10. Hukuk Dairesi, emekli işçinin bildirilmemiş çalışma süreleri ve prime esas kazanç tespiti ile sosyal güvenlik destek primine tabi hizmet belirlenmesi talepli davadaki bozmaya uyularak verilen kararın temyizi.
Özet: Davacı, davalı işveren nezdindeki çalışmalarının kuruma bildirilmeyen 10 günlük hizmet süresi ve gerçek kazançlarının tespiti talebiyle dava açmış; Yargıtayın, davacının emekli olması sebebiyle talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya ilişkin olup olmadığının netleştirilmesi gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesi 10 günlük sosyal güvenlik destek primine tabi hizmetin tespitine hükmetmiş ancak davacının yüksek ücret talebini reddetmiştir; bu karar, davalılar ve feri müdahil kurum tarafından, kurum kayıtlarının esas olduğu ve iddiaların tanık anlatımlarıyla kanıtlanamayacağı gerekçeleriyle temyiz edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/12778 E.  ,  2025/15621 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/486 E., 2024/491 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı ... Adi İş Ortaklığının 400 yataklı devlet hastanesi inşaatında 14 ay süre ile çalıştığını, bu sürede AGİ ve tazminatını alamadığını, 09.09.2016 tarihinde işten çıkışının verildiğini, 19.09.2016 tarihinde tekrar girişinin yapıldığını, 10 günlük sigorta kaybı olduğunu, bu hususun tazminatına engel olduğunu, net aylık maaşının 3.700,00 TL olduğunu ancak bankaya asgari ücret üzerinden yatırıldığını, asgari ücret üzerindeki paranın elden verildiğini ileri sürerek Kuruma bildirilmeyen hizmetleri ile prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 27.04.2016-08.09.20 16... .09.2016-06.07.2017 tarihleri arasında davalı şirketler tarafından oluşturulan iş ortaklığı bünyesinde çalıştığını, davacının işten kendisinin ayrıldığını, son olarak asgari geçim indirimi dahil 1.517,38 TL ücretle işçi olarak çalıştığını, davacının aylık ücretlerinin banka hesabına yatırıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun ve ücret iddiasının yazılı somut delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2020 tarih ve 2018/114 E. - 2020/369 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.02.2024 tarih ve 2021/76 E.- 2024/621 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire kararı ile "1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 09.09.2016–18.09.2016 tarihleri arasında davalı işverenler nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaları ile prime esas kazançlarının tespitini istemiş, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de davacının 01.07.2012 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı aldığı anlaşıldığından, hüküm bu yönüyle eksik incelemeye dayalıdır. 2.Mahkemece yapılacak iş; davacının beyanı alınmak suretiyle, talebinin 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılarak, alınacak talebe ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2024 tarih ve 2024/486 E.-2024/491 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı asilin sosyal güvenlik destek primine tabi geçen ve SGK'ya bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istediğini beyan ettiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1- Davacının davalı ... yerinde aylık 3.700,00 TL net ücretle çalıştığının tespiti talebinin reddine,
2- Davacının ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Adi İş Ortaklığı iş yerinde 09/09/2016 - 18/09/2016 tarihleri arasında 10 gün süre ile 506 sayılı Kanun 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi geçen çalışmalarının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, davacının davalı ... nezdindeki çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü kadar olduğunu, başkaca bir çalışması bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddiaların salt tanık anlatımlarıyla kanıtlanamayacağını, Kurum resmi kayıtlarının esas olduğunu, davacının Kuruma bildirilen çalışmalarından başka hizmetinin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.