Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını, sanık ve müdafiinin delil yetersizliği iddialarına rağmen oybirliğiyle onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık ve müdafiinin yetersiz delil, eksik inceleme, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve suçun işlenmediği yönündeki temyiz itirazları incelenmiş; ancak yapılan yargılama ve dosya içeriğine göre ilk derece mahkemesinin hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilerek, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz nedenlerinin reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan mahkumiyet kararının onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/4626 E.  ,  2025/20212 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/746 E., 2024/11 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 7165 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, dosyadaki deliller dikkate alınmadan sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine, koşulları oluştuğu hâlde sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanığın temyiz isteminin, eksik inceleme ile karar verildiğine, bilirkişi raporuna ve şikâyetten vazgeçmeye rağmen hakkında bozma öncesi ile aynı cezaya hükmedildiğine, eylemi gerçekleştiren kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediğine, yeniden yargılanmak istediğine, atılı suçu işlemediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bozma sonrasında yapılan yargılamaya, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, usûl ve yasaya uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.