Nargile hizmet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve ihtiyati haciz talepli dava.
Özet: Nargile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında davacı, davalı restoranın ticari faaliyetini sonlandırması ve sözleşme gereği iade edilmesi gereken teminat bedelini geri ödememesi üzerine icra takibi başlatmıştır. Davalılar ise sözleşmenin tarafı olmadıklarını veya işlemleri yapan şahsın yetkisiz olduğunu iddia ederek takibe itiraz etmiş olup, davacı, davalıların sözleşmesel, temsil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğunu ve teminatın iadesiyle icra takibinin devamını, ihtiyati haciz ile icra inkar tazminatı taleplerini ileri sürmektedir.

T.C.
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/986 EsasKARAR NO : 2026/115DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/12/2025KARAR TARİHİ : 13/02/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., davalı ...’nun yasal temsilcisi olduğu ...Restoranı’nın nargile hizmetlerini yürütmek üzere, davalı ... ile 11 Aralık 2024 tarihinde “Nargile Hizmet Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmede görüleceği üzere müvekkilinin, restorana 15.000 ABD Doları tutarında bir teminat bedeli ödediğini, bu teminatın 9.000 ABD Doları banka havalesiyle, 05.12.2024 tarihinde 2.000 USD’nin karşılığı olarak 69.500 TL tutarında bir ödeme yapıldığını, 4.000 USD değerindeki bedel ise elden ödendiğini, ödemenin alındığına dair sözleşme ise ...tarafından imzalandığını, bu ödemeler karşılığında nargile ekipmanlarının mülkiyeti müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği nargile hizmetini sunmaya başladığını, bu hizmet karşılığında da dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap özetinden anlaşılacağı üzere müvekkiline bir takım ödemeler yapıldığını, bir süre sonra müvekkilinin sözleşmenin tarafı ve davalı ...'ya ulaştığında ise Orhan isimli bir şahıs tarafından mekanın boşaltıldığı bilgisini edinildiğini, restoranın ticari faaliyetine son vermesiyle sözleşme, fiilen ve haksız bir şekilde davalı tarafça sona erdirildiğini, Sözleşmenin 8. maddesi, fesih durumunda teminat bedelinin, varsa hasar veya borçlar düşüldükten sonra hizmet sağlayıcıya (...'e) iade edileceğini açıkça belirtiğini, müvekkilinin durumun netleştirilmesi için davalı ...ile WhatsApp üzerinden iletişime geçtiğini, yazışmalarda müvekkilinin yatırdığı depozitonun akıbetini sorduğunu, "Sonuçta ortada benim param gitmiş şu anda” ve “benim depozito olarak ödedigim para ne olacak onu soruyorum?” ifadelerini kullanıldığını, davalı ...'nun ise, "Geldiğinde ara gel konuşalım" diyerek konuyu geçiştirdiğini ve borcunu ödemekten kaçındığını, bu yazışmalarla, müvekkilin alacağının mevcudiyetini ve davalının bu durumdan haberdar olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalı ...'nun sözleşmenin bizzat tarafı olduğunu, teminat ve diğer ödemeleri şahsen teslim aldığını, bu nedenle sözleşmeden doğan kendi muhasebe kayıtlarına " Nargile Satış Hasılatı' olarak kaydetmek suretiyle sunulan hizmeti ve elde edilen geliri açıkça sahiplendiğini, tarafların sözleşmenin tarafı olmadığını kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkememizce taraflardan biri veya her ikisi açısından aksi kanaat hasıl olması halinde dahi tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca borçtan sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların hem ... Ticaret A.Ş. hem de ...ayrı ayrı ve haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini, davalı şirketin, itiraz dilekçesinde ...’nun şirket adına işlem yapma yetkisinin olmadığını ve ödemelerin onun şahsi hesabına yapıldığını iddia ettiğini, ancak sözleşmenin tarafı olarak görünen ...'nun, sözleşmede kendisinin ve restoranın adını kullanması, bu işlemleri gerçekleştirmesi ve dekontlarda belirtilen alacaklı isimlerinin tutarlı olması bu itirazın mesnetsiz olduğunu, kaldı ki şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde de...'nun yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalılar hakkında açılmış pek çok icra takibi bulunması nedeniyle davalılar hakkında ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, davalı ...’nun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı ... A.Ş.’nin icra takibine yapmış olduğu itirazın hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle iptalini, davalılar açısından borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkul ve banka hesapları ve sair haczi kabil tüm varlıkları üzerinde öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkememizce aksi kanaat hasıl olması halinde uygun görülecek teminat ile ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalıların haklı alacaklarını tahsil etmemize engel olmak amacıyla iyi niyetten yoksun olarak haksız itirazda bulunmaları nedeniyle, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, alacaklarına muaccel oldukları tarihlerden itibaren takip talebinde belirtildiği oranlarda faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinden bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ...Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı ile arasında hiçbir sözleşme ilişkisi olmadığını, davalılardan ...'nun, şirket kurucularından ... ile 21.03.2025 tarihine kadar müştereken temsil yetkisi olduğunu, davalı ...ise tek başına işlem yetkisi olmayan bir şahıs olduğunu,...'nun doğrudan kendi ad ve hesabına yapmış olduğu işlemden dolayı tek başına sorumlu olacağını, mahkeme aksi kanaatte olursa ...'nun yine yetkisiz temsilci olarak yapmış olduğu tüm işlemlerden tek başına sorumlu olacağını, davacı tarafından sunulan adi sözleşme metninde müvekkilinin unvanın hiçbir yerde geçmediğini, ...nun davacı tarafı kendi şahsi hesabına yaptığı işlerle sözleşme yapmaya ikna etmek ve ödeme almak niyeti olduğunu, ayrıca bu durumun, somut olayın müvekkili hiçbir şekilde alakadar etmeyen bir iş olduğu, ...'nun şahsi ilişkilerinden kaynaklığını, davacı tarafından ileri sürülen iddialar ve sunulan belgelerin hiçbirinin müvekkilini muhatap almadığını, hiçbir dekontta emin musayev ve müvekkili arasında bir para akışı olduğu görülmediğini, davacının takibe dayanak olarak belirttiği sözde sözleşme olarak belirtilen evraklarda yalnızca son sayfa imzalı olduğunu, diğer sayfalar bir müsvedde mahiyetinde olacağını, son sayfada sözleşmeye ilişkin hiçbir esaslı hüküm olmadığını, müvekkiline davacı ile arasında dava ve takip konusu hiçbir borç ilişkisi olmadığını, müvekkiline de husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin davacı ile arasında hiçbir borç ilişkisi olmaması nedeniyle öncelikle husumetimizin yokluğu dikkate alınarak, aksi halde diğer açıkladığımız sebeplerden dolayı davanın esastan reddini, davacının takibe dayanak olarak sunduğu belgenin bir takibe dayanak olamayacağını, ihtiyati haciz talebinin reddini, kötü niyetli olarak müvekkiline karşı icra takibi başlatan sözde alacaklı davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE/Davacının davası davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5'inci maddesinden, sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;Madde 5/A-(1) Bu Kanunun 4. maddesinde verdiğinde kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3'ncü maddesi uyarınca arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunludur. 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun Dördüncü bölümünden sonra gelmek üzere; "Dava şartı olarak Arabuluculuk" başlığıyla eklenen Beşinci Bölüm ve maddeye göre; "Dava şartı olarak arabuluculukMADDE 18/A -(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Davacı vekiline, dava tarihi olan 29.12.2025 tarihinden önce uyuşmazlığa ilişkin tanzim edilmiş arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin dosyaya sunmak üzere 2 haftalık süre verilmiş ancak davacı vekili süresi içinde arabuluculuk son tutanağının aslını veya onaylı suretini dosyaya ibraz etmemiştir. Tüm dosya kapsamından, Davacı vekili tarafından dava açılmadan önce dava şartı arabulucuk kapsamında arabulucuya başvurulduğuna ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmediği, başka bir anlatımla arabulucuya başvurulmadığı, ticari davanın arabulucuya başvurmadan açılması kanuna aykırıdır. 6102 sayılı TTK.na 7155 sayılı Kanunla eklenen 5/A maddesi gereği dava öncesi zorunlu arabuluculuğa tabi olan davada 6325 sayılı Kanuna yine 7155 sayılı Kanunla eklenen 18/A maddesi ikinci fıkrası gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacının kesin süre içinde arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL maktu karar harcının peşin yatırılan 7.101,97-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.369,97-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davalı ... Anonim Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 94.014,03-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Döner Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair tarafların yokluğunda HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. 13/02/2026KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır