İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan nakliyecilik hizmeti faturaları alacağının tahsili ve itirazın iptali talepli davada bilirkişi raporu değerlendirmesi.
Özet: Bir nakliyecilik hizmeti sağlayıcısı, müvekkiline sunduğu hizmetler karşılığında düzenlediği faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebiyle dava açmış; davalı taraf ise ticari defterlerinde borç bulunmadığını, varsa dahi ödendiğini ve icra takibinin kötü niyetli olduğunu savunmuştur. Bilirkişi raporu, davacının defterlerinde 177.223,25 TL alacak göründüğünü, davalının ise 2.760,00 TL borçlu göründüğünü ve bu tutarın takip sonrası ödendiğini belirtirken, davacının davalıdan olan tevsik edilmiş alacağının 49.184,00 TL olduğunu ve davalının defterlerine kaydettiği bazı faturaların davacı tarafından kabulüne dair belgenin dosyada bulunmadığını tespit ederek, alacak miktarı ve inkar tazminatının takdirini mahkemeye bırakmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/497 EsasKARAR NO : 2026/134DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 10/07/2024KARAR TARİHİ : 17/02/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkil arasında akdedilen nakliyecilik hizmetine binaen düzenlenen 29.01.2024 tarihli --------- nolu, 31.01.2024 tarihli ---------- nolu, 03.02.2024 tarihli --------- nolu, 15.02.2024 tarihli ---------- nolu, 29.02.2024 tarihli ---------- nolu, 29.02.2024 tarihli --------- nolu, 29.02.2024 tarihli --------- nolu, 18.01.2024 tarihli --------- nolu, 30.12.2023 tarihli --------- nolu faturalardan kaynaklı cari hesap bakiyesine ilişkin olduğunu, takibe konu faturalar müvekkil tarafından yukarıda belirtilen tarihlerde takip borçlusu firmaya kesildiğini, müvekkil davalı-borçlu firmaya yapmış olduğu iş karşılığı söz konusu faturaları davalı firmaya gönderdiğini, şirketler arasında gerçekleşen şifahi görüşmelere rağmen davalı firma fatura bedellerini ödemediğini, müvekkilin davalıya takibe konu nakliyecilik hizmetini kusursuz şekilde yerine getirdiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, nakliye aracılık hizmet bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı icra takibine haksızca itiraz ettiğini, müvekkilin söz konusu faturaların karşılığını alamaması nedeniyle mağduriyet yaşadığını, davalı borçlunun takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve davalının kötü niyetli itirazından dolayı %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine yapılan itirazın ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucunda borçlu olunmadığının tespit edilmesi üzerine yapıldığını, davacının alacağının sabit olduğuna ve itirazın kötü niyetli olduğuna dair iddiasının haksız ve yersiz olduğunu, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu ve kayıtların birbirini doğruladığını, bu kayıtların icra takibine konu bir alacak bulunmadığını gösterdiğini, mahkemece yapılacak incelemede davacının talep ettiği tutarda bir borç olmadığının ve varsa bir kısım borcun da icra takibiyle birlikte ödendiğinin açıkça anlaşılacağını, ayrıca icra inkar tazminatına ancak haksız ve kötü niyetli itiraz halinde hükmedilebileceğini, somut olayda yapılan itirazın mevzuata aykırı bir takibe karşı gerçekleştirildiğini ve bu nedenle haksız ya da kötü niyetli olarak nitelendirilemeyeceğini, bu sebeple davacının icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğini, davanın tüm yönleriyle reddine karar verilmesi gerektiğini, aksine davacının kötü niyetli icra takibi başlattığının kabul edilmesi gerektiğini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Uyuşmazlık konusunda hakkında dosya S.M.Mali Müşavir ve Taşımacılık Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 25/03/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222 ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Mahkeme takdirinde bulunduğu, davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davalı defterlerinin HMK 222 ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Mahkeme takdirinde bulunduğu, davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde davalı yandan takip tarihi itibari ile kaydi olarak 177.223,25 TL alacaklı göründüğü, davalı yanın takip tarihi itibari ile 2.760,00-TL borçlu göründüğü, takipten sonra ise işbu tutarın ödendiği ve davacı yana kaydi olarak borcunu kapattığı, davalının davacı yana keşide ettiği ve içeriği ile davacı tarafından kabul edildiğine dair tevsik edici vesikanın dosyaya sunulmadığı "fiyat farkı verilen hizmet faturası" içerikli 31.03.2024 tarihli 2.668,00 TL, 15.500,00 TL ve 32.016,00 TL bedelli 3 adet faturanın davalı kayıtlarına işlenecek davacı yana olan borcunun kapattığı görülmekle; bahse konu faturaların davacı tarafından kabulüne ilişkin tevsik edici belgelerin sunulmaması nedeniyle bu fatura bedellerinin hesaba ilavesiyle davacının davalıdan olan tevsik edilmiş alacağının (2.668,00 TL, 14.500,00 TL ve 32.016,00 TL)=49.184,00 TL olduğu, davacının davalı yanı takiple temerrüde düşürdüğü, faizin infaz anında icra müdürlüğü tarafından hesaplanacağı davacının talep ettiği icra inkar tazminatı hakkında takdirin Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda dosya ek rapor için bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 19/12/2025 tarihli ek raporunda özetle; Davalının davacı yanın alacağına dayanak yaptığı faturaya istinaden keşide ettiği fiyat farkı faturalarının sehven sonuç kısmında davacı alacağından tenzil edilmiş olduğu, raporun sonuç kısmındaki davacı defter kayıtlarında görülen alacağın, raporun diğer kısımlarındaki tutar gibi 97.648,00 TL olarak tashih edilmesi gerektiği, davacının bu yöndeki itirazının yerinde görüldüğü, taraflar arası taşıma hizmeti (nakliye aracılık hizmet) bedelinin tahsiline ilişkin yapılmış, usulüne uygun yapıldığı anlaşılan taşıma sonrası davacı alacağını talep ettiğini, alacaklı konuma gelmiş olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunulmuştur.Bilirkişi ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE :Dava konusu uyuşmazlık konusunun,-------- İcra Dairesi'nin --------- esas sayılı doyasında yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dosya Mahkememizce bilirkişi incelemesi için mali müşavir ve taşımacılık uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinden kök rapor ve iki defa ek rapor alınmıştır. HMK nın 222 maddesi ;"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü haizdir.Somut uyuşmazlıkta; takip konusu faturaların davalıya gönderildiği, sekiz gün içinde itiraz ileri sürülmediği, davacının ve davalının ticari defter ve kayıtlarında alanında uzman bilirkişi ile yapılan incelemede; Tarafların sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış onayına sahip olmakla birlikte kapanış (ibraz) tasdikleri yönünden de gerekli onaya sahip olduğu, davacı ve davalı ticari defterlerinin delil olarak takdiri hakkındaki kararın Mahkememize ait bulunduğu ifade edilmiş, raporun devamında davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı yandan takip tarihi itibarı ile KAYDİ olarak 177.223,25 TL alacaklı göründüğü, davalı yanın yana takip tarihi itibarı ile 2.760,00 TL borçlu göründüğü, takipten sonra ise işbu tutarın ödendiği ve davacı yana KAYDİ olarak borcunu kapattığı, davalının, davacı yana keşide ettiği ve içeriği ile, davacı tarafından kabul edildiğine dair tevsik edici vesikanın dosyaya sunulmadığı “fiyat farkı verilen hizmet faturası” içerikli, 31.03.2024 tarihli 2.668,00 TL, 14.500,00 TL, ve 32.016,00 TL bedelli 3 adet faturanın davalı kayıtlarına işlenerek davacı yana olan borcunun kapattığı görülmekle; bahse konu faturaların davacı tarafından kabulüne ilişkin tevsik edici belgelerin sunulmaması nedeniyle bu fatura bedellerinin hesaba ilavesiyle davacının davalıdan olan tevsik edilmiş alacağının (2.668,00 TL, 14.500,00 TL, ve 32.016,00 TL) 49.184,00 TL olduğu tespit edilmiş, itiraz üzerine alınan 19.12.2025 tarihli 2. Ek raporda ise ; davalının davacı yanın alacağına dayanak yaptığı faturaya istinaden keşide ettiği fiyat farkı faturalarının sehven sonuç kısmında davacı alacağından tenzil edilmiş olduğu görülmekle; raporumuzun sonuç kısmındaki davacı defter kayıtlarında görülen alacağın, raporun diğer kısımlarındaki tutar gibi 97.648,00 TL olarak tashih edilmesi gerektiği, davacının bu yöndeki itirazının yerinde görüldüğü, davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 97.648,00 TL alacaklı göründüğü, davalının ise kendi defterlerinde davacıya 2.760,00 TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile bilirkişi 2.ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete tanzim edilen faturalar ile söz konusu taşıma işlerinden kaynaklanan cari hesap ekstreleri uyarınca, davacı şirketin nakliye hizmetini ifa ettiği, bu hizmete ilişkin takip konusu faturaların düzenlendiği, davalı şirketin 97.648,00-TL borçlu olduğu, davacı şirketin nakliye hizmet bedeli olan alacağının tahsilini davalıdan istemekte haklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne, davalının --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın Kabulüne,1-Davalının ---------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 6.670,33-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.179,35-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.490,98-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı, 1.179,35-TL peşin harcın toplamı olan 1.606,95-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 9.659,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026