Ölen sigortalının geçmişteki sigortasız çalışma sürelerinin tespiti davasında, davalıların tanık beyanlarına dayalı hükmün hukuka aykırılığını iddia ettiği temyiz incelemesinde, kamu düzeni gereği resen araştırma yükümlülüğünün önemi vurgulandı.
Özet: Davacıların murisinin 2006-2011 yılları arasında davalı işyerinde sigortasız çalıştığı iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin sigortasız çalışmayı tespit eden kararları, davalıların tanık beyanlarının yetersizliği ve eksik araştırma iddialarıyla temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, kamu düzeniyle ilgili hizmet tespiti davalarında mahkemelerin sosyal güvenlik hakkını korumak adına tarafların delilleriyle yetinmeyip resen araştırma yükümlülüğünü titizlikle yerine getirmesi, işverenden ilgili tüm belge ve kayıtları talep etmesi, ücret bordroları, puantaj kayıtları gibi belgeleri incelemesi ve bildirimli çalışanlar ile diğer işverenleri tanık olarak dinlemesi gerektiğini vurgulamıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/8545 E.  ,  2025/13833 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/741 E., 2025/948 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/233 E., 2025/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...’ın 22.04.2006 - 31.12.2011 tarihleri arasında fasılasız olarak davalı yanında çalıştığını, ...’ın 31.2.2011tarihinde işe giderken geçirdiği elim bir trafik kazasında hayatını kaybettiğini, merhum ...'dan geriye eşi ..., kızı ..., oğlu ..., diğer olu ...’ın kaldığım, merhum ...’ın işe başladığı günden itibaren sigortalı olarak çalıştırılması gerekirken işverence sigortasız çalıştırıldığını belirterek davacılar murisinin 22.04.2006 - 31.12.2011 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının tespitinde davalı işyerinin 14.11.2001 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, sigortalı ...’ın sigortalı hizmet dökümün incelenmesinde 16.10.2010 - 31.10.2010 arası sigortalılığının 16 gün olarak sağlandığını, kendisi adına herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi TC 1...6 kimlik no'lu ...' ın Kuruma bildirilen süreler dışında 18.09.2006 - 15.10.20 10... .11.2010 - 31.12.2011 arasında davalı şirkete ait 1... sicil sayılı iş yerinde prime esas asgari kazanç ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı 23 ... Özel Çocuk Kulübü Kreş ve Kafeterya İşletmeciliği Eğitim San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının tek başına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında yazılı delil bulunmadığını, tek kaydın davacılar murisi adına yapılan sigorta bildirimi olduğunu, resen araştırma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, eksik ve hatalı incelemeyle hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; çelişkili ve gerçeği tespitten uzak tanık beyanlarına dayanılarak, resen başkaca araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının isabetli olmadığını, Kurumun sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacılar murisi ...'ın 22.04.2006- 31.12.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik alacakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
İnceleme konusu eldeki davada, davacılar murisi ...'ın davalı işveren nezdinde 22.04.2006 - 31.12.2011 tarihleri arasında çalışma iddiası hakkında Mahkemece muris ...'ın Kuruma bildirilen süreler dışında 18.09.2006 - 15.10.20 10... .11.2010 - 31.12.2011 arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de; davacılar murisinin davalı nezdinde hizmetinin başladığı tarihin belirlenmesine yönelik araştırma yeterli olmayıp, Mahkemece beyanları hükme esas alınan tanıklardan ...'ın işyerine ait 2006/1. aydan itibaren davalı işyeri dönem bordrolarında bildirimi bulunmakta ise de; bu tanığın işe başlangıç tarihi tam olarak tespit edilemediği, diğer tanık ...'in ise davacının işe giriş tarihi hakkında bilgi sahibi olmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında toplanan diğer delillerin de davacılar murisinin çalışma süresinin başlangıcının belirlenmesi yönünden yeterli olmadığı gözetildiğinde, Mahkemece 18.09.2006 tarihinden itibaren hizmet tespitine dair verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda Mahkemece; dosya kapsamına göre davacılar murisinin aşçı yardımcısı olarak çalıştığı anlaşıldığından davalı işyerine ait mutfakta talep konusu dönemde çalışması bulunan aşçı ve diğer yardımcı elemanların tespiti yapılmalı, yeteri kadarının ifadesine başvurulmalı, toplanacak delillere göre davacılar murisinin hangi tarihten itibaren davalı işveren nezdinde çalışmasının bulunduğu belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.