Marka hükümsüzlüğü davasında, veteriner kliniği adının coğrafi işaret niteliği taşımaması ve karışıklığa yol açmaması nedeniyle ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının onanması.
Özet: Veteriner hekim olan davacının, davalının tescilli markasının kendi mesleki unvanıyla karışıklığa yol açtığı ve Sınai Mülkiyet Kanununun mutlak tescil engeli hükmüne aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi markanın iptalini gerektiren bir neden bulmayarak davayı reddetmiş, davacının istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı onanmış, yapılan temyiz incelemesi sonucunda ise yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığına karar vererek, davacının markanın hükümsüzlüğü talebini nihai olarak reddetmiştir.

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/1228 Esas, 2025/512 KararHÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ :Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI :2022/159 E., 2023/375 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; veteriner hekim olan müvekkilinin, ... Veteriner Kliniği ünvanı ile ...'de tanındığını, davalının "... " markasını tescil ettirerek karışıklığa sebebiyet verdiği gibi ...'de tek veteriner hekim olduğu düşüncesini uyandırdığını ileri sürerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-c-i hükmü uyarınca mutlak tescil engeli nedeni ile davacı adına 2020/115009 sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporu da gözetilerek davalı adına tescilli markanın iptalini gerektirir bir sebep bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın 44. sınıfın "Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri." alt sınıflarında tescilli olduğu, markanın tek başına coğrafi işaret yahut coğrafi kaynak belirtilen bir kelimeden oluşmadığı gibi dosyada mevcut delil durumu itibarı ile hükümsüzlük koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.