Konut dokunulmazlığı ihlalinde sanık lehine oluşan kazanılmış hakka rağmen verilen mahkûmiyetin, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle kanun yararına bozulması.
Özet: Yargıtay, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan açılan kamu davasında, ilk olarak verilen düşme kararının yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi ve akabinde Yargıtay tarafından bozulmasına rağmen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/5 ve 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddeleri uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmesi nedeniyle, sonraki mahkûmiyet kararını kanun yararına bozarak, hükümlü hakkındaki cezanın kaldırılmasına ve kamu davasının düşürülmesine hükmetmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/10806 E.  ,  2025/17420 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/789 E., 2023/206 K.
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/95449 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, konut dokunulmazlığını ihlal etme eylemi nedeniyle Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2014 tarihli kararı ile kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 05.10.2017 tarihli ve 2015/22690 esas, 2017/11217 karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, ancak Mahkemenin kararına karşı sadece sanık tarafından temyize başvurulduğu, aleyhe temyiz yoluna başvurulmadığı, bu halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 05.10.2017 tarihli bozma ilâmından önce verilen düşme kararının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde düşme kararının verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Hükümlü hakkında, Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 05.10.2017 tarihli bozma kararından önce verilen 13.02.2014 tarihli kararda, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine hükmedildiği ve bu hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 05.10.2017 tarihli ve 2015/22690 Esas, 2017/11217 Karar sayılı ilâmıyla bozulduğu anlaşılmakla; buna göre, 13.02.2014 tarihinde verilen düşme hükmü, hükümlü lehine kazanılmış hak oluşturduğundan, hükümlü hakkında, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gözetilerek konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden düşme kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve 2021/789 Esas, 2023/206 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan açılan kamu davasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği, DÜŞÜRÜLMESİNE, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.