Sosyal güvenlik primine esas kazancın tespiti davasında, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 4. maddesince aranan kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi kararının onanması.
Özet: Davacının belirli bir dönem için sigorta primlerinin maaşına göre yeniden tespitini ve kurum kayıtlarının düzeltilmesini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin ret kararının ardından, bölge adliye mahkemesi davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir; Yargıtay çoğunluk kararıyla, sigorta primine esas kazancın tespiti talebinde 7036 sayılı Kanunda öngörülen zorunlu kuruma başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle verilen usulden ret kararını hukuka uygun bularak onamış, muhalif üye ise bu tür davaların ön başvuru şartından istisna tutulması gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1782 E., 2025/826 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş MahkemesiSAYISI : 2021/748 E., 2022/182 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.06.2007- 05.04.2016 tarihleri arasındaki sigorta primlerinin aylık net 1.650,00 TL maaşına göre tespitini ve sigorta primlerinin yeniden düzenlenmesini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini dava ve talep etmiştir. II.CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.2Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile Bakırköy 37. İş Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli, 2021/748 Esas - 2022/182 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, karar vermiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespitine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla09.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “kurum ve işveren aleyhine açılan prime esas kazancın tespiti isteminde, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesinde düzenlenen kuruma başvuru şartının aranıp aranmayacağı, tamamlanabilir dava şartının verilen süre içinde yerine getirilmemesi nedeni ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır. 2. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda kuruma başvuru şartının yerine getirilmesi için süre verilmesi kararından sonra, davacı vekilinin kuruma başvurmayacaklarını belirtmesi sonrası, “dava şartını düzenleyen 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca kuruma başvuru şartının tamamlanmadığı, davanın 6100 sayılı HMK.’un 115/2 maddesi uyarınca dava şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 3. Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine ise çoğunluk görüşü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmiştir. 4. 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanununun 64.maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanununun 7/3 ve daha sonra 25.10.2017 tarihinde 5521 sayılı kanunu yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. Maddesinde açıkça “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur” hükmüne yer verilmiştir. 5. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür. 6. Görüldüğü gibi kurumun feri müdahil olduğu zorunlu sigortalılık sürelerinin tespitinde, kurum doğrudan taraf olmadığından ve bu tür davalarda işveren taraf gösterildiğinden, kuruma başvuru zorunluluğu yoktur. Kaldı ki sigortalının kuruma başvurusu üzerine, bir an için kurum kabul etse dahi, kurumun tek taraflı bu kabulü işvereni bağlamayacaktır. Zira sigortalılık sürelerinin tespitinde, işveren doğrudan taraftır ve işverenin hakları doğrudan etkilenmektedir. 7. Diğer taraftan zorunlu sigortalılık süresinin tespiti sadece hizmet tespitini içermez. Aynı zamanda prime esas kazanç tespitini de içerir. Bu yönü ile de kuruma başvuru şartını içermemektedir. 8. Somut uyuşmazlıkta davacı davalı işvereni ve kurumu davalı olarak göstererek, prime esas kazanç tespiti talep etmiştir. Zorunlu sigortalılık tespiti niteliğindeki bu istemde kuruma başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Kaldı ki usulden ret kararı kurum yönünden verilmiştir. Oysa davada işveren de taraftır. İşverene başvuru şartı ise aranmamaktadır. 9. Yukarda açıklanan açıklamalar nedeni ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekirken, onanmasına karar verilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılınmamıştır.