Yüklenicinin, İzmir altgeçidi yapım sözleşmesinin idarece haksız feshinden kaynaklanan kar kaybı, menfez bedeli ve maddi zarar taleplerinin mahkemelerce reddi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Yüklenicinin, idare tarafından haksız feshedildiğini iddia ettiği bir altgeçit yapım sözleşmesi nedeniyle, kar kaybı, şantiyeye getirilen betonarme menfezlerin eksik ödenen bedeli ve haksız yasaklama kararı dahil uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle açtığı davada; davalı idare, feshin yüklenicinin iş programına uymaması nedeniyle haklı olduğunu savunmuş, ilk derece ve istinaf mahkemeleri feshin haklı olduğuna ve yüklenicinin idareden talep edebileceği bir alacak bulunmadığına hükmetmiş; davacı yüklenici ise, mahkeme kararlarının menfez alım yükümlülüğü, idarenin proje değişikliğinden kaynaklanan imalat azalışı ve haksız fesih gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddi konularında hatalı olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2024/3463 E.  ,  2025/4042 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/416 E., 2024/1472 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/160 E., 2019/568 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı ile 07.06.2011 tarihinde "İzmir ... Altgeçidi Yapılması İşi" sözleşmesini imzaladığını, işin yapımı sırasında sözleşmenin davalı idarece haksız şekilde feshedildiğini, müvekkili şirketçe temin edilip şantiye sahasına getirilen 21 adet betonarme menfezin idarece satın alındığını ve söz konusu işlemin hesap kesim hak edişine dahil edildiğini, müvekkili şirketçe temin edilip şantiye sahasına kadar getirilmiş betonarme menfezlerin bedelinin hesap kesim hakedişine 27.897,01 TL olarak yansıtıldığını, idarece tespit edilen bu bedelin müvekkili şirketçe kabul görmediğini ve hesap kesimi hakedişinin itirazi kayıtla imza edildiğini, söz konusu betonarme menfezlerin değerinin çok daha yüksek olduğunu, şantiye sahasında araç üstünden indirilmesine ilişkin vinç ve işçilik bedellerinin de dikkate alınması gerektiğini fesih eyleminin haksız ve yersiz olduğunu, haksız ve yersiz bu fesih işlemi sonrası kamu ihale mevzuatı hükümlerine dayalı olarak davacı şirket aleyhine 1 yıl boyunca kamu ihalelerine girmeme yönünde yasaklama kararı verildiğini, bakiye iş yapılmadığından davacı şirketin kâr kaybına uğradığını, ileri sürerek bu itibarla haksız fesih nedeniyle başta kâr kaybı olmak üzere uğranılan maddi zararlar karşılığı fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik olmak üzere toplam 17.322,27 TL maddi zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacı yüklenicinin, iş programının gerisinde kaldığını, sözleşmenin feshedileceği hususunun ihtar edildiğini, davacı yükleniciye 99 gün ve 154 gün olmak üzere iki kere süre uzatımı verildiği halde 01.05.2012 tarihinden itibaren inşaat alanında hiçbir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, işin Başkanlık makamının 03.07.2012 tarih ve 718 sayılı onayıyla feshedildiğini ve 744 sayılı yazı ile sözleşmenin feshedilmiş olduğunun yükleniciye bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça yapılan sözleşmenin feshi isteminin haklı sebebe dayandığı kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğundan davacının haksız feshe dayalı tazminat isteminde bulunamayacağı, bilirkişi raporu ile mütalaa olunduğu üzere yapım işleri genel şartnamesi 48. maddesi uyarınca idarenin bu menfezleri almak zorunluluğunun bulunmadığı, feshedilen ihale sözleşmesi pursantaj bedelleri ile tamamlanmamış ihale işine ilişkin bu menfezleri satın almaya zorlanamayacağı, idarece analiz yapılarak menfez mahallinde yerine konulmasına ait imalat ve bedellerin çıkarılmasının doğru olduğu, iş eksilişine yönelik tazminat istemi yönünden ise yapım işleri genel şartnamesi 40. maddesi uyarınca iddiaya konu hakedişin geçici hakediş olduğu, hesap kesme hakedişinde tüm iş artışları ve eksilişlerinin değerlendirildiği, yüklenici davacıya toplamda %2,563 oranında iş artış bedeli ödendiği, feshin haklı sebebe dayanması nedeniyle idarenin gecikme cezası uygulanmasında yasaya, sözleşmeye ve mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı bu nedenle davacının davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna bağlı kalarak hüküm tesis edildiğini, dosyada toplanan deliller kapsamında kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, idarenin dava konusu menfezleri alma yükümlülüğünün olmadığı yönündeki bilirkişi görüşü ve mahkeme gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, imalât azalışı ile ilgili talepleri ile ilgili olarak belirttikleri üzere imalât azalışının idarenin hatasından kaynaklandığını, idarenin ihaleye konu projede bölgedeki yer altı tesisini dikkate almadığını, ihaleye bu şekilde çıktığını, ancak uygulama sırasında doğalgaz boru hattının bulunduğundan bahisle projeyi değiştirdiğini, müvekkili şirket aleyhine kesilen cezanın ve tazminat taleplerinin feshin haklı olduğu gerekçesiyle kabul görmemesinin de hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin haksız feshedildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.