Murisin ağır çalışma koşulları altında kalp krizi sonucu vefatının iş kazası tespiti davasında, davanın konusuz kaldığı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun incelenmesi ve işveren sorumluluğu.
Özet: Davacı, eşinin 2011de iş yerinde kalp krizi geçirerek vefatının ağır çalışma koşullarından kaynaklanan bir iş kazası olduğunun tespiti için dava açmıştır; İlk Derece Mahkemesi, Sosyal Güvenlik Kurumunun olayı zaten iş kazası olarak tespit etmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığına ve yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine karar vermiştir; Bölge Adliye Mahkemesi, konusuz kalma kararını onarken, işverenin iş kazasını geç bildirmesi sebebiyle vekalet ücretinden davacı yerine işverenin sorumlu olduğuna hükmetmiştir; temyiz üzerine Yargıtay, bir davanın konusuz kalması halinde esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığı ancak uyuşmazlık tüm taraflar bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/12656 E.  ,  2025/15630 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2014 E., 2024/2213 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/10 E., 2023/101 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının muris eşi ...'in 2003 yılından 2011 yılına kadar davalılardan MEB'e bağlı ilk öğretim ve lisede, eş zamanlı olarak da davalı ... Bakanlığına bağlı Ovacık'taki hastanede iş kazasının olduğu 19.03.2011 tarihine kadar kömürcü olarak çalıştığını, müteveffanın ilk olarak davalılara ait iş yerindeki çalışması esnasında 27.05.2005 tarihinde kalp krizi geçirdiğini, devamla yine davalılara ait iş yerinde çalışmakta iken 19.03.2011 günü geçirdiği iş kazası sonucu yaşamını yitirdiğini, müteveffanın ölüm nedeninin kalp krizi olarak tespit edildiğini, kalp krizi sonucu ölümün iş koşullarının ağırlığından, çalıştığı kalorifer kazanının bulunduğu mekanın havasızlığından, tozlu bir ortamda ve uzun saatler çalışmasından kaynaklı meydana geldiğini, iş kazasının meydana gelmesinden kusurun tamamen davalılara ait olduğunu ileri sürerek, ... ...'in ölümü ile sonuçlanan 19.03.2011 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespitini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, husumet itirazlarının olduğunu, vefat eden ...'in Milli Eğitim Bakanlığında çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının olduğunu, ... ...’in lojmanda oturan personel ile anlaştığını, lojmanın kömür ve kalorifer işinde çalıştığını, Sağlık Bakanlığının bu anlaşma ile hiçbir ilişkisi olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2023 tarih ve 2023/10 - 2023/101 E.K. sayılı kararıyla; somut olayda, 19.11.2021 tarihli denetmen raporu ile Kurumca iş kazası olduğuna karar verildiği, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurumun ret iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi durumunda dava açması gerekirken dava şartı yerine getirilmeden dava açılması nedeniyle davacının dava açmakta haklı olmadığı dikkate alınarak yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.02.2024 tarih ve 2024/44 - 2024/420 E.K. sayılı kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı murisi ... ...'in vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunın 19.11.2021 tarihli denetmen raporu üzerine Kurumca tespit edildiği, davacının dava açmasından önce davalı ... işverenince iş kazası bildiriminin yapılmaması, davalı SGK'nın kazadan davacıların başvurusu üzerine haberdar olup tahkikat yaparak iş kazası tespitinde bulunması nedeniyle SGK dava açılmasına sebep olmamış ise de davalı işverence süresinde bildirim yapılmadığından davalı işverenin vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, anılan hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davaya ilişkin olarak yeniden hüküm kurularak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Bakanlığının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğuna dair hüküm kurulmuştur.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar Milli Eğitim Bakanlığı ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile "1.Dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.
2.Somut olayda, davacı tarafından davalılara karşı 19.03.2011 tarihinde murisi ...'in geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti istemli açılan eldeki davada, Mahkemece, 19.11.2021 tarih ve ...kararı ile olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi nedeniyle yazılı şekilde davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmiş ise de aslen Kurumca alınan kararın tek taraflı ve sadece davalı ... bağlayıcı olduğu, diğer davalılar bakımından da olayın nasıl olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi ve uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de davalı işverence süresinde iş kazası bildirimi yapılmadığından bahisle davalı işverenin vekalet ücretinden sorumlu tutulması hatalıdır." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2024 tarih ve 2024/2014 - 2024/2213 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, SGK'nın iş kazası tespit dosyası içeriği de incelendiğinde, müteveffanın davalı Bakanlığa bağlı birim olan ... Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri birimince Kamu Konutları Yönetmeliğine uygun olarak yönetilen hastane lojmanının kaloriferlerini yaktığı sırada kalp krizi geçirdiği, oğlu tarafından kazan dairesinde bulunduğu, tıbbi müdahaleyi yapan dinlenen tüm doktor ve tanık beyanlarından müteveffanın kalorifer ateşleyicisi olduğunun doğrulandığı, uyuşmazlığın ... ile ... arasında 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesine dayalı bir işçi işveren ilişkisinin bulunup bulunmamasından kaynaklandığı, müteveffanın ücretinin lojmanda kiracı olarak oturanlarca ödenmediği, sosyal yardımlar aldığı, lojman yönetimi olan ilgili birim tarafından kalorifer yakımı, kömür alımının lojmandaki kiracıların sorumluluğunda olduğu denetmene belirtilmiş ise de kamu konutu olan işin yapıldığı yerin bu tipte olduğunun sunulan belgelerden ve dosya kapsamından anlaşılmadığı gerekçesiyle, 1-Davanın davalılardan ... yönünden kabulü ile ... ...'in 19.03.2011 tarihinde iş yerinde ölümü ile sonuçlanan olayının 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğunun tespitine,
2-Davanın, SGK yönünden konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davanın, Milli Eğitim Bakanlığı yönünden husumet dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın hak düşürücü süreden ve husumetten reddinin gerektiğini, dava konusu olay incelendiğinde davalı Kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu, müteveffanın Kurum nezdinde sigortalı bir çalışan olmadığını, kendisiyle herhangi bir iş sözleşmesinin imzalanmadığını, tarafına bir ücret ödemesi yapılmadığını, bu haliyle kazanın iş kazası sayılabilmesi bakımından gerekli olan sigortalılık şartının müteveffanın şahsında gerçekleşmediğini, müteveffanın yaşadığı sağlık sorununun nerede ne şartlarda oluştuğunun dosya kapsamından anlaşılamadığını, iş koşullarının ağırlığının etkisinin ne derecede etkili olduğunun bilinmediğini, öte yandan diğer davalı ... yönünden hangi gerekçe ile husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğinin gerekçelendirilmediğini, davalı SGK'nın ise dava açıldıktan sonra olayı iş kazası olarak kabul ettiğini, bu haliyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin eşit oranda tüm davalılara yükletilmesi gerektiğini belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.