Şoförlü araç kiralama hizmeti alım sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için açılan itirazın iptali davasında, görevsizlik bozması sonrası fatura ve çek ödemeleri ihtilafının incelenerek davacı temyiz itirazlarının reddedilmesi.
Özet: Davacı tarafça şoförlü araç kiralama hizmetinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki görevsizlik kararı Yargıtay tarafından sözleşmenin hizmet alımına ilişkin olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkeme, davalının ticari defterlerinde yer alan ve KDV beyannamelerinde indirim konusu yapılan faturalara karşılık çeklerle ödeme yapıldığını ve davacının çeklere yönelik imza itirazının yerinde olmadığını tespit etmiştir; ayrıca, süresi dışında düzenlenen iade faturasının alacağı ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, itirazın kısmen iptali ile takibin belirli bir meblağ için devamına, fazlaya ilişkin istemin ise ödeme veya hukuki dayanaksızlık nedeniyle reddine karar verilmiş, davacının çeklere dair temyiz itirazı ise mahkemenin bozmaya uygun ve usulüne uygun karar verdiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır.
6. Hukuk Dairesi         2025/1666 E.  ,  2025/4081 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/181 E., 2022/6 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; araç kiralama bedeli ve şoför ücreti alacağına yönelik düzenlenen faturaların tahsili için Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2015/4562 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli kararı ile dava konusu alacağın kira sözleşmesinden kaynaklandığı, bu itibarla davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce, davaya dayanak ve hükme esas alınan sözleşme, her ne kadar ''... Kiralama Sözleşmesi'' olarak belirtilmiş ise de özellikle sözleşmenin şartlarını düzenleyen ilgili maddeleri göz önüne alındığında sözleşmenin şoförlü araç kiralama hizmetine ilişkin olduğu, dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görev yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davalının davacı tarafından düzenlenen 5 adet faturanın davalının ticari defterlerinde yer aldığı gibi, KDV beyannamesinde indirim konusu yaptığı, davacı tarafından hazırlanan faturalardan 30.09.2014 tarihli fatura bedeline karşılık davalı tarafından 2.076,80 TL iade faturası düzenlendiği, bu kapsamda fatura bedelleri toplamından iade fatura bedeli düşüldüğünde davalının davacıya ödemesi gereken tutarın 11.332,72 TL olarak belirlendiği ve bu tutarın davalı tarafça davacı tarafa verilen 5.569,60 TL ve 5.763, 12... ayrı çek ile ödendiği davalı tarafça iddia olunmuş, davacı taraf ise kendisine faturalar karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi davalı tarafça iade faturasının tebliğ edilmediğini iddia ettiği, çeklerin bağlı bulunduğu bankalara yazılan müzekkerele karşılık, 5.569,60 TL bedelli çekin 14.05.2015 tarihinde 5.763,12 TL bedelli çekin ise 15.06.2015 tarihinde ...'a ibraz edilerek ödendiği belirtilerek çek görüntüsü dosya kapsamına sunulduğu, söz konusu çeklerin ... Otobüs İşletmeciliği adına kesildiği ve çekin arka yüzünde ... otobüs işletmeciliğinin ciro ettiği ve çeklerin tahsil edildiğinin anlaşılması ve çek bedellerinin davalı tarafın defterinde kayıtlı olması karşısında davacı tarafın çekler üzerindeki imzalara ait itirazı yerinde görülmediği, davacı taraf söz konusu çekleri ciro etmiş olması ve tahsilinin gerçekleşmesi karşısında çek bedeli kadar davalının davacıya ödemede bulunduğu iade faturası hususunda ise davalı taraf 5 adet faturaya süresinde itiraz etmemiş yalnızca 30.09.2014 tarihli faturaya karşılık iade faturası düzenlediği, süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, itiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 2.076,80 TL meblağa ilişkin devamına, fazlaya ilişkin 11.238,32 TL istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece çeklere ilişkin imza itirazının dikkate alınmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde de yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.