Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda eksik inceleme, savunma hakkı kısıtlaması ve adil yargılanma iddialarını reddederek istinaf ret kararını onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin eksik inceleme, savunma hakkının kısıtlanması, adil yargılanma hakkı ihlali, kollukta müdafiisiz alınan ifadenin geçersizliği, hırsızlık kastının yokluğu ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gibi iddialarla yaptığı temyiz başvurusu, üst mahkeme tarafından değerlendirilmiş; ancak istinaf mahkemesi kararında hukuka aykırılık ve hükümde isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılarak, müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyip istinaf başvurusunun reddine dair karar onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1206 E., 2022/1246 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin "kesin ve inandırıcı delillere dayanmadan eksik inceleme ile karar verildiğine, istinaf dilekçesinde belirtilen hususların değerlendirilmemesi nedeni ile savunma hakkının kısıtlandığına, adil sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın kollukta müdafii hazır olmadan alınan savunmasının hükme esas alınamayacağına, taraflar arasında ticari ilişki nedeni ile sanığın hırsızlık kastının olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bismil 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.