Saç çoğaltma vaadiyle protez saç uygulayan davalıya karşı açılan ayıplı hizmet ve manevi tazminat davasında eser sözleşmesi kapsamındaki yüklenici sorumluluğunun değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, saç gürleştirme vaadiyle gittiği davalının saçını kazıyıp peruk yapıştırması ve bu hizmetin ayıplı olması nedeniyle maddi-manevi tazminat istemiş; davalı ise protez saç hizmeti verdiğini ve davacının bilgilendirildiğini belirtmiştir. Yerel mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak protezin ayıplı olmadığı gerekçesiyle davayı iki kez reddetmesi üzerine, üst mahkeme, eser sözleşmesinde yüklenicinin vaat ettiği sonucu gerçekleştirmesi, tüm mesleki şartları yerine getirmesi, olası riskleri bildirerek rıza alması ve iş sahibinin beklediği amaca uygun teslimat yapması gerektiğini vurgulayarak, ayıp hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirme yapılması gerekliliğine işaret etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/144 E.  ,  2025/4089 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/383 E., 2024/402 K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı vekili ile davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin saçlarını gürleştirmek amacı ile davalıya gittiğini, davalı yetkilileri tarafından davacıya, saçından küçük bir kısmın alınarak yurtdışına gönderileceğinin ve bu saçın çoğaltılarak davacının saçlarının arasına monte edileceğinin söylendiğini, müvekkiline sözleşme imzalatıldığını ve ödeme alındığını, bir süre geçtikten sonra yurtdışından gelen saçın uygulanması için davalıya giden müvekkilinin, saçının üst kısmının makine ile kazındığını ve yurtdışından getirtilen ve peruk olduğu anlaşılan saçın, yapıştırıcı medical bant denilen uygulama ile müvekkilinin başına yapıştırıldığını, bu peruğun birer ay ara ile çıkarılıp tekrar yapıştırılması gerektiğinin bildirildiğini, davalının hizmetinin ayıplı olduğunu, davacıya, "çoğaltılmış saçın araya serpiştirilecek" denilmesine rağmen, davacının kafasındaki saçın kazındığını, davalının taahhüdüne aykırı hareket ettiğini, yapılan protez saçın kaydığını, müvekkilinin sosyal çevresinde aşağılandığını, psikolojisi bozulan müvekkilinin psikolojik tedavi gördüğünü belirterek, uğranılan maddi zarar için şimdilik 4.200,00 TL'nin, manevi tazminat bakımından ise 75.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının 21 yılı aşkın süredir kişiye özel olarak tasarlanan protez saç imalatı ve tedariki işi ile uğraştığını, ürünlerin internet sitesi, katalog, broşür gibi tanıtım mataryelleri ile tanıtıldığını, tanıtımların hiçbirinde saç çoğaltma yöntemi, saç ekim merkezi olduğu yönünde beyanı bulunmadığını, davacının sözleşme görüşmelerinde akrabasının da davacı ile birlikte bulunduğunu ve ürünler hakkında bilgi verildiğini, davacının biri yedekte olmak üzere iki adet ürün siparişinde bulunduğunu, protezlerden birinin 18.04.2013 tarihinde davacının başına uygulanmak sureti ile teslim edildiğini, 25.04.2013 tarihinde ise ikinci saç protezinin teslim alındığını, davacının iddialarının gerçek dışı ve tutarsız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.08.2017 tarihli ve 2017/355 Esas, 2017/435 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 03.08.2017 tarihli kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin, 2017/2577 Esas, 2018/4116 Karar, 30.10.2018 tarihli kararı ile davacının iddiasıyla ilgili olarak deliller toplanmadan ve çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişi incelemesi yapılmadan davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı, mahkemece HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince konusunda uzman bilirkişiler seçilerek, bahse konu işin ... sözleşmesi niteliğinde olduğu, yüklenicinin edimi ile bağlı olduğu hususları gözetilerek davacı taleplerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 17.05.2021 tarih ve 2019/246 Esas, 2021/108 Karar sayılı kararı ile bozma sonrası alınan raporda, yapılan saç protezinin doğal saç ile birleşim yerinin çok az farkedilecek bir geçişe sahip olduğu ve doğal saç rengi ile çok benzeştiği, bu sebeple saç protezinin ayıplı olmadığının tespit edildiği, davalının taahhüt ettiği edimini yerine getirdiği ve herhangi bir kusurunun olmadığı, bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 17.05.2021 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.05.2023 tarihli ve 2022/1589 Esas, 2023/2069 Karar sayılı ilâmı ile,".... sözleşmesinde, yüklenici belli bir sonucu (...) taahhüt ettiğinden sonuç gerçekleşirse, yüklenici borcunu ifa etmiş sayılır ve ücrete hak kazanır. Buna göre yüklenici, davacının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmişse; somut durumun gerektirdiği tedbirleri noksansız biçimde almışsa, uygun müdahaleyi belirleyip uygulamışsa, müdahalede nadir de olsa görülebilecek olumsuz sonuçlara dair davalıyı aydınlatıp uyarmış ve davalının bu hususta rızasını almışsa, eserini iş sahibi davalının ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayarak teslim etmişse ücrete hak kazanır. İş sahibinin ayıptan doğan hakları TBK. m. 475'te düzenlenmiştir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim ya da ücretsiz onarım isteme hakları ile genel hükümlere göre tazminat isteme hakkıdır. Bunlarda ilk üçü, yani dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakları seçimlik haktır. Tazminat isteme hakkı ise, iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir. Bu haklar sınırlı olarak sayılmış olduğu için bunlar genişletilemez. Somut olayda; davalı yüklenici tarafından yapılacak olan uygulama bakımından doğrudan davacıya yönelik olarak gerek sözleşme metninde gerekse dosya kapsamındaki formlarda uygulamanın ne surette olacağı, davacının kafa bölgesindeki saçların kazınması ve yapıştırıcı sürülerek saçın monte edilmesi ve devamında oluşabilecek olumsuzluklar bakımından aydınlatma yapılmadığı, bu hali ile davalı yüklenicinin kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, bu hali ile faydalanılması mümkün olmayan iş bakımından uğranılan zarar kapsamında davacının kanıtladığı ödemelerin davalıdan tahsili ile uygun bir miktar manevi tazminatın tahsiline karar vermekten ibarettir" gerekçesi ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayılı belirtilen kararı ile davacının, davalı şirkete toplam 4.000,00 TL ödemiş olduğunun tespit olunduğu, bunun haricinde davacı tanık beyanlarında sözleşmeye konu işlem sebebiyle davacının psikiyatri tedavisi gördüğü, dolayısıyla bu sebeple yapmış olduğu 150,00 TL tedavi masrafı ile birlikte toplam 4.150,00 TL'nin maddi zararının olduğu, manevi tazminat talebi yönünden ise; MK'nın 4. maddesi dikkate alınmak suretiyle, olayın oluş biçimi, kusur oranları, davacının maruz kaldığı işlem sebebiyle yaşamış olduğu üzüntü ve keder derecesi gözönüne alınmak suretiyle davacının içine düşmüş olduğu elem ve üzüntünün telafisi yönüyle, tarafların kusur durumu ve hakkaniyet ölçüsünde manevi tazminat taktir edildiği belirtilerek, 4.150,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 31.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Davalı şirketin, Türkiye'nin öbür ucundan (Mardin'den) büyük umutlarla gelen ve kalıcı saç hayalleri olan ve evlenme çağındaki müvekkilinin hayallerini gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle yıktığını,
b.Davacının saçları kazıtıldığından dolayı aylarca evden çıkamadığını ve adeta eve hapsolduğunu,
c.Psikolojik tedavi alan, alay konusu olan, maruz kaldığı muamelenin olumsuz etkilerini ve psikolojik travmasını halen yaşamakta olan davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a.Davacının iddialarının, davalı tanıklarının biri biri ile örtüşen beyanları ve maddi kanıtlarla tekzip edildiğini,
b.Davalının, davacıyı protez saçın siparişinden önce uygulamanın ne surette olacağı, davacının kafa bölgesindeki saçların kazınması ve yapıştırıcı sürülerek saçın monte edilmesi ve devamında oluşabilecek olumsuzluklar bakımından aydınlattığını,
c.Davacının, 16.01.2013 tarihinde davalı firmanın müşteri bilgi formunu bizzat kendi el yazısıyla doldurduğunu,
d.Maddi tazminatın 5 katı manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesi niteliğindeki protez saç ünitesi uygulaması işinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflardan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
27.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.