Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz eden sanık ve müdafiinin itirazlarını hukuka uygun bularak onadı.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi üzerine, sanık ve müdafiinin hırsızlık kastı olmadığı, suçu başkalarının işlediği, savunma hakkının kısıtlandığı ve teşhisin güvenilmez olduğu gibi gerekçelerle yaptıkları temyiz başvurusu, Yargıtay tarafından yapılan incelemede hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddedilerek onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/17658 E.  ,  2025/20324 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/59 E., 2022/767 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz nedenlerinin "hırsızlık kastı olmadığına, haklarında beraat kararı verilen diğer sanıkların suçu işlediğine, duruşmada hazır bulundurulması gereken kişilerin yokluğunda karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına" ilişkin olduğu, sanık müdafinin temyiz nedenlerinin ise "temyiz dışı sanık ...’ın beyanı mahkumiyete esas alınmış ise de sanık ...’ın yanındaki şahsın sanık ... olduğu yönünde bir beyanının olmadığına, ... isimli şahıs olduğunu beyan ettiğine, sanıkların yakalanma anında gece olduğu için kolluk görevlilerince araçtan inenlerin 3 kişi olduğu, 2 kişinin yakalanamadığı ancak sanık ...’in şoför koltuğundan inen şahıs olduğunu net olarak teşhis etmiş olmalarının mümkün olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat talebine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Hendek 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.