Temlik sözleşmesinin muvafakat alınmaması ve yasalara aykırılık gerekçesiyle hükümsüzlüğü davasında ihtiyati tedbir reddine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, iki şirket arasındaki alacak temlik sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve iptali davasında, sözleşmenin yürürlüğünün dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurulması için ihtiyati tedbir talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davanın yeni açıldığı, yaklaşık ispatın gerçekleşmediği ve tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle bu talebi reddetmiştir. Davacı taraf ise, mahkemenin delilleri yeterince değerlendirmediğini, sözleşmenin mevzuata aykırı olduğunu ve müvekkilinin ağır zarar göreceğini ileri sürerek bu red kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/142
KARAR NO : 2026/184
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/12/2025
NUMARASI : 2025/886 Esas (Derdest dosya)
DAVA: Temlik sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti-iptali
Taraflar arasındaki sözleşmenin hükümsüzlüğü- iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ara kararda yazılı nedenlerle reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili...'nın diğer müvekkili .....AŞ. nin münferiden yetkilisi olduğunu ve dava konusu temlike konu edilen alacağın aynı zamanda kefili olup, dava konusu temlike konu edilen alacağın davalı ... AŞ tarafından dava dışı ...AŞ'den Beyoğlu 48. Noterliğinin 22.03.2018 tarih ve ... yevmiye no ile ... AŞ'den temlik alındığını, ... AŞ'nin de temlik alınan kredi alacaklarının usul ve yasaya aykırı olarak diğer davalı ...'e devredildiğini, davalı ... AŞ'ye davacı müvekkilleri tarafından 10.11.2023 tarihli davalı taraflar arasındaki devrin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin başvuruda bulunulduğunu, işbu davaya konu temlik işlemi için yalnızca borçlu ...'dan muvafakat alındığını, diğer borçlu ve kefillerden muvafakat alınmadığını ikrar ettiğini, davalılar arasında yapılan Beyoğlu 48. Noterliğinin 24.02.2023 tarih ve ... yevmiye nolu temlik sözleşmesinin, esasen Borçlar Kanunu’nun 183. maddesinin birinci fıkrasında “işin niteliği” nin alacağın devrine engel oluşturması yanında ayrıca ... Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları ile Devralınacak Alacaklara İlişkin İşlemler Hakkında Yönetmelik’in Tahsilat süreci başlıklı 21/4. maddesine açıkça aykırı olduğunu, davalı ...AŞ tarafından dosya borçlularından yalnızca ... ile yapılan görüşmelerde alacağın temlik edilerek borcun tasfiye edilmesi hususunda anlaşmaya varılmasının yeterli olmadığını, davalı ... Şirketi tarafından diğer davalı ...’e usul ve yasaya aykırı biçimde temlik işlemi yapıldığını, dava konusu asıl borçlu başta olmak üzere diğer borçluların temlike hiçbir biçimde rızalarının bulunmadığını, davalı taraflar arasındaki Beyoğlu 48. Noterliğinin 24.02.2023 tarih ve ... yevmiye no devrin alacaklılar toplantısının yaklaşması da nazara alındığında davacı müvekkillerinin ağır biçimde zarar göreceği aşikar olup, ihtiyati tedbire ilişkin tüm yasal koşulların oluştuğunu bu nedenlerle, davalı taraflar arasındaki dava konusu edilen Beyoğlu 48. Noterliğinin 24.02.2023 tarih ve ... yevmiye nolu temlik sözleşmesinin yürürlüğünün ihtiyati tedbir yolu ile işbu dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurulmasına, davalı ... AŞ'nin ... AŞ'den devir aldığı borçla ilgili asıl borçlu ve diğer altı kefilin devre yazılı muvafakatlarının bulunmadığını, varsa bile kefillerden ...’nın tek başına dava konusu devir işlemini yasal hâle getirmeyeceğini, davalı ...’in anılan Yönetmelikte sayılanlardan olmadığını, dava konusu Beyoğlu 48. Noterliğinin 24.02.2023 tarih ve ... yevmiye nolu temlik sözleşmesinin yürürlüğünün ihtiyati tedbir yolu ile dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 12/12/2025 tarihli ara kararla; "...Yasal mevzuat ve dosya kapsamı incelendiğinde; davanın yeni açılmış olup tensip aşamasında olduğu, dava konusu temlik sözleşmesinin dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüğünün geçici olarak durdurulması hususunun yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşıldığından, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki nedenlerden ötürü, HMK.nın 389 maddesinde belirtilen ihtiyati tedbir şartları oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine " gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, dava dilekçesi ekinde sunulan yaklaşık yirmiye yakın delilin denetlenebilir biçimde değerlendirilmeden soyut gerekçe ile gerekçeden yoksun bir kararla reddedildiğini, ihtiyati tedbir talep tarihi itibarı ile talep konusu temlik sözleşmesi ile müvekkilinin zarara uğrayacağı işlemlere sebebiyet vereceği ve ilgili temlik sözleşmesinin mevzuata aykırı olduğunu, temlik sözleşmesinin ilgili Yönetmelik 21/4. Maddesi hükmüne aykırı şekilde borçluların tümünden muvafakat alınmadığı ve davalı ... Şirketinin de yalnızca borçlulardan birinden muvafakat aldığını kabul ettiğini, usulüne uygun şekliyle davalılar tarafından borçlulardan yazılı muvafakat alınmadığı için hukuken batıl/ geçersiz olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, temlik sözleşmesinin iptaline, istinaf başvurusu ise dava içinde ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, temlike konu alacağın davalı ... AŞ tarafından dava dışı ... AŞ'den temlik alındığını, temlik alınan kredi alacaklarının usul ve yasaya aykırı biçimde davalı ...'e devredildiğini, ... Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları ile Devralınacak Alacaklara İlişkin İşlemler Hakkında Yönetmelik'in 21. maddesine aykırı olarak tüm borçluların muvafakatinin alınmadığını, temlik sözleşmesi ile müvekkilinin telafisi güç zarara uğrayacak işlemlere muhatap olacağını ileri sürmektedir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Davadaki talep, ... şirketinin yaptığı temliknamenin geçersizliğinin tespitine ilişkindir. 14/07/2021 tarihli ResmÎ Gazete'de yayımlanan ... Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları İle Devralınacak Alacaklara İlişkin İşlemler Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrası ile ... şirketlerinin temlik yetkilerine sınır getirilmiştir. İlk derece Mahkemesince ilgili icra dosyası celpedilip dosyadaki delillerle birlikte temlikin bu koşulları taşıyıp taşımadığı değerlendirilecek ve esas hakkındaki sonuca varılacaktır. Ara kararın verildiği tarih itibariyle ilk derece mahkemesince verilen red kararında usule aykırılık yoktur.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391. maddeleri uyarınca davacı vekilinin 12.12.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 05.02.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.