Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyeti onarken, mala zarar verme suçunda daha önce kesinleşen hükme rağmen kurulan kararı hukuken geçersiz saydı.
Özet: Sanık hakkında önceden kesinleşen mala zarar verme suçundan mahkemece yeniden kurulan hükmün hukuken geçersiz olduğu tespit edildiğinden bu suça dair temyiz istemleri reddedilmiş; buna karşılık, hırsızlık suçundan bozma üzerine tesis edilen hükme yönelik temyiz incelemesinde, yargılama sürecinde ve delillerin değerlendirilmesinde bir eksiklik veya yanlışlık bulunmadığı, hakimin takdirinin yerinde olduğu anlaşıldığından, temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/17097 E.  ,  2025/17414 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1219 E., 2022/1187 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I) Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanık hakkında Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/233 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararıyla mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151 maddesi uyarınca 2.400,00 TL adli para cezası verildiği, bu kararın temyiz incelemesi yoluyla Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli, 2022/3327 Esas ve 2022/9458 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesine rağmen mahkemece mala zarar verme suçu yönünden dosya yeniden ele alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de; verilen kararın hukukî değerden yoksun olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığı belirlenmekle; sanık ve müdafiinin hukuken geçersiz olan karara yönelik temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, karar tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmediğinden sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.