Hizmet Tespiti Davasında Feri Müdahilin İstinaf Başvurusunun Değerlendirilmemesi Nedeniyle Bozulan Karara Karşı Kurum Vekilinin Çalışma Olgusu İspatı ve Tanıklık İtirazlarını İçeren Temyiz İncelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir işçinin davalı işyerinde estetisyen ve yönetici olarak çalıştığı iddiasıyla açtığı hizmet tespit davasını ele almaktadır. Davacı, 25.09.2021 - 25.12.2021 tarihleri arasında sigorta primlerinin ödenmeden çalıştığını iddia etmiş, davalı ise fiili bir istihdamın olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının 25.09.2021 - 25.10.2021 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını tespit etmiş; bölge adliye mahkemesi ise feri müdahilin istinafının incelenmemesi nedeniyle Yargıtayın bozma kararının ardından yeniden hüküm kurarak bu tespiti onamıştır. Feri müdahil kurum, bu kararı yetersiz tanık beyanlarına dayandığı, resmi kayıtlarla çeliştiği ve usul hataları içerdiği gerekçesiyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/726 E., 2025/1159 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş MahkemesiSAYISI: 2022/19 E., 2022/561 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 25.09.2021 tarihinde davalı tarafça kendisine yapılan teklif üzerine davalıya ait işyerinde estetisyen ve yönetici pozisyonunda işe başladığını, sabit maaş olarak 5.000 TL ve prim alacağı olarak da haricen 5.000 TL maaş verileceğinin tarafında söylendiğini, buna istinaden davacının hali hazırda çalışmakta olduğu işinden ayrılarak davalı yanında çalışmaya başladığını, çalıştığı üç aylık süreçte SGK primlerinin yatırılmadığını ve hak ettiği ücretlerin de ödenmediğini ileri sürerek, davacının, davalıya ait işyerindeki sigorta başlangıç tarihinin 25.09.2021 olduğunun tespiti ile yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini istemiş, 14.01.2022 tarihli beyan dilekçesi ile davacının, 25.09.2021 – 25.12.2021 tarihleri arasında davalı nezdinde sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitini istemiştir.II.CEVAP1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının iş akdi kurulmadan bir kaç malzeme fiyat araştırması yaparak ve işe alındığını düşünerek kendisini yönetici konumunda tanıtarak, birçok alanda işyeriyle ilgili gelen malzemeler önünde fotoğraf çektirerek paylaşımlarda bulunduğunu, fiili olarak toplamda 3 defa işyerine gelip birkaç saat durup gittiğini, kendi adına kartvizit bastırıp işyeri sahibi davalının adını ve işyerini kullanarak sosyal medyada kendisi işyeri açmış gibi paylaşımlarda bulunduğunu belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... 'a ait Kuruma ... sicil numarası ile kayıtlı işyerinde 25.09.2021-25.10.2021 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2024 tarih ve 2022/3136 - 2024/906 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2024 tarihli kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, inceleme konusu eldeki davada, İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2022 tarih ve 2022/19 E. - 2022/561 K. sayılı gerekçeli kararının, fer'i müdahil Kurum vekili Av. ...'e 30.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, fer'i müdahil Kurum vekilince istinaf başvuru dilekçesinin 28.10.2022 tarihinde UYAP sistemine gönderildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf talebi incelenmeksizin, sadece davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf istemi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusu hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir, şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak Kurum vekilinin istinaf dilekçesi okunup beyanı alındıktan sonra yapılan değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... 'a ait Kurumda ... sicil numarası ile kayıtlı işyerinde 25.09.2021-25.10.2021 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.VI.TEMYİZA. Temyiz SebepleriFer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK’nın 119. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, dayanaksız soyut gerekçelerle ve yetersiz tanık beyanları ile hüküm kurulduğunu, Kurum resmi kayıtları esasken salt tanık anlatımları ile sonuca gidilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Sonuç1.Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca; "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun'un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür. Yine aynı Kanun'un 297. maddesinin (2). fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. 3.İnceleme konusu eldeki davada, bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında "davanın esas bozma kararı üzerine yeniden esasa kaydı ve duruşma açılmak suretiyle Kurum vekilinin istinaf dilekçesi okunup beyanı alındıktan sonra önceki karar değerlendirmemiz doğrultusunda taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" denildikten sonra, hüküm kısmında davanın kısmen kabulüne karar verilerek, gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.4.Ayrıca 13.01.2022 tarihinde açılan işbu davada Kurumun fer'i müdahil sıfatın haiz olduğu belirgin olduğu halde, karar başlığında davalı olarak gösterilmesi de hatalıdır.Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.VII. KARAR 1.Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında "Davalı" olarak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumunun sıfatının "Fer'i Müdahil" olarak değiştirilmesine,2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmının tamamen silinerek yerine "HÜKÜM: 1-İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine,2-İstinaf yargılama giderlerinin başvuru sahibi üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf talebi reddedilen davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından davalı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, yazılmak suretiyle kararın bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.