Trafik kazasında yaralanan yabancı uyruklu davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde MÖHUKa göre teminat gösterme yükümlülüğü değerlendirmesi.
Özet: Trafik kazasında yaralanan yabancı uyruklu davacının sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerinin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından kısmen kabul edilmesinin ardından, davalı sigorta şirketi kararı temyiz ederek, özellikle davacının MÖHUK uyarınca teminat gösterme yükümlülüğünü yerine getirmediği için davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca kusur, maluliyet ve tazminat hesaplamalarına ilişkin bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, zamanaşımı ve müterafik kusur indirimi gibi esasa ilişkin birçok itirazın bulunduğunu savunmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/935 E., 2024/942 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2024/İHK-52347SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/275168 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 29.10.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı kamyonetin kasa kısmında yolcu olarak bulunduğunu, davacının araçtan ineceği sırada sürücünün aniden hızlanması sonucu davacının aracın kasasından yere düşerek yaralandığını, davacının kazadaki yaralanması sebebiyle malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 75,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 75,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini toplam 417.199,18 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kısmen kabulüne, 367.199,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.876,44 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 882,90 TL geçici bakıcı gideri tazminatının 30.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin hakkaniyet indirimi nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; sürücünün kusurunun olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yabancı uyruklu olduğunu, MÖHUK uyarınca teminat gösterme yükümlülüğü bulunduğunu, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kusur bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ek rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi, davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması, SGK tarafından davaya konu trafik kazası sebebiyle davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa tespit edilerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, davacının faize ilişkin talebinin reddi gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.Davacı .. .. Cumhuriyeti vatandaşı olup, Hakem Heyetince teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde tarihinde oy birliğiyle karar verildi.