Hissesiz kullanılan taşınmaza el atmanın önlenmesi ve eksik harç nedeniyle bozulan ecrimisil davasında yeniden yargılama sonucu el atmanın önlenmesi ile kısmi ecrimisil talebinin kabulü kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının haksız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talepleriyle başlattığı bir taşınmaz davasını konu almaktadır; ilk aşamada eksik harç ve ecrimisil hesaplama hataları gerekçeleriyle Yargıtay tarafından bozulan kararın ardından yerel mahkeme, davalının taşınmazda hissedar olmaması ve izinsiz kullanımını tespit ederek el atmanın önlenmesi talebini kabul etmiş, ecrimisil talebini ise belirlenen değer ve doğru hesaplama prensipleri doğrultusunda kısmen hükmederek, davalının bu yeni kararı temyiz etmesiyle temyiz incelemesi aşamasına gelinmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/5169 E.  ,  2025/5174 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/195 E., 2025/206 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın hiçbir haklı sebebe dayanmadan dava konusu taşınmazı kullandığını belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davacının amcalarının da hissesi olduğunu ve trampa yolu ile onların hissesini kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarihli ve 2018/9959 Esas, 2021/268 Karar sayılı ilâmına uyularak 11.01.2023 tarihli ve 2021/675 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 11.01.2023 tarihli kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.12.2023 tarihli ve 2023/5524 Esas, 2023/6538 Karar sayılı ilâmında; "1...dava dilekçesinde, dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, daha sonra ecrimisil talebi 2.940,93 TL’ye artırılarak eksik harcın tamamlandığı ancak el atmanın önlenmesi isteği bakımından yargılama sırasında mahkemece harcın tamamlatılmadığı görülmektedir.
2. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1 20... sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca, dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.19 53... /2 Sayılı ....) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
3. Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır.
4. Hal böyle olunca, el atıldığı iddia edilen yerin değerinin belirlenmesi ve bu değer üzerinden, yukarıda değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmek suretiyle, harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, el atılan taşınmazın değeri belirlenmeyerek harç da tamamlanmadan karar verilmesi, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesince kesin olmak üzere istinaf talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
5. Kabule göre de, ecrimisil hesabı yapılırken davacının taşınmazı edindiği tarih ile dava tarihi arasındaki süreye dikkat edilmediği gibi tapudaki payı oranında değil, davalının kullandığı yerin tamamı üzerinden ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...Yargıtay bozma ilamından sonra, delillerin tespiti bakımından arazi başında keşif yapıldığı, keşifte mahalli bilirkişi ve tanık beyanları dinlenmekle; davacının taşınmazda hissedar olduğu, davalının ise hissedar olmadığının tapu kayıtlarından anlaşıldığı, ayrıca taşınmazın 1.410, 99... 'lik kısmının çok uzun zamandan beri davalı tarafından kullandığının davalının ikrarından, mahalli bilirkişi beyanından, keşif ve bilirkişi incelemesinden anlaşıldığı; buna rağmen davalının taşınmaz üzerinde kendisine taşınmazı kullanma yetkisi veren şahsi veya ayni bir hakkı olduğunu ispat edemediği, Türk Medeni Kanunu'nun 693/3. maddesine göre davacının tek başına, hisseli olan taşınmazı koruma, yani eldeki davayı açma hakkı olduğu, bu sebeple aynı yasanın 683/2. maddesine göre davanın kabulüne ve taşınmaza vaki davalının el atmasının önlenmesine, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda el atılan taşınmazın değeri belirlenerek, davacının taşınmazı edindiği tarih ile dava tarihi arasındaki süreye de dikkat edilerek, davalının tapudaki payı oranında hesaplanan 623,79-TL. ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiği kanaatine varıldığı" gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle;
1. Eksik inceleme ile karar verildiğini,
2. Davacının tek başına dava açma yetkisinin bulunmadığını,
3. Taşınmazı 5 yıldır kullanmadığını, yapılan keşifte taşınmazın boş olduğunun tespit edildiğini,
4. Dava konusu taşınmazı trampa yolu ile 50 yıl kullandığını, kullanımına itiraz eden olmadığını,
5. Mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilmediğini,
5. Yargılama giderleri yönünden fazlaya hükmedildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.