Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanarak dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan sanığın, kastının bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: İlk derece mahkemesince kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, bölge adliye mahkemesince suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararının, katılan vekilinin sanığın kendi ekonomik sıkıntıları için kredi kullandığı ve suçun unsurlarının oluştuğu yönündeki temyiz talebine rağmen, yapılan yargılama sonucunda sanığın kastının bulunmadığı ve delillerin hukuka uygun değerlendirildiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/9 E. 2019/7 K.SUÇ : Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. İlk DereceKayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2019 tarih, 2019/260 Esas, 2019/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-c, 62, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.B. İstinafKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli, 2019/9 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz talebi; sanık ile katılan arasında maaşı karşılığında mağdura bakma gibi bir anlaşma olduğu varsayılsa dahi çekilen krediyi sanığın mağdurun bakımı için değil kendi ekonomik sıkıntıları gidermek için kullandığını, sanığa isnat edilen suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın üzerine atılı suçtan dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak beraat kararı verilmiş olması nedeniyle beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suç açısından sanığın kastının bulunmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.