Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, boşandığı eşiyle fiili birliktelik iddiasıyla yetim aylığı kesilen davacı ve boşanma sonrası doğan ortak çocukların durumunun eksik incelenmesini bozma sebebi saydı.
Özet: Boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kesilen emekli aylığının yeniden bağlanması ve yersiz ödeme talebinin reddi istemiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının taleplerini kabul ederek aylığın yeniden bağlanmasına ve kurumun yersiz ödeme talebini reddetmesine karar vermişse de, temyiz incelemesini yapan üst mahkeme, hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu gerekçesiyle istinaf mahkemesi kararını bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/11786 E.  ,  2025/15631 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : .... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/356 E., 2025/618 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/106 E., 2021/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... sigorta sicil numaralı ... ...'tan dolayı Kurumdan 3...7 tahsis numarası ile aylık aldığını, Kurum memurlarınca düzenlenen 2016/ÖŞ/61 sayılı raporda, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığından bahisle aylıklarının kesildiğini, davacının boşanmış olduğu eşi ... ile velayeti kendisine bırakılan ikiz çocukları ... ve ...'ın babaları ile şahsi münasebet ilişkisi nedeniyle Mahkeme kararında belirtilen süreler dışında görüşmesinin olmadığını, velayetleri davacıya bırakılan ikiz çocuklarını görmesi dışında boşandığı eşinin yüzünü görmediğini ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı-karşı davacı SGK vekili vekili cevap dilekçesinde özetle; ... babası ...'tan dolayı yetim aylığı alan hak sahibi kızı davacı ... hakkında yetim aylığı almak için boşandığı halde boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı hususunda Alo 170 ihbar hattına şikayette bulunulması üzerine Kurum denetmenleri tarafından yapılan soruşturma sonucunda 21.06.20 16... sayılı araştırma inceleme raporunun düzenlendiğini, boşanan eşlerin 01.01.2009 doğumlu ... ve ... adlı ortak çocuklarının dünyaya geldiğini, çocukların annelerinin ... olduğu ... adlı babaları tarafından tanındığını, dolayısıyla ... ve ... adlı çocukların eşlerin boşandıkları tarihten sonra dünyaya gelen ortak çocukları olduğunu, Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile karşı davada yersiz ödenen aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2021 tarih ve 2019/106 E.- 2021/3 K. sayılı kararıyla;
1-Asıl dava yönünden; davanın kabulü ile davalı Kurumun davacı ...'un emekli aylığını kesmesine ve aldığı yersiz aylıkların iadesine ilişkin işleminin iptali ile 3...7 tahsis numarası ile almakla olduğu aylığın yeniden bağlanmasına,
2-Karşı dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2023 tarih ve 2021/1116 E.- 2023/1525 K. sayılı kararı ile somut olayda davacının boşandığı eşi ile fiili birlikteliğinin tespitine yönelik Kurum denetmen raporuna istinaden aylığın kesildiği, Mahkemece tüm araştırmanın yapıldığı, tanıkların dinlendiği, davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilemediği, boşanmadan sonra doğan çocukların ana rahmine düşmesinin boşanmadan sonra olduğunun ispat edilemediği, "tanıma" olgusunun mevcut olmadığı, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı, öte yandan karşı davanın bir miktar para alacağına (94178.71-TL ve işleyecek faiz) ilişkin olduğu ve davanın da reddine karar verildiğine göre, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, "Davalı-karşı davacı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulü, karşı davanın reddi ile davalı Kurumun davacı ...'un emekli aylığını kesmesine ve aldığı yersiz aylıkların iadesine ilişkin işleminin iptali ile 3...7 tahsis numarası ile almakla olduğu aylığın yeniden bağlanmasına, AAÜT gereğince davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereği 17.900 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı Kurumdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Daire kararı ile "İnceleme konusu eldeki davada, her ne kadar Mahkemece yapılan yargılama ile asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Somut olay incelendiğinde, 21.02.20 17... .07.2019 tarihli araştırma tutanaklarında, davacı ile boşandığı eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşadıkları ve karı koca ilişkilerinin devam ettiğine dair tespit yapıldığı, buna karşın 23.05.20 17... .11.2020 tarihli araştırma tutanaklarında ise davacı ile boşandığı eşinin boşandıktan sonra karı koca ilişkilerinin devam etmediği ve ayrı yaşadıklarının belirlendiği, bu haliyle tutanaklar arasında çelişkiler bulunduğu anlaşılmakla, yapılması gereken iş; gerekirse dinlenen tanıkların yeniden beyanları alınmak suretiyle tutanaklar arasındaki çelişkiler giderilmeli, yersiz ödeme dönemi olan 18.10.2008-17.08.2016 tarihleri arasında fiilen birlikte yaşama olgusunun tespiti açısından, anılan dönemdeki muhtar ve azaların beyanları alınmalı (özellikle 2014 öncesi) ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.05.2025 tarih ve 2024/356 E.-2025/618 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller, tutanak tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tarafların ihtilaf konusu dönemde boşandıkları halde fiilen evlilik birlikteliğinin devam ettiği bunun aksinin ispatlanmadığından Kurumun işleminin hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak, asıl davanın Kurum işleminde hata olmaması nedeniyle reddine, karşı davanın kabulü ile 94.178,71 TL alacağın 70.449,50 TL asıl alacak için 23.12.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile ihtilaf konusu dönemde davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığının kanıtlandığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması, karşı davada yersiz ödemelerin tahsiline ilişkindir
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.