Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, taşkın yapı nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davasında, önceki bozma kararına rağmen ifraz mümkün müdür araştırması yapılmadan ve eksik bilirkişi raporuyla verilen kararı tekrar bozarak daha kapsamlı inceleme ve idari onay talep etmiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının taşınmazından davalı parseline taşan yapının bulunduğu alanın tapusunun iptali ve davacı adına tescili talebine ilişkin olup, önceki bozma kararında taşkın kısmın ifrazının mümkün olup olmadığının araştırılması istenmesine rağmen mahkemece eksik incelemeyle davanın reddedilmesi üzerine, Yargıtay, mahkemenin sadece ziraat mühendisinden rapor almasını yetersiz bularak, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğine, taşan kısmın ayrı bir parsel olarak değil, davacının parseline katılıp katılamayacağının teknik bilirkişilerce hazırlanacak ayrıntılı rapor ve idari kurul onayı ile değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek kararı bozmuştur.
7. Hukuk Dairesi         2025/5092 E.  ,  2025/5193 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/119 E., 2021/742 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 3821 parsel sayılı taşınmazın davacıya, 3820 parsel sayılı taşınmazın davalıya ait olduğunu, 38 20... parsel numaralı taşınmazların, evveliyatında davacının dedesi ve davalının babası olan ...'a ait iken haricen bölüşüldüğünü, kadastro tespiti esnasında da dava konusu parsel numaralarını aldığını, davacı taşınmazında bulunan ev ve müştemilat niteliğindeki yapıların bir kısmının kadastro tespiti ile davalı parseline taşkın hâle geldiğini, yapıların arazinin değerinden yüksek olduğunu, açıklanan nedenlerle taşkın yapı nedeniyle davalının parselinde bulunan müştemilatın bulunduğu arazi parçasının tapusunun iptali ile taşan kısmın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.06.2016 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 22.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesince verilen 24.11.2020 tarih, 2017/10 23... /7711 Karar sayılı ilâmı ile; her ne kadar davalının kabul beyanı olsa da, Mahkemece temliken tescil kararı verilen ve krokide A harfi ile gösterilen yerin davalıya ait 3820 parsel sayılı taşınmazdan ifrazının mümkün olup olmadığı araştırılmadan tescil hükmü kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 04.11.2021 tarihli karar ile; dava konusu taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece verilen eksik incelemeye dayalı kararda davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını,
b. Mahkemece verilen ilk kararı, davalının temyiz etmediğini, davacı tarafından davanın reddi kararı temyiz edilmesine rağmen, Hükmün, karar ekinde yer alan krokide A harfi ile gösterilen ve Mahkemece kabul edilen kısım yönünden bozulduğunu,
c. Yargıtay bozma ilâmı üzerine, mahkemece; A harfi ile gösterilen yerin, davalıya ait ... numaralı parselden ifrazının mümkün olup olmadığı hususunda, sadece ... mühendisi bilirkişiden ek rapor alındığını, oysa bu yerin ifrazının mümkün olup olmayacağı hususunda, diğer teknik bilirkişilerin de görüşünün alınması ve ilgili belediyeden de durumun sorulmasının gerektiğini,
d. Davalının parselinden ifraz edilecek 14,50 metrekarelik alanın ifrazı hâlinde davacı parseli ile birleşeceğini, müstakil bir parsel olarak ifraz işlemi yapılmayacağını ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesine dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Somut olayda Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma ilâmının gerekleri yerine getirilmemiştir. Yargıtay (kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.11.2020 tarihli bozma ilâmında, taşkın miktar olan ve krokide A harfi ile gösterilen 14, 50... ’lik yerin davalıya ait 3820 parsel sayılı taşınmazdan ifrazının mümkün olup olmadığının araştırılması gereğine işaret edilmesine rağmen, Mahkemece yalnızca ... Mühendisi bilirkişiden ek rapor alınmak ve rapordaki görüş benimsenmek suretiyle sonuca gidilmesi hatalıdır.
Hâl böyle olunca; dosyada yer alan bilirkişi kurulundan (..., İnşaat Mühendisi ve ... Mühendisi bilirkişiler) ek rapor alınmak suretiyle, dosyada bulunan krokide A harfi ile gösterilen 14, 50... ’lik yerin, taşınmazın cinsi de gözetilerek, davalıya ait 3820 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek (ayrı bir parsel olarak değil), davacının parseline katılıp katılmasının mümkün olup olmadığı yönünde ayrıntılı rapor alındıktan sonra, bilirkişilerce hazırlanan krokinin onaylanması için İl İdare Kurulu’na gönderilmesi, İl İdare Kurulu’nun onay vermesi durumunda tescil hükmü kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harçların istek hâlinde yatırana iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.