Vasiyetnamenin iptali talebiyle açılan davada, muris iradesinin hata, hile veya yanıltma ile sakatlandığı iddiasının ispatlanamaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Mirasbırakanın bir taşınmazdaki bağımsız bölümü davalılara vasiyet etmesinin ardından, davacılar vasiyetnamenin mirasbırakanın iradesinin hata, yanılma veya yanıltma sonucu sakatlanmasıyla düzenlendiğini, vasiyet edilenlerden birinin o tarihte resmi gelini olmadığını ve bakımının sonradan davacılardan biri tarafından üstlenildiğini iddia ederek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacıların iddialarını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, temyiz incelemesinde de bu kararların usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/1972 E.  ,  2025/5173 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3243 E., 2025/212 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/307 E., 2022/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın 10.08.2020 tarihinde öldüğünü, murisin.... Noterliğinin 09.01.2014 tarih ve 812 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname ile 90 80... parsel sayılı taşınmazda kain 18 No.lu bağımsız bölümü davalılara vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin açıldığını, davalılardan ...'ın vasiyetname tarihinde murisin resmi nikahlı gelini olmadığını, vasiyetnameden sonra murisin oğlu davalı ... ile yeniden nikah kıydıklarını, her ne kadar muris ...'ın vasiyetnamesinde kendisine davalıların baktığını belirtmiş ise de, TMK'nın 557. maddesi gereği hata, yanılma ve yanıltma durumuna maruz kaldığını iddia ederek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...davacıların tanıklarının beyanlarıyla davalılar tarafından murisin baskı altına alındığı, murisin aldatılmaya veya yanıltmaya maruz kaldığının kesin ve somut delilerle ispat edilememesi, tarafların tanıklarının beyanlarıyla sabit olduğu üzere murise öncesinde davalıların bakması murisinin ölümüne yakın 2019 yılı ve sonrası davacı ...'in baktığının tespit edilmesi ile davacıların murisin baskı altında hile ve yanıltma ile dava konusu vasiyetnameyi düzenlediği iddiasında haklı olmaması ve 6100 sayılı HMK'nın 190. ve 194.maddeleri gereği ispat yükümlülüğü davacılar tarafından yerine getirelemeyerek iddiaları ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Eksik inceleme ile karar verildiğini,
2. Murisin iradesinin sakatlandığını, murisin boşanmış gelini davalı ... lehine vasiyetname hazırlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
3. Murisin davacı ... tarafından bakılmasına rağmen dava konusu vasiyetnameyi düzenlemesinin iradesinin sakatlandığını gösterdiğini,
4. Murisin hür iradesi ile hareket etmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.