Kooperatif üyesinin daire tescili veya ödenen aidatların iadesi talebinin üyeliğin sona ermesi olarak hatalı yorumlanması üzerine Yargıtayın bozma kararıyla bilirkişi incelemesi zorunluluğu.
Özet: Davacı kooperatif ortağının, ödemelerini tamamlamasına rağmen kendisine devredilmeyen konutun tapusunun tescili veya bu mümkün olmazsa ödediği bedellerin faiziyle iadesi talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, talebi kooperatif üyeliğinden ayrılma iradesi olarak değerlendirip, alacağın henüz muaccel olmadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Yargıtay ise, davacının talebinin kooperatiften ayrılma iradesi taşımadığını ve kooperatif defterleri üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini vurgulayarak kararı bozmuş; bozma sonrası ilk derece mahkemesi, davacının ödemeleri ve kooperatifin elindeki bağımsız bölümler üzerinde inceleme yaparak yargılamaya devam etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/1890 E.  ,  2025/4044 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/472 E., 2025/168 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Davacı vekili; müvekkilinin kooperatifin ortağı olduğunu, bu pay devir sözleşmesinde kura çekilmiş olan D blok, 5. kat, 17 no.lu dairenin pay karşılığı verildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği ödemelerini bu şahıslara yaptığını ve borcunu bitirdiğini, buna rağmen ödemelerin kooperatif hesaplarına kaydedilmediğini ve kendisine taşınmaz verilmediğini, 2006 tarihinde ortaklık belgesi düzenlendiğini, ancak kendisine borç çıkarttıklarını, müvekkilinin toplamda 57.000,00 TL civarında ödeme yapmak zorunda kaldığını, ancak kooperatifin halen borç çıkardığını ve taşınmazını vermediğini, müvekkili hakkında verilen ihraç kararının mahkeme kararı ile iptal edildiğini, numarataj ve projede binaların blok adının değişmesi neticesinde D blokta yer almasına rağmen A blok olarak değiştiğini, kendisine verilen dairenin tapusunun halen kooperatif adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek İzmir ili, ... ilçesi, ... mevkii, ... ada, 1 parselde kayıtlı A blok, 5. kat, 17 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 10.02.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın cebri icra ile satıldığını, bu nedenle bu dairenin müvekkili adına tescili imkanı kalmadığını, davayı ıslah ettiklerini bildirerek kooperatif adına kayıtlı İzmir İli, ... İlçesi, ... mevkii, ... ada, 1 parselde kayıtlı E blok, 5. kat, 17 no.lu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde kooperatif ortaklık payına karşılık gelen taşınmaz için ödenen 57.000,00 TL aidat vs., adı altında tahsil edilen bedellerin ödeme gününden itibaren işleyecek faizleri ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının kooperatifin ortağı olduğunu, ortakların kendilerine tahsis edilen konutun mülkiyetini devir ve tescilini isteyebilmeleri için parasal yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaları gerektiğini, davacının ise bu yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli kararı ile davacının alacak talebini ayrılma payı olarak nitelendirdiği ve bu talebin kooperatif üyeliğinden ayrılma iradesini ortaya koyduğu, bu iradenin ilk defa 10/02/2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile ifade edildiği, ıslah dilekçesinin davalıya 22.02.2016 tarihinde ulaştığı, ıslah dilekçesinin 22.02.2016 tarihinde davalıya tebliğ edilmesi sebebiyle, çıkmanın 2016 hesap yılı sonu için geçekleştiği, Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi ile Anasözleşmenin 15. maddesine göre bu durumda da ayrılma payının/iade alacağının 2016 yılı bilançosuna göre ve bilançonun kabulünden itibaren 1 ay sonra talep edilebileceği, davalı kooperatifin 2016 hesap yılına ilişkin genel kurul toplantısının 22.10.2017 tarihinde yapıldığı ve bu genel kurul toplantısının 4. gündem maddesinde 2016 yılı bilançosunun kabul edildiği, buna göre bilançonun 22.11.2017 tarihinde kesinleştiği ve iade alacağının da bu tarihte muaccel hale geldiği, davacının henüz iade alacağı muaccel hale gelmeden talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacının ıslah dilekçesinde ve daha sonra alınan beyan dilekçesinde, dava konusu dairenin tapu iptal ve tescilini olmaz ise ödediği bedelin tahsilini talep etmesinin; mahkemenin kabulünde olduğu şekilde kooperatif üyeliğinden ayrılma iradesini ortaya koymadığı, aralarında kooperatifler konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle kooperatife ait tüm defter, belge ve kayıtlar getirtilerek inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacının kooperatif hissesine yönelik ödemeleri yaptığı, davalı kooperatif uhdesinde halihazırda 5 adet bağımsız bölüm bulunduğu, bu bağımsız bölümlerin kuraya dahil edildiği ve kurada dava dışı ortaklara isabet ettiği, söz konusu ortakların halihazırda kooperatif üyesi olup olmadıkları ya da hisselerini devredip devretmedikleri, ... isimli ortağın E blok 5. kat 17 no.lu bağımsız bölüm ile ilgili ne şekilde hak sahibi olduğunun tespit edilemediği, bu meyanda söz konusu bağımsız bölümlerin hiçbirinin ferdileşme tescil istem belgelerinde yer almadığı, davalı tarafından kooperatif adına kayıtlı konutlarla ilgili açıklamaların yapılmadığı, mevcut delil itibari ile dava konusu E blok 5. kat 17 no.lu bağımsız bölümle ilgili herhangi bir ortağın öncelik hakkının bulunmadığı, bu nedenle eşitlik ilkesi, hakkaniyet icabı tapu iptali ve tescil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ıslah ile tescilini istediği E blok, 5. kat, 17 no.lu bağımsız bölüme isabet eden hissenin ferdileştikten sonra hak sahibi ... isimli ortak tarafından kooperatif ortağı ... İnş. ... San ve Tic. Ltd. Şti'ne devredildiği, yönetim kurulu tarafından verilen karar ile şirket adına ortaklık belgesi düzenlendiği, davacının ödeme yükümlülüğünün yerine getirmediğinin sabit olduğunu, tapu iptal tescil talebinin dinlenmesine imkan bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.