Kardeşi tarafından işyerinin fiili işgali, kazanç kaybı ve haksız rekabet iddialarına dayalı maddi ve manevi tazminat talebinin reddedilerek temyize götürülmesi.
Özet: Davacı, 1987den beri sahibi olduğu fotoğrafçılık ve çiçekçilik işyerinin, emekli olan kardeşi tarafından haksız yere ele geçirilerek kazanç kaybına ve sebepsiz zenginleşmeye yol açıldığını, ayrıca benzer bir işyeri açılarak müşteri çevresinin yanıltıldığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacının haksız kullanıma karşı uzun süre yasal başvuru yapmaması, sebepsiz zenginleşmenin zorunlu unsuru olan haklı bir sebep olmaksızın halini ispatlayamaması ve manevi tazminat için kişilik haklarına saldırı şartının oluşmaması gerekçeleriyle davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/424 E., 2022/2698 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/245 E., 2020/406 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının .. Fotoğrafcılık ve Çiçekçilik işletmesinin 1987 yılından beri sahibi olduğunu, davacının işyerinin bulunduğu bu dükkanları dava dışı site yönetiminden kiraladığını, davacının sahibi olduğu dükkanda kardeşi olan davalı ...'nın 20.01.1987 tarihinden beri sigortalı olarak çalıştığını, ancak davalı kardeşinin 25.03.2011 tarihinde emekli olması sonrasında işvereni olan abisine başkaldırdığını ve işyerinin kazancına el koymaya başladığını, davacının işyerine el koyulan bu dönemde büyük bir kazanç kaybına uğradığını, davalı tarafın ise aynı oranda sebepsiz zenginleştiğini, kazanç kaybı nedeni ile maddi imkansızlığa düştüğünü ve bu nedenle işyerinin zamanında yapılamayan birçok ödemesini gecikme zammı ve faiziyle ödemek zorunda kaldığını, davalının işyerini terk etmeden önce aynı muhitte aynı tabelaya sahip ... Fotoğraf Stüdyosu ve Çiçekçiliği açtığını, böylece müşteri çevresinde işyerinin taşındığı intibasını uyandırarak davacının müşteri kaybına sebep olduğunu, davacının bu dönemde kardeşinin davranışları nedeniyle telafisi güç olacak şekilde elem ve kedere düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları ve belirsiz alacak taleplerini artırma hakları saklı kalmak üzere davalının kusuru nedeni ile uğramış olduğu kazanç kaybı ve munzam zararlarının faizleri ve tüm ferileriyle birlikte davalıdan tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/27 Esas sayılı dosyasında davacı ...'nın işyerinin kendi adına kayıtlı olmasına rağmen kardeşi ... tarafından işletildiğini mahkeme huzurunda ikrar ettiğini, işyerinin bulunduğu .. .. şubesinin tüm ödemelerinin davalı ... tarafından yapılmış olduğunun kesinleşen 2013/302 Esas sayılı dosyada dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğunu, davalının ayrı açtığı bir dükkan olmadığını, davalının kendisine ait bir işletme olmadığından dükkanın taşınmasına dair izlenim yaratmasının da mümkün olmadığını, manevi tazminatın şartları oluşmadığını, ayrıca manevi tazminat olarak talep edilen miktarın çok fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait işyerinin ruhsatının, vergi kayıtlarının, kira sözleşmesinin ve aboneliklerinin davacının üzerine kayıtlı olduğunun sabit olduğu, her ne kadar açıkça davalının 25.03.2011 tarihinden 25.10.2016 tarihine kadar işyerini elinden aldığı ileri sürülmüş ise de bu kullanıma ilişkin davacının açtığı bir davanın veya yasal mercilere başvurusunun olmadığı, bu süre içinde haksız bir kullanım olması halinde başvuru yapılmaması, davalının işyerini kullanmasına engel olmaya çalışmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca davacının elektrik hırsızlığından dolayı yapılan soruşturmada işyerini davalının kullandığını ikrar etmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde davacının sebepsiz zenginleşmenin zorunlu unsurundan davalı "haklı bir sebep olmaksızın" davacının aleyhine zenginleştiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, her ne kadar ayrıca manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de TBK'nın 58 inci maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat isteyebileceği düzenlendiği, dava dilekçesinde belirtilen sebeplerin kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince davacıya ait dükkanın davalının fiili işgali altında olduğu 25.03.2011-25.10.2016 tarihleri arasında bir dava açılmadığı veya yasal mercilere başvurularının olmadığı yönünde gerekçe oluşturulmuş ise de bunun doğru bir değerlendirme olmadığını, davacı müvekkilinin 2013 yılında karakola başvurduğunu, 2014 yılında Edirne Valiliğine başvurusunun bulunduğunu, bu taleplerinden rahatsız olan davalının 2013 yılında müvekkiline karşı el atmanın önlenmesi davası açtığını, davanın reddedildiğini, hukuki sürecin müvekkili lehine sonuçlanması ve mahkeme kararının kesinleşmesi ile birlikte taraflarınca eldeki tazminat davasının açıldığını, manevi tazminata ilişkin değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğunu, davada maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalının davacıya ait olan dükkan ve kazancı gasp etmesi sebebiyle sebepsiz zenginleştiği, davacının bu eylemleri nedeniyle uğradığı kazanç kaybı ve munzam zararının tazmini ile manevi zararın tazminine yöneliktir. Temyizen incelenen karar, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın HMK’nın 370/1 nci maddesi gereğince ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.