölüm aylığının 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanması gerektiği gerekçeleriyle davalı Kurumca davacılara 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan ölüm aylıkları iptal edilerek, borç çıkarılması üzerine eldeki dava açılmıştır.Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacıların murisi ...’ın 28.06.1994 tarihinde vefat ettiği, sigortalı murisin 01.04.1981-24.07.1987 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi kapsamında 2219 gün hizmetinin bulunduğu, davacıların 29.09.1994 tarihinde Kuruma ölüm aylığı başvurusunda bulundukları, Kurumca davacıların ölüm aylığı talebi kabul edilerek 01.07.1994 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un 66/c bendi gereğince aylık bağlandığı, bu defa davacıların 10.08.1995 tarihinde Bağ-Kur ölüm aylığı talebiyle Kuruma başvuruları üzerine, davacıların miras bırakanı ...’ın 20.04.1982 - 26.12.1983, 10.10.1988 - 15.08.19 90... .12.1993 - 02.05.1994 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi olarak geçen hizmetlerinin 3 yıl 11... gün olduğu anlaşılmakla 3/119991 tahsis numarası ile davacılara 01.07.1994 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun'un 41. maddesine eklenen 2229 sayılı Kanun'un 18/a maddesi gereğince Bağ-Kur aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Daha sonra davalı Kurum kayıtlarının tetkikine göre davacılara 3/1119991 tahsis numarası ile miras bırakanın en son çalışmasına göre Bağ-Kur aylığı bağlandığı, ancak 4/1-(a) kapsamında da hak sahiplerine gelir bağlandığı tespit olunarak 09.11.20 15... sayılı güncelleme formu ile davacıların ... tahsis numaralı 4/1-(a) kapsamındaki gelirden, 2829 sayılı Kanun'a göre son 12 60... /1-(a) bendi kapsamında geçmediğinden, 23.09.1995 tarihi itibariyle çıktıklarının düzenlendiği ve 24.12.2004-23.02.2015 tarihleri arasında davacılar hakkında yersiz ödeme borcu çıkarıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun'un amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır.Belirtilen açıklamalar ışığında, davacıların hizmet birleştirilmesine gerek olmadan 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazandıkları ve hizmet birleştirmesine zorlanamayacakları ortadadır. Bu nedenle Kurumca doğrudan 506 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylıkların iptalinin söz konusu olamayacağı, davalı Kurumun 1479 sayılı Kanun'a göre bağladığı ve fazladan ödediği ölüm aylıklarının da Kurumca tahsil edilebilir olduğu belirgindir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin 02.06.2026 tarihli kararı ile "Davanın kabulü ile-Davalı Kurumun davacı hak sahiplerine 01.07.1994 tarihinden itibaren ... tahsis dosyasından bağlanan 506 sayılı Kanun'a tabi ölüm aylıklarının iptali işleminin iptaline,- Davacılardan ... ve ...'a ... tahsis dosyasından 506 sayılı Kanun'a tabi ölüm aylığı ödemesinin devamına,-Davalı Kurumca ... tahsis dosyasından geriye dönük ödenen aylıkların tahsili için tahakkuk ettirilen borç işleminin asıl borç ve faizleri ile birlikte iptaline, -Davalı Kurumca ... tahsis nolu dosyadan davacılardan ... ve ...'a ödenmekte olan ölüm aylıklarından 1/4 oranında yapılan kesinti işleminin de iptaline" karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesinin 02.06.2026 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dava dosyası incelendiğinde her ne kadar Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece davalı Kurum tarafından tesis edilen 506 sayılı Kanun'a tabi ölüm aylıklarının iptali işleminin iptaline ve davacılardan ... ve ...'a ... tahsis dosyasından 506 sayılı Kanun'a tabi ölüm aylığı ödemesinin devamına, ayrıca davalı Kurumca ... tahsis dosyasından geriye dönük ödenen aylıkların tahsili için tahakkuk ettirilen borç işleminin asıl borç ve faizleri ile birlikte iptaline ve ... tahsis no.lu dosyadan davacılardan ... ve ...'a ödenmekte olan ölüm aylıklarından 1/4 oranında yapılan kesinti işleminin de iptaline karar verilmiş ise de; davacıların hem 506 sayılı Kanun'a tabi olarak ölüm aylığı ile hem de aynı zamanda 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alamayacağı değerlendirilerek Kurum işleminin buna göre irdelenmesi suretiyle geçersiz sayılan aylığa ilişkin de karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." denilerek karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulüne;A)Davalı Kurumun davacı hak sahiplerine 01.07.1994 tarihinden itibaren ... tahsis dosyasından bağlanan 506 sayılı Kanun'a tabi ölüm aylıklarının iptali işleminin iptaline,B)Davacılardan ... ve ...'a ... tahsis dosyasından 506 sayılı Kanun'a tabi ölüm aylığı ödenmesinin devamına,C)Davalı Kurumca ...tahsis dosyasından geriye dönük ödenen aylıkların tahsili için tahakkuk ettirilen borç işleminin asıl borç ve faizleri ile birlikte iptaline, D)Davalı Kurumca ... tahsis nolu dosyadan davacılardan ... ve ...'a ödenmekte olan ölüm aylıklarından 1/4 oranında yapılan kesinti işleminin iptaline, E)Davalı Kurumca 1479 sayılı Kanun kapsamında 3/111991 tahsis dosyasından davacılara bağlanan ölüm aylıklarının iptali gerektiği ile davalı Kurumca 5510 sayılı Kanun 96/a maddesi uyarınca bu kapsamında yersiz ödenen aylıkların tespit tarihinden itibaren geriye dönük 10 yıl süre ile ödenen tutarlarının davacılardan tahsili gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1- Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece tarafların iddia ve taleplerinin yanında, talep harici başka bir konuda daha karar verildiğini, işbu davada sadece 3/ 3...4 numaralı tahsisin ... ve ... için devamına, davacı hak sahiplerinden geriye dönük istenen aylık ödemesi ve faizlerin iptaline, hala devam eden kesintilerin iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, 4/b kapsamında bağlanan aylıklara ilişkin işlem yapılmasının tamamen ayrı bir idari işlemin ve yargılamanın konusu olması gerektiğini beyan etmektedir. 2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacıların aylık almakta iken, 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık talebinde bulunduğunu, bu başvuruda kurumdan başka maaş almadıklarını beyan ettikleri, Kurum hatası sonucu ikinci aylığında bağlandığını, Kurumun iki maaştan birini kesmesi işleminde bir hata olmadığını, son çalışma ve baskın çalışma Bağ-Kur sigorta kolundan olduğundan, diğer koldan bağlanan maaşın kesilmesi yoluna gidildiğini, davacının dava dilekçesindeki talep ile hüküm uyuşmadığını, son bozma ilamındaki eksikliklerin giderilmediğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum sigortalısı ...’ın vefatından dolayı davacılara iki ayrı maaş bağlanmasına istinaden 5510 sayılı Kanun'un 96/a maddesi gereğince yersiz ödemelerin iadesi talebine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacıların davalı Kuruma borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı taraflarca fazla yatırılan temyiz harcının ve temyiz yoluna başvurma harçlarının istek halinde ilgililerine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.