Kayseri muris malvarlığına ilişkin miras payı devri veya taksim sözleşmesinin hukuki niteliği, geçerliliği ile tapu iptali ve tescil talebinin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ortak murisin vefatından sonra mirasçılar arasında imzalandığı iddia edilen, miras payının devrine ilişkin bir sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil veya bedel talebiyle açılmış olup, davacıların miras bırakana ait taşınmazlardaki devredilen hisselerin kendilerine tescilini veya bedelini istemesi üzerine ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davanın ispatlanmadığı gerekçesiyle reddine karar vermesi, davacıların ise temyiz dilekçesinde sözleşmenin miras payı devri niteliğinde olduğunu, geçersiz sayılmasının hatalı olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı itirazların dikkate alınmaması gerektiğini savunması ile ilgilidir.
7. Hukuk Dairesi         2025/1515 E.  ,  2025/5189 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/173 E., 2025/123 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/4 E., 2024/95 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ve davalıların 04.05.1969 tarihinde ölen ortak muris ...'ın mirasçılarından olduğunu, muris ...'ın ... semtinde çok sayıda taşınmaza malik iken 1967 yılınca bölgede uygulanan kadastro sonucu ... ait taşınmazların çoğunluğunun erkek çocuklarının üzerine yazıldığını, murisin ise kadastro uygulamasından sonra 04.05.1969 yılında öldüğünü, 1967 yılında yapılan kadastro sonucu ... ait yaklaşık 36.700 m² büyüklükteki taşınmazın 6 parçaya bölünerek parsellendiğini, dava konusu Kayseri İli, ... İlçesi ... Mahallesi 1077 parselin ise davacıların murisleri kız kardeşleri ... ve ... adına muris ... üzerine tescil edildiğini, murisin 1969 yılında vefatından sonra murisin erkek ve kız çocukları babalarından kalan taşınmazlardaki miras paylarının devri için bir araya gelerek iki adet sözleşme imzaladıklarını, mirasçılar arasında yapılan yazılı sözleşmenin geçerli olduğunu, belirtilen nedenlerle kök muris ...'dan davalılara intikal eden Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 17 17... parsel, 17 17... parsel, 17 62... parsel, 17 63... parsel, 17 65... parsel, 17 66... No.lu imar parsellerindeki (eski ... no.lu kadastro parselden) davalılara intikal eden hisselerin iptali ile 1/2'sinin murisin kızı ...mirasçıları davacılar ... ..., ... ve ... adlarına ...'den kendilerine intikal eden miras payları oranında tesciline, davalılar adına kayıtlı diğer 1/2 hisselerin iptali ile murisin diğer kızı ... ...'in dava açan mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına ...'den kendilerine intikal eden miras payları oranında tesciline, devredilen hisselerin olması halinde bedellerinin tespit edilerek miras payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasına dayanak sunduğu taksim sözleşmesinin geçerli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece dava değerinin hatalı hesaplandığını, hatalı hesaplanan harç bedeli üzerinden hatalı vekâlet ücretine hükmedildiğini,
b. Dava konusu 24.11.1996 tarihli belgenin miras payının devri sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Mahkemece hiçbir hukuki gerekçe belirtilmeden belgenin taksim sözleşmesi kabul edilerek hatalı hüküm kurulduğunu,
c. Dava konusu sözleşmenin bir taksim sözleşmesi olmayıp miras payının devri sözleşmesi olduğunu, her bir mirasçının imzasının olmasının şart olmadığını, bir kısım davalıların imza itirazında bulunmasının kötüniyetli olduğunu,
d. Medenî Kanunun temel ilkelerinden olan dürüstlük ilkesiyle bağdaşmayan itirazların dikkate alınmaması gerektiğini,
e. Yargıtay kararlarına göre miras payının devri sözleşmesinin geçerli olması için yazılı olarak yapılmasının yeterli olduğunu, miras payının devrine ilişkin sözleşmelerin ayni hakkı içerdiğinden zamanaşımına tabi olmadığını, imzayı ve sözleşmeyi kabul eden ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın da reddedilmesinin hatalı olduğunu,
f. Mahkemece en azından imzayı inkar etmeyen bu üç davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken davanın tümden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yargılama sırasında itiraz edilmeyen harçlandırılan değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.