Bozma sonrası aile işyerinde fiili çalışma olgusuna dayanarak sigorta başlangıç tarihinin tespiti kararının davalı kurumca temyizi.
Özet: Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1992 olarak tespitini talep etmiş, başlangıçta reddedilen bu talep, yüksek mahkemenin davacının babasının işyerinde fiilen çalıştığına dair 1992 tarihli işe giriş bildirgesi, tanık beyanları, vergi kayıtları ve bilirkişi raporu gibi delillerle çalışma olgusunun eksiksiz araştırılması gerektiği yönündeki bozma kararı sonrasında yeniden değerlendirilmiştir; bozmaya uyan ilk derece mahkemesi, davacının kimlik bilgileri ve fotoğrafının kendisine ait olduğu tespit edilen işe giriş bildirgesi ile vergi kayıtları, tanık beyanları ve dönem mevzuatını dikkate alarak fiili çalışma olgusunun ispatlandığına hükmederek davasını kabul etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/13254 E.  ,  2025/16878 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/294 E., 2025/208 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1992 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.06.2021 tarih ve 2020/166 - 2021/247 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2022 tarih ve 2021/2063 - 2022/2127 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, 18.02.1971 doğumlu davacı adına 01.01.1992 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin ... no.lu işveren ... tarafından 17.01.1992 tarihinde Kuruma verildiği, dava dışı işveren ...’ın davacının babası olduğu, iş yerinin 01.03.1991-01.04.1991 tarihleri arasında Kanun kapsamında bulunduğu, davacıya ait sigorta sicil numarasının bildirgenin verildiği yıla ait olup, davacının bu iş yerinden Kuruma bildirilen hizmeti bulunmadığı, hizmet cetvelinde sigortalılığının 28.02.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı olarak başladığı, işverence 1992/1 dönem bordrosunun Kuruma verilmediği, 1992/2 ve 3. dönem bordrosunda sadece aynı zamanda davacının kardeşleri olan ... ve ...'ın sigortalı olarak bildirildiği, bu kişilerin, babalarının iki tane bakkal dükkanı olduğunu ve davacının 1990 yılından itibaren okulu bitirip babalarının bakkal dükkanında çalışmaya başladığını ve babalarının bakkalı kapattığı 2009 senesine kadar birlikte bakkalda çalışmaya devam ettiklerini beyan ettikleri, Mahkemece komşu iş yeri araştırması yapıldığı, tespit edilen tanıkların, davacının uzun yıllar babasının bakkal dükkanında çalıştığını beyan ettikleri, davacının 26.02.1992-26.05.1993 tarihleri arası askerlik hizmetini yaptığı, işe giriş bildirgesi üzerinde Adli Tıp Uzmanı bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile bildirgedeki fotoğrafın davacıya ait olduğunun bildirildiği, bakkal dükkanının vergi kayıtlarına göre 22.02.19 91... .12.2009 tarihleri arası faaliyette olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada Mahkemece, davacı adına 01.01.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal etmiş olması, vergi kayıtlarından uyuşmazlık konusu dönemde iş yerinin faal olduğunun anlaşılması karşısında, davaya konu uyuşmazlık bakımından esas olanın çalışma olgusunun varlığının ya da yokluğunun tayin ve tespiti olup, bu hususun da her türlü delille ispatının mümkün bulunduğu gözetilerek, komşu iş yeri tanıkları re'sen belirlenip bilgi ve görgülerine başvurularak fiili çalışma olgusunun araştırılması gerekirken; aile bireylerinin diğerlerini sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakmayacakları gerekçesiyle ve eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 10.04.2025 tarih ve 2023/294 - 2025/208 E.K. sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacının işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin ve fotoğrafın kendisine ait olması, vergi kayıtlarından uyuşmazlık konusu dönemde işyerinin faal olduğunun anlaşılması, davacı tanıklarının ve komşu işyeri tanığının beyanlarının davacının fiili çalışma olgusunu doğrulaması, işe giriş bildirgesinin iş yeri muhasebecisi gibi sigortalı dışındaki kişiler tarafından da imzalanmasının uygulamada mutad oluşu ve davaya konu işe giriş bildirgesinin düzenleme tarihindeki mevzuat hükümleri ile bir günlük çalışmaya karine oluşturduğu da gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hak düşürücü süre yönünden davanın reddinin gerektiğini, eylemli çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulamadığını, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.