Yargıtay bozmasına rağmen, makine bakımında kolunu kaybeden davacının iş kazası tespiti talebinin, eser sözleşmesi gerekçesiyle tekrar reddedilmesi kararının temyizi.
Özet: Makine ustası davacının çalıştığı farklı bir işyerinde geçirdiği kaza sonucu kolunu kaybetmesinin iş kazası olarak tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi, taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi değil, eser sözleşmesi olduğuna kanaat getirerek davayı reddetmiştir; Yargıtay tarafından SGKnın olayı iş kazası sayan komisyon kararının araştırılması gerektiği yönündeki bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada dahi, mahkeme yine aynı gerekçeyle davanın reddine karar vermiş, davacı vekili ise kararın hatalı olduğunu ileri sürerek tekrar temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/284 E., 2024/141 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; makine ustası olan davacının 23.04.2017 tarihinde çağrıldığı davalı işyerinde ... adlı mermer kesim makinesinin bakım işini yapmakta iken takribi saat 11.40 civarında iş makinesine kolunu kaptırmak sureti ile yaşadığı iş kazası neticesinde kolunu kaybederek sakat kaldığını belirterek, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.II.CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının olay tarihi itibariyle ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalıştığının görüldüğünü, davacı ile davalı şirket arasında işçi-işveren ilişkisi değil, eser sözleşmesi mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının bildiriminin ve Kuruma başvurunun dava şartı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacının olay tarihi itibariyle davalının işçisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 06.10.2022 tarih ve 2022/244 - 2022/17 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2023 tarih ve 2023/236 - 2023/259 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile "Mahkemece verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacının eldeki davada, 23.04.2017 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayılmasını talep ettiği, davacının Kuruma yaptığı müracaat üzerine 05.09.2017 tarihli 1 no.lu Kurum komisyon kararı ile 23.04.2017 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayıldığı anlaşılmış olup bu komisyon kararı ve sonrasında Kurumca yapılan işlemler araştırılmak ve tüm soruşturma evrakları getirtilmek suretiyle davacının iş kazasının tespiti için dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı açısından irdeleme yapmak gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin 23.05.2024 tarih ve 2023/284 - 2024/141 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinde makine bakımı yaptığı sırada geçirmiş olduğu kaza sonucu yaralandığı, SGK kayıtlarına ve tanıkların beyanlarına göre, kaza tarihinde davacının dahili davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'de çalışmakta olduğu, davacının bağlı olduğu işvereninden bağımsız olarak davalı iş yerinde belli aralıklarla makine bakımı yaptığının anlaşıldığı, davacıya bakım yapmakta iken emir ve talimat verilmediği, davacının götürü usulde belirlenen ücret karşılığı davalı iş yerinde makine bakımı yaptığı, kurulan ilişkide iş sözleşmesinin asli unsurlarından zaman ve bağlılığın bulunmadığı, davacının makine bakımı işi ile sonuçtan bağımsız olarak bir işin yapılmasından ziyade bizzat sonucun gerçekleştirilmesini taahhüt ettiği, kurulan ilişkinin TBK m.470 hükmüne göre eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, İdare Mahkemesinin kesinleşen kararının da bu yönde olduğu, 5510 sayılı Kanun m.13 hükmü ile düzenlenen iş kazası şartlarının mevcut olayda gerçekleşmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.VI.TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, her iki şirketin sahibi ve yöneticilerinin yakın akraba olduğunu, davacının işçi olarak çalıştığı şirketten, iş kazasının meydana geldiği şirketin sahibinin bakım ve temizlik işi için mahir birkaç eleman istemesi üzerine davacının ve beraberindeki arkadaşının olayın meydana geldiği işyerine gittiğini, zaman zaman makine bakım işinin bu şekilde talep edildiğini, hizmet akdinin unsurlarının somut olayda gerçekleştiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.1.4857 sayılı İş Kanunu'nun 7. maddesine göre "Geçici iş ilişkisi, özel istihdam bürosu aracılığıyla ya da holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde görevlendirme yapılmak suretiyle kurulabilir. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden, devreden işveren ile birlikte sorumludur.2.5510 sayılı Kanun'un 12. maddesine göre ise "4857 sayılı İş Kanunu'nda tanımlanan geçici iş ilişkisi kurulan işveren, bu Kanun'da belirtilen yükümlülüklerinden dolayı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur". İşçinin, geçici devre rağmen devreden işverenle iş akdi devam eder. Geçici (ödünç) iş ilişkisi, geçici iş akdinden farklıdır. Çünkü geçici iş akdi, geçici iş gücü ihtiyacının karşılanması için yapılan kısa ve belirli süreli akitlerdir. Geçici (ödünç) iş ilişkisi, üç kişinin, yani işçi, onun iş akdi ile bağlı olduğu işveren ve bu işverenle geçici işçi sağlama sözleşmesi yapan diğer (geçici) işverenin iradeleriyle oluşan üçlü bir ilişkiye dayanmaktadır (Süzek,Sarper: İş Hukuku, 2.Bası, s.228). 3.4857 sayılı İş Kanunu’na göre “iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir”. 6098 sayılı TBK’ya göre ise “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir”. O halde ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.4.İş sözleşmesini diğer iş görme edimlerini içeren eser, vekalet veya ortaklık sözleşmelerinden ayıran, belirleyen en önemli ölçüt hukuki-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki talimatlara uyma yükümlülüğünü içerir. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. Bağımlılık iş sözleşmesini karakterize eden unsur olup, genel anlamıyla bağımlılık, hukuki bağımlılık olarak anlaşılmakta olup, işçinin belirli veya belirsiz bir süre için işverenin talimatına göre ve onun denetimine bağlı olarak çalışmasını ifade eder.5.Eser sözleşmesinde işi yapmayı üstlenen, eser meydana getirmekten ibaret bir iş görme edimini borçlanmaktadır. Eser sözleşmesi, bir iş görme borcu doğuran sözleşme olmakla beraber burada önemli olan çalışmanın kendisinden ziyade bu çalışma neticesi ortaya çıkan ve objektif olarak gözlemlenen sonuçtur. İşi yapmayı üstlenen, iş sahibi ile akdi ilişkiye girerken bir sonuç (eser) meydana getirmeyi taahhüt etmektedir. Bu anlamda eser, bir iş görme faaliyetinin maddi veya maddi olmayan sonucudur. Kuşkusuz bağımsız bir varlığı değiştirmeye, işlemeye veya biçimlendirmeye yönelik edimler de eser kavramına dahil sayılır ve istisna sözleşmesinin konusunu oluştururlar. Eser sözleşmesinde ücret belli bir süre çalışıldığı için değil, netice için ödenmektedir. İşi yapmayı üstlenenin, kararlaştırılan zamandan önce taahhüdünü yerine getirmesi, ücret üzerinde herhangi bir etki meydana getirmeyecektir. İş ilişkisinde olduğu gibi kişisel ve hukuki bir bağımlılık yoktur.6. Özellikle bir hizmetin tamamlanması için işi üstlenen ile bu işin belirli bir bölümünü tamamlaması için üçüncü kişiye devredenler arasında imzalanan sözleşmenin eser veya iş sözleşmesi olup olmadığı tartışma konusu olabilir. Bu tür bir ilişkide tarafların meslekleri ve nitelikleri, işin niteliği, tarafların anlaşma şartları dikkate alınarak yorum yapılmalı ve iradeleri ortaya konmalıdır. İş sözleşmesinde işçi, belirli veya belirsiz süreli olarak işveren için çalışır. Eser sahibi kural olarak uzmanlığı bakımından iş sahibinin talimatları ile bağlı değildir. Sadece sözleşme ile üstlendiği eseri meydana getirmekle yükümlüdür. İş sözleşmesinin varlığı, ücretin ödenmesini gerektirir. Eser (telif) sözleşmesine ilişkin hükümlerde, iş sözleşmesinin aksine sosyal nitelikte edimlere ve koruma yükümlülüklerine rastlanmaz.7.Hizmet akdinin bulunup bulunmadığının tespitinde görünürdeki işlemler değil, fiili durum önemli olup fiili (gerçek) durum tespit edilerek karar verilmesi gerekir. Davalı bakımından yazılı bir sözleşme sunulmuş olsa bile, taraflar arasında iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarını içeren bir hizmet akdinin varlığının tespiti hâlinde gerçek fiili ilişkinin hizmet akdi olduğunun kabulü gerekecektir.8.Dosya içeriğine göre davacı kayden davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin işçisi olarak sigortalı olup aynı iş kolunda faaliyet gösteren ve yöneticilerin birbirlerini tanımaları nedeni ile çalıştığı işverenin bilgisi dahilinde ayda bir olmak üzere ... mermer makinesinin bakımı için görevlendirildiği, ücretini de tanık beyanına göre gönderilen şirketten değil de, gönderen şirketten aldığı anlaşılmaktadır. Davacı iş kazası geçirdiği işyerindeki işverenin işçisi olmasa da makine bakım işini kendi işyerinde de yapmaktadır. Bakım işi periyodik yapılan bir iş olup, her iki şirketin asıl işine bağlı süreklilik arz eden bir iştir. Süreklilik arzetmesi nedeni ile de sonuç odaklı eser sözleşmesinden söz edilemez. İşveren yöneticilerinin birbirlerini tanıdıklarına ve davacının her ay bakım yapılması için gönderilip, ücretini de asıl işvereninden aldığına göre, iş ilişkisi kapsamında çalıştığı ve her iki davalı arasında geçici iş ilişkisinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda da davacının bakım yaparken makineye kolunu kaptırması şeklinde gerçekleşen olayın 5510 sayılı Kanunu'nun 12... . maddeleri kapsamında iş kazası olarak değerlendirilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Mahkemece hatalı hukuki değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.