Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklı Eksik ve Ayıplı İmalat, Gecikme, Yapı Kayıt Belgesi Bedeli ve Tarafların Karşılıklı Tazminat İstemlerine Dair Uyuşmazlık
Özet: Bu hukuki evrak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, arsa sahiplerinin mirasçıları ile yüklenici firma arasındaki karmaşık bir anlaşmazlığı detaylandırmaktadır. Davacılar, yüklenicinin projeye aykırı ve kaçak kısımlarla inşaat yapması nedeniyle yapı kayıt belgesi almak zorunda kaldıklarını, mimarlık ücretleri ve emlak vergileri ödediklerini ileri sürerek, bu masrafların iadesini, eksik ve ayıplı işlerin giderilmesini, inşaatın tamamlanmasını ve gecikmeden kaynaklı kira bedeli talep etmektedirler. Karşı davada ise yüklenici, kendisine düşen bağımsız bölümlerin tescilini, fazla metrajdan, geç tescilden kaynaklanan finansal zararlarını, yapı denetim ve sözleşme dışı iş bedellerini davacılardan talep etmektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/26 E., 2025/466 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/481 E., 2024/438 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davalılar vekili ile davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacılar-karşı davalılar vekili Avukat ... ile davalı-karşı davacı vekili avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVAAsıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ile yüklenici ...İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti ve ...-... İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı arasında 02.12.2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, binanın ruhsat tarihinden itibaren 20 ayda yapılması hususunda anlaştıklarını, inşaat ruhsatının 10.02.2015 tarihinde alınarak inşaata başlandığını, gecikmede arsa sahibine yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, inşaat %35 seviyelerindeyken, yüklenici ortaklığı oluşturan şirketler ...İnş. Tic. San. Ltd. Şti. ve davalı ...-... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. arasındaki anlaşmazlık nedeniyle inşaata uzunca süre ara verildiğini, bilahare, iş ortaklığının .... Noterliğinde 02.10.2015 tarihinde feshedildiğinin öğrenildiğini, bundan sonra ... ... İnşaatın, işleri tek başına bugünkü seviyeye getirdiğini, binanın mevcut hali ile projeye aykırı yapıldığını, ruhsatlı imar planı üstüne çıkılarak kaçak kısımlarının olduğunu, bunun üzerine müvekkillerinin imar barışından yararlanmak için başvuru yaptığını, 20.05.2019 tarihinde 257.875,00 TL ödeyerek Yapı Kayıt Belgesi aldıklarını, yapı kayıt belgesi alındığından davalı yüklenicinin bu bedel kadar sebepsiz zenginleştiğini, ödenen bu bedelin ve yapılan masrafların (mimarlık şirketine plan ve kroki çizimi için ödenen bedellerin) davalıdan tahsilini talep ettiklerini, yükleniciye düştüğü halde bağımsız bölümlere ilişkin emlak vergisi ödemesi yaptıklarını, ayrıca kimi daireler için de kiraya verilebilmesi için zaruri masraflar yaptıklarını, bu ödemelerin de davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek, inşaatın sözleşmeye, plan ve projeye uygun tamamlanması, müvekkillerine düşen daireler ve ortak alanlarda eksik, kusurlu ve ayıplı işlerin ifası, kat mülkiyetine geçiş işlemlerinin ifası için davalıya işten el çektirilerek, yüklenici namına müvekkillerine ifaya izin verilmesini, masrafın davalı şirket tarafından depo edilmesini ve bu mümkün değil ise, tapusu müvekkilleri üzerinde bulunan 2 ve/veya 13 nolu dairelerin satışına izin verilerek avansın buradan karşılanmasını ve şimdilik 2.000,00 TL kira bedeli ile yapı kayıt belgesi alım bedeli, mimara ödenen meblağ, davalı yükleniciye ait emlak vergisi tutarları, inşaatta yapılan bazı işler için yapılan ödemelerden şimdilik 3.000,00 TL'nin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare bağımsız bölümlerdeki eksik, ayıplı işler bedeli için taleplerini 126.303,00 TL'ye, imar affından yararlanarak yapı izin belgesi için yaptıkları masraf için taleplerini 260.897,00 TL'ye ve geç teslimden kaynaklı kira taleplerini 841.287,90 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir.II. CEVAP VE KARŞI DAVAAsıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini istemiştir.Karşı davasında ise; sözleşme uyarınca yükleniciye düşen 2 ve 13 no'lu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescillerini, 17... numaralı dükkanlardaki inşaatta fazla metrajdan kaynaklanan toplam 50 m²nin sözleşmenin 1-6. maddesi gereğince yarısının şirket adına tescilini mümkün olmaması durumunda piyasa değerinden şimdilik 1.000,00 TL'nin, sözleşmenin 1-3. maddesi uyarınca süresinde şirket adına tescil edilmeyen dairelerin bedeli kadar şimdilik 1.000,00 TL'nin, hak edildiği halde şirket adına tapuda tescili geç gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmeyen daireler sebebiyle finansman giderleri ve ayrıca satış yapılamaması sebebiyle mahrum kalınan kârın telafisi amacıyla sözleşmenin 1-14. maddesi uyarınca hesaplanacak zararın üç misli olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin, yapı denetim şirketine ödenen tutardan şimdilik 1.000,00 TL'nin, fazladan gerçekleştirilen imalatlar nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare yapı denetim bedeline ilişkin talebini 59.796,00 TL'ye, sözleşme dışı işler bedeline ilişkin talebini 48.512,00 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenicinin inşaatı sözleşme şartlarına, mimari projesine ve imara aykırı olarak yaptığı, ruhsata esas mimari uygulama projesine göre yapılmayan, taban ve taşıyıcı sistemi değiştirilen, kolon aksları ve taban oturum alanı büyütülen binadaki aykırılıkların proje tadilatı yapılmak suretiyle giderilmesinin mümkün olmadığı, yüklenicinin inşaatın bitirilmesi gereken 10.10.2016 tarihinden itibaren fiili teslim tarihine kadar arsa sahiplerine verilmesi gereken bağımsız bölümler için kira tazminatı ödemekle yükümlü olduğu, arsa sahiplerine bırakılan bağımsız bölümlerin daha önce teslim edildiği kanıtlanamadığından, dosyaya sunulan kira sözleşmelerinin başlangıç tarihlerinin teslim tarihi olarak kabul edildiği, bina imara aykırı yapı niteliğinde olduğundan eksik işler bedeli talep edilmesinin ve nama ifa istenmesinin mümkün olmadığı, davacıların ödediği imar affı bedeli iskân ruhsatı masrafı niteliğinde olmadığından bu masrafın da talep edilemeyeceği, sözleşmede aksine hüküm bulunmadığından mevzuat gereği yapı denetim masraflarından arsa sahiplerinin sorumlu olduğu, imara aykırı yapı nedeniyle yüklenicinin tapu tescil talep edemeyeceği, yüklenici kusurlu olduğundan sözleşmenin 1-3 maddesi uyarınca süresinde adına tescil edilmeyen dairelerin bedeli kadar tazminat ve 1-14 maddesi uyarınca zararın üç misline yönelik cezai şart taleplerinin de yerinde olmadığı, proje dışı genişletilen inşaattan arsa sahiplerine verilen dükkanlardaki büyüme miktarı, yüklenici payına düşen dairelerde de aynen mevcut olup, sözleşmedeki paylaşımı oranında arsa sahipleri yararına bir değişiklik meydana gelmediğinden yüklenicinin fazla metrajdan kaynaklı tescil ya da bedelinin tazminini isteyemeyeceği, sözleşmenin 2.7 maddesine göre dairelere kat kalorifer tesisatı yapılması, radyatörler ve kombilerin takılması yükümünün yükleniciye ait olduğu, her ne kadar bir takım sözleşme dışı imalat yapmış ise de, binanın kaçak yapı niteliğinde olduğu, yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı, bu duruma yüklenicinin kusurunun sebep olduğu, sözleşme dışı yaptığı imâlatın bu nedenle ekonomik değerinin bulunmadığı anlaşıldığından karşı davacının sözleşme dışı imâlat bedelinin tahsil talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, asıl davada 841.287,90 TL gecikme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, sair istemin reddine, karşı davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine, karşı davada davacının alacak istemi yönünden talebinin kısmen kabulü ile 59.796,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı davada davalılardan alınarak karşı davada davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacılar-karşı davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; yükleniciye sözleşme gereği bir kısım devirleri yapmış olan arsa sahiplerinin binanın kullanımı için zorunlu işlerin yapılmasını yükleniciden talep haklarının bulunduğunu, yüklenicinin bu sorumluluktan kurtulamayacağını, imar affı için ödedikleri bedelin yükleniciden tahsili gerektiğini, yapıya iskân alınabilseydi bu bedeli ödemek zorunda kalmayacaklarını (257.843,40 TL), imar barışından yararlanılmış olsa dahi bunun hukuken geçerli bir teslim olmayacağını, yüklenicinin ediminin ifası sonucunu doğurmayacağını, kira alacağına sözleşme ile kararlaştırılan ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini (m. 1.16), karşı davada davacının ödediği toplam yapı denetim bedeli 56.796,45 TL iken 59.796,00 TL’ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki söz. m. 1.10 ve yüklenici adi ortaklık arasındaki 01.10.2015 tarihli ibraname madde 4 ile sorumluluğun davalıda olduğunun açık olduğunu, ıslahla artırılan tutarın zamanaşımına uğradığını, ayrıca binanın imara-projeye aykırı yapılmasından davalı ile yapı denetim firması birlikte sorumlu olduklarından ücretin hak edilmediğini beyan etmektedir.2. Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yapıya iskân alınamamasında davacıların kusurlu olduklarını, vekalet vermemeleri nedeniyle resmi işlemlerin gerçekleştirilemediğini, sözleşmedeki yüklenici lehine konulmuş hükümlerin uygulanmasından imtina edildiğini, sözleşme uyarınca arsa sahibine düşen 8 daire ve 2 dükkanın anahtarlarının Haziran 2016’da teslim edildiğini, somut olayda yüklenici temerrüdünün söz konusu olmadığını, yapı kayıt belgesi ile yapının yasal hale geldiğini, tescili istenen bağımsız bölümlerden 1 tanesi iskâna bırakılmış olup; diğeri yönünden her halukarda tescil hükmü kurulması gerektiğini, yüklenicinin tapularının geç verilmesi ve hiç verilmemesi sebebiyle uğradığı zararlar yönünden bilirkişi raporu ile hiçbir hesaplama yapılmadığını, fazla imâlat bedelinin tahsili gerektiğini, sözleşmesinin 2.7. maddesi a bendi ile açık açık sadece daireler için kombi, tesisat vb. şeklinde anlaşma yapıldığını, dükkanların bu anlaşmaya dahil olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl ve karşı davalarda uyuşmazlık; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya izin, gecikme tazminatının tahsili, tapu iptali ve tescil, cezai şart ile fazla imalat bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; usul ve kanuna uygun olup, asıl davada taraf vekillerince, karşı davada davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, karşı davada davalılar vekilinin temyize konu ettiği miktar 59.796,00 TL olup, temyiz başvurusu karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından temyiz dilekçesinin kesinlikten reddine karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Karşı davada davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin kararın karşı davalı yönünden miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2. Asıl davada taraf vekillerinin, karşı davada davacı vekilinin temyiz başvurularının esastan reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, taraflarda karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden ...-... İnşaat Şti.'ye yükletilmesine,Fazla yatırılan harcın istek halinde davacılar-karşı davada davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.MUHALEFET ŞERHİ Öncelikle, Yapı kayıt belgesinin hukuki mahiyeti üzerinde durmak gerekir. 3194 sayılı Kanuna 11.05.2018 tarihinde eklenen geçici 16. maddeye göre; 1- Yapı kayıt belgesi alan yapılar, tıpkı ruhsatlı ve iskânlı yapılar gibi yasal hale gelmekte ve bu belge verildikten sonra, 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca verilen yıkım ve para cezası kararının infazı ortadan kalkmaktadır. (3194 s.K. geçici m.16/4) Öte yandan yapı kayıt belgesi alınan bir yapı sahibi hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan dava açılamamakta, ceza soruşturması varsa takipsizlik kararı verilmekte, açılmış olan kamu davası varsa düşmekte, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkmaktadır. (11. CD. 23.12.2019.T.2018/5966; 9877) 2- 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30. maddesinde; yapının kullanılması yapı kullanma izin belgesi alınmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 31. maddesinde ise; kullanma izni verilmeyen veya alınamayan yapılara elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinin verilmeyeceği hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı Kanunun geçici 16/3. fıkrasında ise, yapı kullanma izin belgesi alınan yapıya kullanma yetkisi verildiği gibi bu yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanacağı belirtilmiştir. 4- İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilmesi için yapı kullanma izin belgesinin ilgili idareye sunulması gerekmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasalar Tebliği’nin 6. maddesinin 8. fıkrasına göre; yapı kayıt belgesi verilen yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı verileceği düzenlenmiştir.5- İmar Kanunu’nun geçici 21. maddesine göre; yapı kayıt belgesi alınan yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilecektir. 6- Yapı kayıt belgesi alan gecekondu sahipleri, Hazine ve belediye arazilerini doğrudan satın alma imkanına kavuşmuştur. O kadarki yapı kayıt belgesi sahibinin istemesi halinde; “bağlı yetki” nedeniyle idare taşınmazı satmaktan imtina edemeyecektir. (3194 s.K. geçici m.16/6).7- Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilecektir (3194 s.K. geçici m.16/5). Görüldüğü gibi, Kanun aslında yapı kayıt belgesini, kat mülkiyeti kurulabilmesi için gerekli olan “Yapı Kullanma İzin Belgesi” yerine kabul etmekte aynı fonksiyonu yüklemektedir. Bir başka değişle yapı kayıt belgesi sahibi bu belgeye istinaden imara aykırı olan yapıyı-hiçbir aykırılık yokmuş gibi- hatta, imara uygun yapı yapan bir kişiden daha az harç ve vergi ödemek suretiyle kat mülkiyetine dönüştürebilmekte her bağımsız bölümü kat mülkiyeti kütüğüne kaydedebilmekte ve bu mülkiyet üzerinde bir malikin kullanabileceği tüm hakları kullanabilmektedir.8- Geçici Madde 16/10 da; yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olacağı, bu belge ile ilgili yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı ve yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğunda olduğu belirtilmişse de, bu ifadeler bir “kısıtlama” gibi sunulmuş ise de, aslında anılan hususlar, normal imara uygun yapılar içinde geçerli olduğundan yapı kayıt belgesinin ilgili yapıyı imar mevzuatına uygun hale getirmesi özelliğine etki etmeyecektir. TMK nın 683. maddesi, mülkiyet hakkının içeriğini; malikin, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şeyi dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahip olmak, şeklinde belirlemiştir.Yukarıda yapı kayıt belgesinin, sahibine tanınan haklardan bir kısmını izah ettik. Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi yapı kayıt belgesi sahibi; yapıyı kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkına sahip olduğuna göre, yapı kayıt belgesi alınan bir yapı, kural olarak İmar Kanunu’na uygun bir yapı olarak kabul edilmelidir. Aslında Kanun koyucu bazı çekincelerle açıkça adını koymamış olsa bile, yapı sahiplerine sunulan imkânlar dikkate alındığında, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16.maddesi, “bedel karşılığı imar affı” niteliğinde bir düzenlemedir. Ancak, bir yapının yapı kullanma iznine sahip olması ile yapı kayıt belgesine sahip olması arasında piyasada bir değer düşüklüğü varsa bu değerden ve sözleşmeye göre eksik ve ayıplı işlerden yüklenici sorumlu tutulmalıdır.Somut olayda, davacı arsa sahiplerinin murisi ile davalı şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık arasında 02.12.2013 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, inşaatın %35 seviyesindeyken yüklenici şirketler arasındaki uyuşmazlık nedeniyle inşaata ara verildiği ve 02.10.2015 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, ... şirketi inşaata devam ederek bugunkü seviyeye getirdiği, ancak yapının imar mevzuatına aykırı olduğu, inşaatla ilgili olarak arsa sahiplerinin 20.05 2019 tarihinde 257.875 TL karşılığı yapı kayıt belgesi aldığı, yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin emlak vergisinin arsa sahiplerince ödendiği, eksik ve ayıpların tamamlanması için nama ifaya izin, gecikme nedeniyle 841.287,90 TL kira, 260.897 TL yapı kayıt belgesi ücreti ayrıca emlak vergisi için ödenen meblağların davalı taraftan tahsiline karar verilmesi davacılar tarafından talep edilmiştir. Yüklenici ise karşı davasında tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.Dairemizin Sayın çoğunluğu, yapı kullanma izin belgesi alınmadığından yüklenicinin sözleşme gereğince edimini yerine getirmediğini, dava konusu taşınmazları hak etmediği düşüncesiyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir. Yukarıda mahiyetini açıkladığımız yapı kayıt belgesi alınmış olması nedeniyle çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. Şöyle ki;Yapı Kayıt Belgesi TMK nın 683. maddesinin bir malike tanıdığı tüm hakları sağladığı için, bu hakları “yok hükmünde” saymak; öncelikle 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesine aykırı olacağı gibi, kullanılan ve kullanılmaya devam edilecek ve anılan Kanunun ekonomik değer atfettiği yapının “ekonomik değerinin olmadığı” kabul edilerek ve paylaşım oranı göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hakkaniyete uygun düşmeyecektir.Bu nedenle iskân ruhsatı yerine alınan yapı kayıt belgesi dikkate alınarak; yapının, iskan ruhsatına sahip olması ile yapı kayıt belgesine sahip olması arasında piyasa rayicine göre bir değer düşüklüğü varsa bu değer bilirkişiye tespit ettirilmeli ve depo ettirilmek suretiyle sözleşme gereğince yükleniciye bırakılması gereken bağımsız bölümler buna göre tespit edilerek, tarafların tapu iptal-tescil ve diğer alacak taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken aksi yöndeki kararın bozulması gerekirken, Sayın çoğunluğun yazılı gerekçelerle kararı onanmasına dair kararına katılmadığımdan söz konusu karara muhalifim.