Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçunda istinafın reddiyle kesinleşen mahkumiyet hükmünü, cezanın orantısız tayini ve hesaplama çelişkileri sebebiyle bozmuştur.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum olan sanık hakkında verilen istinaf ret kararı, temyiz incelemesinde suçun unsurlarının oluşmadığı, delil yetersizliği, hukuka aykırı arama gibi savunma iddiaları yerinde bulunmamış olsa da; ilk derece mahkemesinin temel cezayı orantılılık ilkesine aykırı biçimde alt sınırdan aşırı uzaklaşarak belirlemesi ile hükümde hapis ve adli para cezası miktarlarında açık çelişki bulunması gibi önemli usul ve esas hataları nedeniyle bozulmuş, dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2497 E., 2025/2333 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasıSanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,5. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,6. Eksik inceleme yapıldığına,7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.III. GEREKÇE, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.1. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkat alındığında temel cezalar belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması yerinde ise de; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak cezaların alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi,2. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan temel ceza olarak TCK'nın 188/3. maddesi gereğince 12 yıl hapis 1200 gün adli para cezasına hükmedilip, TCK'nın 188/4-a ve 62. maddeleri uygulanarak 15 yıl hapis 1500 gün adli para cezasına hükmedilmesine karşın hükmün 9. bendinde neticeten 12... ay hapis cezası ve 150.000 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle hükümde çelişkiye yol açılması hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.