İflas Masasına Alacak Kaydı Talepli Davada İlk Derece ve İstinaf Kararları Sonrası Temyiz Kesinlik Sınırı Değerlendirmesi.
Özet: Dava, iflasına karar verilen bir şirketten alacaklı olduğunu iddia eden davacının, 2.256.070,48 TL tutarındaki alacağının iflas masası sıra cetveline kaydını talep etmesi üzerine ortaya çıkmış; iflas müdürlüğünün başvuruyu reddetmesiyle başlayan süreçte, ilk derece mahkemesi 1.972.071,38 TLlik alacağı kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bölge adliye mahkemesi ise tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir; davacının Yargıtaya yaptığı temyiz başvurusu ise temyiz kesinlik sınırının altında kalan bir miktara ilişkin olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca usulen reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/522 E., 2025/456 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI: 2022/314 E., 2024/739 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı müflis tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müflis şirket hakkında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/480 Esas dosyası ile 14.07.2021 tarihinde iflas kararı verildiğini, müvekkilinin davalı müflis şirketten alacağının olduğunu, müvekkilinin alacağı olan 2.256.070,48 TL'nin kaydı için iflas masasına yapmış oldukları başvurunun iflas müdürlüğünce reddine karar verildiğini, müvekkili şirket alacağının her iki taraf defterlerindeki belge ve kayıtlarlar da bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili şirketin alacağı olan 2.256.070,48 TL'nin sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müflis şirketin 1976 yılından itibaren şirket ortaklarının açmış olduğu kömür ocaklarında rödovans usulü üretilen kömürleri pazarlamak suretiyle kömür üretimi yaptığını, davacı şirketin de sahada kömür ocakları açarak rödovans usulü kömür ürettiğini, şirketin yönetimden kaynaklı ve yaşamış olduğu kaza ile vergi borçları nedeniyle maddi olarak zor durumlarda kaldığını, davacı tarafın iflas idaresine alacak başvurusunun kesinleşmiş mahkeme kararına dayanmadığını, davacı şirket yetkilisinin amacının müflis şirketi kendisine ve ailesine borçlandırmak suretiyle müflis şirket elinde bulunan ruhsat sahasına tek başına sahip olmak olduğunu, iflas idaresince davacının yapmış olduğu alacak başvurusuna ilişkin verilen ret kararının tarafsız bir şekilde kanuna uygun ve eşit yaklaşımla değerlendirilerek verildiğini, davacının alacağının şüpheli alacak niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, belgeye dayalı söz konusu ödemelerinin müflis şirket nam ve hesabına yapılması karşısında ödemelerin toplam tutarı olan 1.972.071,38 TL kadar davacının kayıt kabul isteminde haklı olduğu, diğer ödeme iddialarına ilişkin ise ilgili kurum ve kuruluşlardan gelen yazı cevapları ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan dekont, makbuz gibi belgeler birlikte değerlendirildiğinde; ödemelerin davacı tarafça yapıldığı konusunda mahkememizde tam bir kanaat oluşmadığından 1.972.071,38 TL miktar haricindeki ödeme iddialarının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin defterlerinin usulüne uygun tutulduğundan müvekkili lehine delil teşkil ettiğini, kararın çelişkili olduğunu, mahkemece kabul edilmeyen 284.000,00 TL’lik ödemenin şirketin bütün banka hesapları hacizli-blokeli olduğu için o dönem şirket müdürü olan ... ...'e yapıldığını, sıra cetvelinin hatalı olduğunu, yeminin yanlış yönlendirildiğini, iflas idare memurlarının yemin etmesinin hatalı olduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin iflas masasına kayıt ve kabulüne şeklinde hatalı hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, şirketin yüksek miktarda tahakkuk ettirilen vergi cezaları nedeni ile borç altına girmesinin en önemli sorumluları eski şirket müdürü müteveffa... ve mirasçısı sıfat ile ... olduğunu, davacı tarafın müvekkil şirketten gerçekten alacaklı olmadığını ve davacı tarafından müvekkil şirketi zarara uğratmak amacı ile var olmayan alacağa dayalı olarak takip yaptıklarını, iflas idaresinin uygulaması usule ve yasaya uygun olduğunu, iflas idaresinin ilama dayanmayan, kesin delillere dayanmayan alacak taleplerini usule ve yasaya uygun şekilde reddettiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, İİK'nın 235. maddesine göre, alacağın iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.a-) Davacı vekilinin temyizi yönünden; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince temyize konu edilen reddedilen miktar 283.999,10 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.b-) Davalı vekilinin temyizi yönünden;Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz isteminin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,Davalının temyiz istemine gelince; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davalı müflisten yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.