Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında meydana gelen trafik kazasında, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde maluliyet oranının tespitinde, haksız fiilin gerçekleştiği tarihteki mevzuat hükümlerinin uygulanması gerektiği.
Özet: Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açtığı dava, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerince davacının maluliyetinin oluşmadığı veya sunulan raporun uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı temyizde maluliyet raporunun usulsüzlüğünü iddia ederken, temyiz incelemesini yapan mahkeme, haksız fiil sonucu oluşan maluliyetin tespitinin, kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak uzman doktor heyetince yapılması gerektiğini vurgulayarak, davacının dosyaya sunduğu rapora göre %10 maluliyetinin bulunduğuna dikkat çekmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/431 D.İş- 2024/342 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-27395SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/115737İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın, diğer bir araca çarpması ile 30.10.2022 tarihinde yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, kaza nedeniyle davacının maluliyeti oluşmadığını, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın iş kazası olması nedeniyle SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle tazminat hesabı yapılması gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın kusuru ile sınırlı sorumlu olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştirIII. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu kaza nedeniyle davacıda sürekli maluliyet oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olmasına göre itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlemediğini, müvekkili tarafından sunulan raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcusu olduğu aracın, diğer bir araca çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan .. Üniversitesi .. Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 22.05.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol 6,7,8,9 kot kırığı, plavrel efüzyon ve akciğer kontüzyonu yaralanmalarına bağlı olarak göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi az etkilenme maddesine göre %10 oranında olduğu kabul edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve iki adli tıp uzmanı ile bir göğüs cerrahisi uzmanı tarafından düzenlenen raporda, davacıda kazadan kaynaklanan bir maluliyet oluşmadığı kabul edilmiştir.Davacı tarafça sunulan ve yine Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan her iki raporda, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve hükme esas alınan maluliyet raporu ile davacı tarafça sunalan maluliyet raporlarında davaya konu kaza nedeniyle oluşan yaralanmalar aynı şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen maluliyet oranları farklı olarak belirlenmiş ve bu nedenle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında, anılan raporun yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır. Bu durumda; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle, davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanmasına uygun uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.