İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklı Ordino Ücretlerinin Hukuka Aykırı Tahsil Edilmesi ve Malların Teslim Edilmemesi İddiasıyla Açılan İtirazın İptali Davası
Özet: Davacının, uluslararası taşımacılık yapan davalı şirket tarafından hukuka aykırı şekilde tahsil edildiğini iddia ettiği 9.440 TL tutarındaki "ordino-yük teslim belgesi ödemesinin" iadesi talebiyle açtığı itirazın iptali davasında, davalı, söz konusu ücretin mevzuata uygun ve zorunlu bir hizmet karşılığı olduğunu savunurken, davacı, ödemeyi ihtirazi kayıtla yaptığını ancak mallarının haksız yere alıkonulduğunu ve ek depo masrafları oluştuğunu belirtmiş; bilirkişi raporunda davacının ödemeleri ihtirazi kayıtla yaptığı ancak faturalara süresinde itiraz etmediği tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/469 Esas
KARAR NO : 2026/135
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/07/2023
KARAR TARİHİ : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin dış ticaret alanında ekonomik ve ticari bilgi birimini yansıtmak üzere kurduğu ve işlettiği ------- merkezli ve ilinde teknolojik faaliyetleri ile iştigal ederken dönemsel olarak yurt ışından birtakım tedariklerde bulunduğunu, davalının uluslararası taşımada taşıyan acentesi olduğunu, davalının ordino- yük teslim belgesi ödemesi adı altında müvekkilin ödememesi gereken 9.440,00 TL toplam miktarı tahsil ettiğini, müvekkil bu ödemeleri ihtirazı kayıtla yaptığını, tutarların iadesi için--------İcra Müdürlüğü ---------Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun 14/04/2022 havale tarihli dilekçesi ile söz konusu icra takibine haksız şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilin şirkete muayyen tarihlerde gümrük beyannameleri ve faturaları ile navlun ücreti peşin ödenmiş hava limanında gümrük deposunda alıcıya teslime hazır şekilde gelmiş olan mallar; davalı -------- Şti. tarafından taşındığını, davalı şirket, müvekkile ait emtiayı kanun ve yönetmeliklerine aykırı olarak teslimini sağlamaktan kaçındığını, müvekkilden hukuka aykırı şekilde fazladan ödeme talep ettiğini, ---------, müvekkile ait malları haksız şekilde teslim etmediği süre zarfında müvekkil şirketin mallarının bulunduğu süre için fazladan depo ve ardiye masrafı ortaya çıktığını, taşıma senedi, yük senetlerinin hiçbir şekilde kıymetli evrak fonksiyonuna sahip olmadığını, davalı yanın ordino-yük teslim emri düzenlenmesi hem de bunun için bedel talep etmesinin hukuka aykırı davrandığını, müvekkilden haksız kazanç elde ettiğini, davalının söz konusu bedelleri haksız tahsilatları yapmış olduğu tarihlerden itibaren işleyecek kısa vadeli avans faizleriyle birlikte iade etmesi gerektiğini, söz konusu bedeli davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkil şirketin uluslararası taşımacılık faaliyeti yürüttüğünü bu nedenle ulusal ve uluslararası mevzuata tabi olduğunu, taşıma sürecinde gümrük işlemleri ve teslim prosedürlerinin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü, yükün alıcıya teslim edilebilmesi için gümrük vergilerinin ödenmiş olması ve ticari ilişkinin tamamlanmış olması gerektiğini, bu süreç tamamlanmadan teslim yapılmasının mümkün olmadığını, ordino belgesinin hukuka uygun ve zorunlu bir belge olduğunu, yükün doğru alıcısına teslim edilebilmesi için düzenlendiğini, bu belgenin hukuka aykırı olmadığını, ordino ücretinin taşıma sürecine ilişkin verilen hizmetlerin karşılığı olduğunu, damga vergisi yönünden de ordino belgesinin damga vergisine tabi bir kağıt niteliğinde olmadığını, bu nedenle hukuka aykırılık iddiasının yerinde olmadığını, denizyolu taşımacılığına ilişkin Danıştay kararlarının bulunduğunu, bu kararlar doğrultusunda ordino uygulamasının hukuka uygun kabul edildiğini, davacının dayandığı hususların somut olay bakımından geçerli olmadığını, Ticaret Bakanlığı düzenlemeleri ve genelgeler çerçevesinde uygulamanın sürdürüldüğünü, idari işlemlerin yürürlükte olduğunu ve bağlayıcı nitelik taşıdığını, müvekkil şirketin hukuka uygun şekilde işlem yaptığını, tahsil edilen ordino ücretinin verilen hizmetin karşılığı olduğunu, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık konusunda hakkında dosya S.M. Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 03/06/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin söz konusu ödemeleri ihtirazı kayıtla ödediği, ordino bedellerinin tahsili için davalı şirket aleyhine -------- İcra Dairesi --------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği, davacı şirketin --------- Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği 2020 Yılı Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığı, --------- Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediği tespit edildiği, süresinde verilen defter beratları kapanış kaydı yerine geçtiği, davacı şirket kayıtları incelendiğinde; kayıtların birbirini doğruladığı tespit edildiği, Davalı şirketin Ticari Defteri sunulmadığı için tespit ve karşılıklı doğrulama yapılamadığı, dosya kapsamında davalı tarafın BA-BS formu dosya içinde bulunduğundan tespit yapılmış olup, davacı firmaya ait BA-BS formları dosyada görülemediğinden tespit yapılamadığı, davaya konu faturalara davacının yasal süresi içerisinde itiraz etmediği, dosya içerisinde taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığı, dava konusu olan ordino bedelinin kimin üstleneceğine dair bir olguya rastlanmadığı, ------- İcra Dairesi --------- tarafından takip tarihine kadar davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir ihtarına rastlanmadığı, takipte 2.236,65 TL yıllık %15,75 reeskont avans faizi talep edildiği, tarafından yapılan hesaplamada faizin 2.338,91 TL hesaplandığı, davacının davalı şirket tarafından kesilen, 96 adet, 9.440 TL tutarında ---------- faturasını tespit edilen Yevmiye numaraları ile Ticari Defter ve Kayılarına aldığı, Gümrükteki mallar çekilirken davacı firmanın çalıştığı dava dışı -------- şirketi tarafından davalı firmaya ödemelerinin yapıldığı tespit edilmiş olup; Davalı şirket tarafından kesilen 96 adet, 9.440 TL değerinde Ordino Faturalarının, Davacı şirket ---------Şti. tarafından Ticari Defter kayıtlarına alındığı, Davalı firma olan ----------Şti.'ne ödemelerinin yapıldığı tespit edilmiştir.05/11/2024 tarihli duruşma zaptında Mali Müşavir ve Havayolu Taşımacılığı Alanında uzman bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, 07/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Taşımacılık yönünden davalı ---------Şirketinin-------- belgesi ücret tahsili nedeniyle haksız kazanç sağladığına dair kesin bir yargı oluşmadığından davalı ---------- Şirketinden talep edilen bedelin ve faizin davacı ------- Şirketine ödenmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraf vekillerin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya ek rapor için bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 15/12/2025 tarihli ek raporunda özetle; Dava dosyası kapsamında sunulan kök bilirkişi raporuna davalı -------- Şirketi tarafından verilen itiraz dilekçesinde kök raporda taşımacılık yönünden yapılan değerlendirmelerin uygun olduğu ve ordino ücretinin taşımacılık ve depolama işlemleri bağlamında uygulanmasının ticari teamül bağlamında devam ettiği belirtildiği, Davacı --------- Şirketi itiraz dilekçesinde --------- belgesi düzenlenmesini gerektiren durumların gerektiğini kendisi ifade ederek dava konusu olayda -------- belgesi düzenlenmesinin gerekmediğini iddia ettiği, ordino belgesinin taşıyıcının mal teslim yükümlülüğünü yerine getirmeden önce söz konusu emtiayı doğru alıcısına teslim etmesi gerektiği aksi halde emtia bedelinden sorumlu olacağı her durum için düzenlenme uygulaması sürdüğünden ve dava konusu olayda teslim sürecinin bu kapsamın dışında kaldığı kesin biçimde ortaya konulamadığından ------- ücret bedelinin davalı ---------- Şirketi taraftan tahsil edilmesinin aksi yasal düzenlemeler ile kesin biçimde belirlenmeden mevcut taşımacılık uygulamaları açısından doğru olduğu kanaati bilirkişi nezdinde devam ettiği, taşımacılık açısından da kök raporda belirtilen kanaatleri değiştirecek bir hususun bulunmadığı yönünde görüş ve kanaatlere varılmıştır.Bilirkişi ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taşımacılıktan kaynaklı --------- bedelinin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, İİK'nun 67 ve devamı maddelere dayanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacı şirket, ihtirazi kayıtla davacıya ödemiş olduğu davaya konu ordino bedellerinin iadesi için -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- esas sayılı takip dosyasının celp olunarak yapılan incelemesinde; davacı şirketin davalı borçlu şirket aleyhine toplam 11.676,65-TL alacağın tahsili için genel haciz yolu ile icra takibi yaptığı davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları, emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamı neticesinde mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde ;--------, taşıyıcı tarafından hazırlanarak konşimento ve sair belgelere göre eşyanın teslim edilmesi gereken kişiye verilen ve onun depo ve antrepodan eşyayı sorunsu şekilde çekebilmesini, bir başka ifadeyle teslim alabilmesini sağlayan belgedir. -------- sanılanın aksine, eşya ilgilisinin depo ve antrepo işleticisine kendisini tanıtmasını sağlamaz çünkü bu işlevi yapan belge konşimentodur. -------- taşıyıcının, eşya ilgilisi üzerinde taşıma sözleşmesinden kaynaklanan navlum ve eşya ile ilgili sair masraflar bakımından bir ücret alacağının kalmadığını ve bunların tahsil edilmese bile aralarındaki anlaşma gereği eşya üzerindeki hapis hakkını kullanmak istemediğine ilişkin beyanından ibarettir. Gümrük Yönetmeliğinin eşyanın teslimi başlıklı 130. Maddesinde eşyanın boşaltma yerinde konşimentoda teslim edileceği gösterilen ve bir nüshasının taşıyan kimseye ve eğer konşimento emre muharrer ise ciro ile devralmış şahsa teslim olunacağı bu kimselerin eşyayı almak için lazım gelen vasıfları haiz sayılacakları düzenlemeleri yer almaktadır. Anlaşılacağı üzere mevzuat gereği gümrük işlemleri tamamlanan eşyanın konşimentoda hak sahibi görünen davacıya teslimi gerekirken, ayrıca bir belge talep edilmesinin hiçbir kanuni dayanağı bulunmamaktadır.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı anlaşılmış, her ne kadar Mahkememize taşımacılık yönünden davalı --------- Şirketi'nin -------- belgesi ücret tahsili nedeniyle haksız kazanç sağladığına dair kesin bir yargı oluşmadığı yönünde bilirkişi raporu sunulmuş ise de; söz konusu raporun aksine; ordino ücretinin yasal olmadığı yönündeki ---------- Sayılı Emsal nitelikteki ilamı doğrultusunda davanın kabulüne, davalının --------- İcra Müdürlüğünün---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Kabulüne,
1-Davalının ------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 797,66-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 617,76-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90-TL. başvurma harcı, 179,90-TL peşin harcın toplamı olan 359,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 12.811,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 11.677,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026