Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını sanık müdafiinin delil ve değer azlığı itirazlarına rağmen usul ve yasaya uygun bularak onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan asliye ceza mahkemesince mahkum edilen sanık hakkında, müdafiinin lehine delillerin eksik toplandığı ve suç konusu eşyanın değer azlığının yeterince değerlendirilmediği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu incelenmiştir; temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin ileri sürdüğü bozma gerekçeleri yerinde bulunmamış, yerel mahkemenin verdiği hükümde herhangi bir hukuka aykırılık veya isabetsizlik tespit edilmediğinden, temyiz istemi esas yönünden reddedilerek sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilip oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/2026 E.  ,  2025/20290 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/747 E., 2024/958 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, müvekkili olan sanğın lehine olan deliller toplanmaksızın karar verildiğine, suça konu eşyaların değer azlığının Mahkemece değerlendirilmediğine, mahkûmiyet kararının bozulması talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.